We must respect individual liberty.
- Bireysel özgürlüklere saygılı olmalıyız.
They fought for their liberty.
- Onlar özgürlükleri için savaştılar.
Is freedom a place or an idea?
- Özgürlük bir yer ya da bir fikir midir?
There is no freedom for the ignorant.
- Cahil için özgürlük yoktur.
He's had a liberal upbringing.
- O, özgürlükçü bir terbiye aldı.
Paris did her best to defend her liberties.
- Paris, özgürlüklerini savunmak için elinden geleni yaptı.
Everyone is free to contribute.
- Herkes iştirâk etmekte özgürdür.
Old-timers might argue the Internet was freest during the Usenet days.
- Yaşlılar, Usenet günlerinde internetin daha özgür olduğunu iddia edebilirler.
When you're alone in your apartment, you feel independent. When you're alone in your room, you feel free. When you're alone in your bed, you feel lonely.
- Apartmanında tek başına olduğunda, bağımsız hissedersin. Odanda tek başına olduğunda, özgür hissedersin. Yatağında tek başına olduğunda, yalnız hissedersin.
She's a smart and independent girl.
- O, akıllı ve özgür bir kız.
He's had a liberal upbringing.
- O, özgürlükçü bir terbiye aldı.
Take a liberal view of young people.
- Genç insanların özgürlükçü görüşünü al.
I'm not at liberty to discuss it.
- Bunu tartışmak için özgür değilim.
You are at liberty to leave any time.
- Her zaman gitmekte özgürsün.
Our freedoms are being limited.
- Özgürlüklerimiz sınırlanıyor.
They hate your freedoms.
- Onlar özgürlüklerinden nefret ediyorlar.
Lincoln granted liberty to slaves.
- Lincoln kölelere özgürlük verdi.
We must respect individual liberty.
- Bireysel özgürlüklere saygılı olmalıyız.