İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
üst baş
üst dil
üst direk
üst diş
üst düzey
üst düzey yönetici
üst geçit
üst giysi
üst kademe
üst kapak
üst katman
üst katta
üst kimlik
üst kurul
üst kısım
üst limit
üst mahkeme
üst rütbeli
üst seviye
üst solunum yolları ..
üst solunum yolu
üst solunum yolu enf..
üst sınıf
üst sınır
üst tabaka
üst yapi
üst yazı
üst yetkinlik
üst yönetim
üst yüzey
üst çene
üst çeyrek
üst çizgi
üst üste binme
üst üste binmek
üst üste birkaç vuru..
üst üste gelmek
üst üste koymak
üst üste yüklemek
 
üstadd into favorites
TR    

top, senior, superior, upper side, upper part, top; outside surface; clothing, dress; body; (para) remainder, change; superior; upper, uppermost, covering, at or about (a certain time): öğle üstü in the early afternoon/ at noon, upper, upstairs, surface, high, on top, power, ultra, exponential, topping, super, powers, major, highup, ceiling, outside surface, (a) superior, (a) boss, remainder, rest (of an amount of money), top, upper: en üst kat topmost floor. yokuşun üst yanında on the upper part of the slope, clothes: Üstünü kirletme ha! Don't get your clothes dirty, you hear?, space over or above: Üstümde ay parlıyordu. The moon was shining above me, parent , powers , upper , exponent , top, upper surface, top: Kütüğün üstüne oturdu. She sat down on the log, above, body, remainder, upper part, upper side, dress, clothing, change, chief, uppermost,

1 top     ts
2 senior  isim     ts
3 superior     ts
4 upper side, upper part, top; outside surface; clothing, dress; body; (para) remainder, change; superior; upper, uppermost     ts
5 covering     ts
6 at or about (a certain time): öğle üstü in the early afternoon/ at noon     ts
7 upper  sıfat     ts
8 upstairs     ts
9 surface     ts
10 high     ts
11 on top     ts
12 power  Matematik     ts
13 ultra     ts
14 exponential  Matematik     ts
15 topping  İnşaat     ts
16 super  Biyokimya     ts
17 powers     ts
18 major  Ticaret     ts
19 highup     ts
20 ceiling  Bilgisayar     ts
21 outside surface     ts
22 (a) superior, (a) boss     ts
23 remainder, rest (of an amount of money)     ts
24 top, upper: en üst kat topmost floor. yokuşun üst yanında on the upper part of the slope     ts
25 clothes: Üstünü kirletme ha! Don't get your clothes dirty, you hear?     ts
26 space over or above: Üstümde ay parlıyordu. The moon was shining above me     ts
27 parent , powers , upper , exponent , top     ts
28 upper surface, top: Kütüğün üstüne oturdu. She sat down on the log     ts
29 above     ts
30 body     ts
31 remainder     ts
32 upper part     ts
33 upper side     ts
34 dress     ts
35 clothing     ts
36 change     ts
37 chief     ts
38 uppermost     ts
More results

Bir şeyin dış yüzü, yüzey:"Ağzında lokmayı birdenbire yutmaya kıyamıyor, dilinin üstünde gezdiriyordu."- Ö. Seyfettin, FEVK, yan, Öte, arka, Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan, Artan, geriye kalan bölüm, Bazı tamlamalarda zaman bildirir, Birine göre yüksek aşamada olan kimse, us, Bir şeyin dış yüzü, yüzey, İlgilenilen, üzerinde durulan konu, Bazı deyimlerde sorumluluk, yükümlülük anlatır, Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, fevk, Vücut, beden, Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk, Giyecek, giysi, Bir şeyin görülen yanı, yüzü:"Bu sefer taşın üstünden inip yere oturdu."- M. Ş. Esendal, Artan, geriye kalan bölüm:"Bir liranın üstü olarak uşağın getirdiği yetmiş beş kuruşu masanın üstünden kaldırmaz."- A. Ş. Hisar, Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan:"Kadınların beni böyle göz hapsine almaları yüzünden üst düğmelerimi gevşetemiyordum."- R. N. Güntekin. Öte, arka:"Ben onu Şehzade Camisi'nin üst yanında, sokak içi, eski ahşap bir evde tanıdım."- Y. Z. Ortaç, Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, fevk:"Köyün üst tarafında, saman, taş ve yangın arasında, üstü sazlarla örtülmüş bir kulübenin önünde ateş yanıyor."- H. E. Adıvar, Bazı deyimlerde sorumluluk, yükümlülük anlatır. İlgilenilen, üzerinde durulan konu, Bazı tamlamalarda zaman bildirir:"Hiç unutmam; 1934 yılı sonbaharının serince bir akşamüstü idi."- Y. K. Karaosmanoğlu, Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan, Bir şeyin görülen yanı, yüzü,

39 Bir şeyin dış yüzü, yüzey:"Ağzında lokmayı birdenbire yutmaya kıyamıyor, dilinin üstünde gezdiriyordu."- Ö. Seyfettin     ts
40 FEVK  Hukuk     ts
41 yan     ts
42 Öte, arka     ts
43 Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan     ts
44 Artan, geriye kalan bölüm     ts
45 Bazı tamlamalarda zaman bildirir     ts
46 Birine göre yüksek aşamada olan kimse     ts
47 us     ts
48 Bir şeyin dış yüzü, yüzey     ts
49 İlgilenilen, üzerinde durulan konu     ts
50 Bazı deyimlerde sorumluluk, yükümlülük anlatır     ts
51 Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, fevk     ts
52 Vücut, beden     ts
53 Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk     ts
54 Giyecek, giysi     ts
55 Bir şeyin görülen yanı, yüzü:"Bu sefer taşın üstünden inip yere oturdu."- M. Ş. Esendal     ts
56 Artan, geriye kalan bölüm:"Bir liranın üstü olarak uşağın getirdiği yetmiş beş kuruşu masanın üstünden kaldırmaz."- A. Ş. Hisar     ts
57 Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan:"Kadınların beni böyle göz hapsine almaları yüzünden üst düğmelerimi gevşetemiyordum."- R. N. Güntekin. Öte, arka:"Ben onu Şehzade Camisi'nin üst yanında, sokak içi, eski ahşap bir evde tanıdım."- Y. Z. Ortaç     ts
58 Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, fevk:"Köyün üst tarafında, saman, taş ve yangın arasında, üstü sazlarla örtülmüş bir kulübenin önünde ateş yanıyor."- H. E. Adıvar     ts
59 Bazı deyimlerde sorumluluk, yükümlülük anlatır. İlgilenilen, üzerinde durulan konu     ts
60 Bazı tamlamalarda zaman bildirir:"Hiç unutmam; 1934 yılı sonbaharının serince bir akşamüstü idi."- Y. K. Karaosmanoğlu     ts
61 Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan     ts
62 Bir şeyin görülen yanı, yüzü     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada üst kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. üst kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan üst kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.