O hep soluk görünüyor.
- She always looks pale.
O, o günlerde hep içki içiyordu.
- He was always drinking in those days.
Daima doğruyu söyledim.
- I've always told the truth.
Daima sözlüğünü el altında bulundur.
- Always have your dictionary close at hand.
Onu başından beri biliyor olmalılar.
- They must have known it all along.
O, onu başından beri biliyordu.
- He knew it all along.
O her zaman sendin, değil mi?
- It was you all along, wasn't it?
Sanırım Tom ta başından bunu bekliyordu.
- I think Tom expected this all along.
Ta başından beri bu Tom'un planı değil miydi?
- Was this Tom's plan all along?
Bütün duvar boyunca karalamalar vardı.
- There were scribbles all along the wall.
Bütün demiryolu boyunca kasabalar türedi.
- Towns sprang up all along the railroad.
Sami baştan beri katildi.
- Sami was the killer all along.
Sana bunu en başından beri söylüyorum.
- I've been telling you that all along.
En başından beri planın buydu, değil mi?
- That was your plan all along, wasn't it?