İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
1000 sterlini hüküme..
arkaya yatırmak
arsaya para yatırmak
bahis yatırmak ister..
bankada birinin hesa..
bankaya para yatırma..
bankaya yatırmak
beşiğe yatırmak
biraz para yatırmak ..
bir bankaya para yat..
bir girişim için par..
bir hesaba para yatı..
birini hastaneye kab..
birini hastaneye yat..
bir işe gereğinden f..
birlikte yatırmak
bir meblağ birimini ..
bir meblağı % 60 üze..
bir meblağı yatırmak
bir tasarıya para ya..
bir teşebbüse para y..
bir yana yatmak / ya..
bir yana yatmak veya..
bir şirketin aktifle..
bütün parasını işlet..
depozit depozito yat..
depozito olarak bir ..
devlet tahviline par..
ebedi uykusuna yatır..
çok para yatırmak
 
yatırmakadd into favorites
TR    

deposit, invest, lay, repose, incline, instate, fund, bed, lay down, credit, embark, pay into, tip, sink, top, tilt, slant, subscribe, shelter, put to bed, slang to beat (an opponent) (in a game), put to sleep, repose on, lay low, to lay (someone, something) flat, lay (someone, something) at full length; to knock (someone) flat, to put (someone) in (hospital), to bed, bed down, accommodate (an overnight guest), to cause (someone) to lie down, to cause (something) to lean to one side; to cause (a ship) to list, list, to deposit (money); to pay in (money); to invest (money), to put (someone) to bed, to put to bed, to put to sleep; to lay (sth) down; to tilt, to tip, to slant; (bankaya) to deposit; (para) to invest, to place, place, to marinate (a food), put, laying, placement,

1 deposit     ts
2 invest  fiil     ts
3 lay     ts
4 repose     ts
5 incline  fiil     ts
6 instate  fiil     ts
7 fund  fiil     ts
8 bed  fiil     ts
9 lay down     ts
10 credit  fiil     ts
11 embark  fiil     ts
12 pay into     ts
13 tip     ts
14 sink     ts
15 top     ts
16 tilt     ts
17 slant     ts
18 subscribe  fiil     ts
19 shelter  fiil     ts
20 put to bed     ts
21 slang to beat (an opponent) (in a game)     ts
22 put to sleep     ts
23 repose on     ts
24 lay low     ts
25 to lay (someone, something) flat, lay (someone, something) at full length; to knock (someone) flat     ts
26 to put (someone) in (hospital)     ts
27 to bed, bed down, accommodate (an overnight guest)     ts
28 to cause (someone) to lie down     ts
29 to cause (something) to lean to one side; to cause (a ship) to list, list     ts
30 to deposit (money); to pay in (money); to invest (money)     ts
31 to put (someone) to bed     ts
32 to put to bed, to put to sleep; to lay (sth) down; to tilt, to tip, to slant; (bankaya) to deposit; (para) to invest, to place     ts
33 place     ts
34 to marinate (a food)     ts
35yatırma put  isim     ts
36yatırma laying     ts
37yatırma placement     ts
More results

IDCA', Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak, Uyutmak, Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak, Harcamak, Harcamak:"Sınırlı hoca aylığının yarısını her ay kitaplara yatırır."- H. Taner, Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek, Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, şarap vb.nde bir süre bekletmek, Uyutmak:"Gece beni en üst katta bir odada yatırdılar."- Ö. Seyfettin, Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak:"Çocuğu bir kenara yatırdım ve kadını omuzlarından tutup bir taşa dayadım."- Y. K. Karaosmanoğlu, Eğmek, yatık duruma getirmek, Konuk etmek, Parayı bir kuruluşa vermek, teslim etmek, Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek:"Eline geçen serveti ... emlake yatırıyordu."- E. E. Talu, Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak:"Kemal Rıfat avcunun içiyle saçlarını yatırıyor."- A. İlhan, Yatırmak işi,

38 IDCA'     ts
39 Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak     ts
40 Uyutmak     ts
41 Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak     ts
42 Harcamak     ts
43 Harcamak:"Sınırlı hoca aylığının yarısını her ay kitaplara yatırır."- H. Taner     ts
44 Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek     ts
45 Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, şarap vb.nde bir süre bekletmek     ts
46 Uyutmak:"Gece beni en üst katta bir odada yatırdılar."- Ö. Seyfettin     ts
47 Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak:"Çocuğu bir kenara yatırdım ve kadını omuzlarından tutup bir taşa dayadım."- Y. K. Karaosmanoğlu     ts
48 Eğmek, yatık duruma getirmek     ts
49 Konuk etmek     ts
50 Parayı bir kuruluşa vermek, teslim etmek     ts
51 Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek:"Eline geçen serveti ... emlake yatırıyordu."- E. E. Talu     ts
52 Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak:"Kemal Rıfat avcunun içiyle saçlarını yatırıyor."- A. İlhan     ts
53yatırma Yatırmak işi     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yatırmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yatırmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yatırmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.