İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
dik alası
dik alev borusu
dik açı
dik bakış
dik bakışlı
dik bayır
dik başlı
dik başlılık
dik başlılık etmek
dik biçiminde
dik biçme
dik dam
dik dik
dik dik bakan
dik dik bakmak
dik dur
dik duran
dik durma
dik durmak
dik dür
dik kafalı
dik kafalılıkla
dik kemer
dik kenar
dik kesim
dik kesit
dik konuma getirmek
dik kuyruklu ötleğen
dik mihengir
dik olarak
dik otur
dik oturmak
dik tutmak
dik yamaç
dik yamuk
dik yatımlı formasyo..
dik yokuş
dik yokuşlu
dik çizgi
dik üçgen
 
dikadd into favorites
TR    EN    
Etymology: [ 'dik-"dik ] (noun.) 1883. origin unknown.

perpendicular, steep, erect, pot, up, intent, arduous, sheer, square, fixed, stitch, stiff, stick up, sewing, sew, perpendicular to, longitudinal, potting, precipitous, rapid, sew on, scarped, straight, suture, stitching, steeper, sewed, suturing, transplanted, plumb, transplanting, sewn, vertical, darning, transplant, darn, upright, upstanding, uprightly, standup, endlong, jagged, stand up, bold, bluff, abrupt, horny, (açı) right, endwise, endways, implant, perpendicular, vertical; straight, upright, erect; steep, rapid, precepitous; intent, fixed, penetrating; right, (saç) rough, straight, upright, erect (in standing), fixed, penetrating, intent (look), sharp, biting (remark), (Geometri) right, plant,

1 perpendicular  sıfat     ts
2 steep     ts
3 erect     ts
4 pot  fiil     ts
5 up  sıfat     ts
6 intent     ts
7 arduous  sıfat     ts
8 sheer  sıfat     ts
9 square  sıfat     ts
10 fixed     ts
11 stitch  fiil     ts
12 stiff  sıfat     ts
13 stick up     ts
14 sewing  fiil     ts
15 sew     ts
16 perpendicular to     ts
17 longitudinal  Biyokimya     ts
18 potting  fiil     ts
19 precipitous  sıfat     ts
20 rapid  sıfat     ts
21 sew on     ts
22 scarped     ts
23 straight  sıfat     ts
24 suture  fiil     ts
25 stitching  fiil     ts
26 steeper     ts
27 sewed  fiil     ts
28 suturing  fiil     ts
29 transplanted  fiil     ts
30 plumb     ts
31 transplanting  fiil     ts
32 sewn  fiil     ts
33 vertical  sıfat     ts
34 darning     ts
35 transplant     ts
36 darn     ts
37 upright     ts
38 upstanding  sıfat     ts
39 uprightly     ts
40 standup     ts
41 endlong     ts
42 jagged     ts
43 stand up     ts
44 bold     ts
45 bluff     ts
46 abrupt     ts
47 horny     ts
48 (açı) right     ts
49 endwise     ts
50 endways     ts
51 implant     ts
52 perpendicular, vertical; straight, upright, erect; steep, rapid, precepitous; intent, fixed, penetrating; right     ts
53 (saç) rough     ts
54 straight, upright, erect (in standing)     ts
55 fixed, penetrating, intent (look)     ts
56 sharp, biting (remark)     ts
57 (Geometri) right     ts
58 plant  fiil     ts
More results

Horoz, Ters, aksi, Sert, Sert, kalın, tok, Kaba, yersiz, Buğday tanesine keşkekliğe çeviren su değirmeni, Derin duvar, Eğimi dike yakın olan, Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan, Ters, aksi (söz), Sert (bakış), Sert, kalın, tok (ses):"Sesi dik ve küstahtı, söylediklerini aşağı salonda bekleşen komşular işittiler."- A. İlhan, Kaba, yersiz (davranış):"Kaba denilecek kadar ani ve dik bir davranışla halasını bıraktı ve kalktı."- H. E. Adıvar, Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş, Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan:"Sağlam yapılı, dik duruşlu bir gençti o yıllarda."- N. Cumalı, Eğimi dike yakın olan:"Dik bir dereye indiler."- Ö. Seyfettin, Yatık durmayan, sert, Darlık, sıkıntı. Gam. Kalbe sıkıntı veren,

59 Horoz     ts
60 Ters, aksi     ts
61 Sert     ts
62 Sert, kalın, tok     ts
63 Kaba, yersiz     ts
64 Buğday tanesine keşkekliğe çeviren su değirmeni     ts
65 Derin duvar     ts
66 Eğimi dike yakın olan     ts
67 Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan     ts
68 Ters, aksi (söz)     ts
69 Sert (bakış)     ts
70 Sert, kalın, tok (ses):"Sesi dik ve küstahtı, söylediklerini aşağı salonda bekleşen komşular işittiler."- A. İlhan     ts
71 Kaba, yersiz (davranış):"Kaba denilecek kadar ani ve dik bir davranışla halasını bıraktı ve kalktı."- H. E. Adıvar     ts
72 Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş     ts
73 Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan:"Sağlam yapılı, dik duruşlu bir gençti o yıllarda."- N. Cumalı     ts
74 Eğimi dike yakın olan:"Dik bir dereye indiler."- Ö. Seyfettin     ts
75 Yatık durmayan, sert     ts
76DÎK Darlık, sıkıntı. Gam. Kalbe sıkıntı veren     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada dik kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. dik kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan dik kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.