top, senior, superior, upper side, upper part, top; outside surface; clothing, dress; body; (para) remainder, change; superior; upper, uppermost, covering, at or about (a certain time): öğle üstü in the early afternoon/ at noon, upper, upstairs, surface, high, on top, power, ultra, exponential, topping, super, powers, major, highup, ceiling, outside surface, (a) superior, (a) boss, remainder, rest (of an amount of money), top, upper: en üst kat topmost floor. yokuşun üst yanında on the upper part of the slope, clothes: Üstünü kirletme ha! Don't get your clothes dirty, you hear?, space over or above: Üstümde ay parlıyordu. The moon was shining above me, parent , powers , upper , exponent , top, upper surface, top: Kütüğün üstüne oturdu. She sat down on the log, above, body, remainder, upper part, upper side, dress, clothing, change, chief, uppermost,
Bir şeyin dış yüzü, yüzey:"Ağzında lokmayı birdenbire yutmaya kıyamıyor, dilinin üstünde gezdiriyordu."- Ö. Seyfettin, FEVK, yan, Öte, arka, Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan, Artan, geriye kalan bölüm, Bazı tamlamalarda zaman bildirir, Birine göre yüksek aşamada olan kimse, us, Bir şeyin dış yüzü, yüzey, İlgilenilen, üzerinde durulan konu, Bazı deyimlerde sorumluluk, yükümlülük anlatır, Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, fevk, Vücut, beden, Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk, Giyecek, giysi, Bir şeyin görülen yanı, yüzü:"Bu sefer taşın üstünden inip yere oturdu."- M. Ş. Esendal, Artan, geriye kalan bölüm:"Bir liranın üstü olarak uşağın getirdiği yetmiş beş kuruşu masanın üstünden kaldırmaz."- A. Ş. Hisar, Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan:"Kadınların beni böyle göz hapsine almaları yüzünden üst düğmelerimi gevşetemiyordum."- R. N. Güntekin. Öte, arka:"Ben onu Şehzade Camisi'nin üst yanında, sokak içi, eski ahşap bir evde tanıdım."- Y. Z. Ortaç, Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, fevk:"Köyün üst tarafında, saman, taş ve yangın arasında, üstü sazlarla örtülmüş bir kulübenin önünde ateş yanıyor."- H. E. Adıvar, Bazı deyimlerde sorumluluk, yükümlülük anlatır. İlgilenilen, üzerinde durulan konu, Bazı tamlamalarda zaman bildirir:"Hiç unutmam; 1934 yılı sonbaharının serince bir akşamüstü idi."- Y. K. Karaosmanoğlu, Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan, Bir şeyin görülen yanı, yüzü,
39
Bir şeyin dış yüzü, yüzey:"Ağzında lokmayı birdenbire yutmaya kıyamıyor, dilinin üstünde gezdiriyordu."- Ö. Seyfettin
ts
40
FEVK Hukuk
ts
41
yan
ts
42
Öte, arka
ts
43
Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan
ts
44
Artan, geriye kalan bölüm
ts
45
Bazı tamlamalarda zaman bildirir
ts
46
Birine göre yüksek aşamada olan kimse
ts
47
us
ts
48
Bir şeyin dış yüzü, yüzey
ts
49
İlgilenilen, üzerinde durulan konu
ts
50
Bazı deyimlerde sorumluluk, yükümlülük anlatır
ts
51
Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, fevk
ts
52
Vücut, beden
ts
53
Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk
ts
54
Giyecek, giysi
ts
55
Bir şeyin görülen yanı, yüzü:"Bu sefer taşın üstünden inip yere oturdu."- M. Ş. Esendal
ts
56
Artan, geriye kalan bölüm:"Bir liranın üstü olarak uşağın getirdiği yetmiş beş kuruşu masanın üstünden kaldırmaz."- A. Ş. Hisar
ts
57
Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan:"Kadınların beni böyle göz hapsine almaları yüzünden üst düğmelerimi gevşetemiyordum."- R. N. Güntekin. Öte, arka:"Ben onu Şehzade Camisi'nin üst yanında, sokak içi, eski ahşap bir evde tanıdım."- Y. Z. Ortaç
ts
58
Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, fevk:"Köyün üst tarafında, saman, taş ve yangın arasında, üstü sazlarla örtülmüş bir kulübenin önünde ateş yanıyor."- H. E. Adıvar
ts
59
Bazı deyimlerde sorumluluk, yükümlülük anlatır. İlgilenilen, üzerinde durulan konu
ts
60
Bazı tamlamalarda zaman bildirir:"Hiç unutmam; 1934 yılı sonbaharının serince bir akşamüstü idi."- Y. K. Karaosmanoğlu
ts
61
Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada üst kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. üst kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan üst kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.