İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
toz alma
toz almak
toz alma kulesi
toz armak
toz ağacı
toz bezi
toz biber
toz boya
toz boyama
toz bulutu
toz deterjan
toz etmek
toz fırtınası
toz gibi
toz gibi kar
toz giderme
toz giderme tesisatı
toz göstergesi
toz halinde
toz halinde gübre
toz halinde olma
toz haline gelme
toz haline getirmek
toz içecek
toz kondurmamak
toz kömür
toz ol
toz olmak
toz patlaması
toz pelerini
toz pembe
toz pembe gözlüklerl..
toz problemi
toz pudra
toz püskürtücü
toz tanesi
toz toprak
toz torbası
toz önlüğü
toz şeker
 
tozadd into favorites
TR    

dust, dirt, powder, to dust, dust to, powdered, silt, snow, in powder form, heroin, particle, substance, sweepings, granulated, dust; powder; heroin, snow, angel powder; powdered, in powder form, (hayvan) farina, slang heroin, skag, junk, powdered, (something) which is in powdered form: toz altın gold dust. toz boya powder paint. toz biber ground pepper, dusty,

1 dust  isim     ts
2 dirt     ts
3 powder     ts
4 to dust     ts
5 dust to     ts
6 powdered     ts
7 silt     ts
8 snow     ts
9 in powder form     ts
10 heroin  Argo     ts
11 particle  İnşaat     ts
12 substance     ts
13 sweepings     ts
14 granulated  sıfat     ts
15 dust; powder; heroin, snow, angel powder; powdered, in powder form     ts
16 (hayvan) farina     ts
17 slang heroin, skag, junk     ts
18 powdered, (something) which is in powdered form: toz altın gold dust. toz boya powder paint. toz biber ground pepper     ts
19 dusty     ts
More results

NAK', MENİN, KATERE, HEBVE, REHEC, UCACET, kubar, ŞEAS, UKUB, GUBAR, AKUB, RİG, ASAR, ACAC, bakınız: Töz, "- Mal. Toz durumunda olan, Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak, Toz durumunda olan, bakınız Töz. Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak:"Bu talihsiz taşra kentinde, yolun iki yanındaki yeşilleri tozdan yitmiş ağaçlara bakmak insanı daha bir yalnız kalmışlık duygusu içinde bırakıyor."- R. N. Güntekin. Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde:"Bak gene bir tutam saçak tütün kalmadı. Bana yalnız tozları kalıyor, Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde,

20 NAK'     ts
21 MENİN     ts
22 KATERE     ts
23 HEBVE     ts
24 REHEC     ts
25 UCACET     ts
26 kubar     ts
27 ŞEAS     ts
28 UKUB     ts
29 GUBAR     ts
30 AKUB     ts
31 RİG     ts
32 ASAR     ts
33 ACAC     ts
34 bakınız: Töz     ts
35 "- Mal. Toz durumunda olan     ts
36 Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak     ts
37 Toz durumunda olan     ts
38 bakınız Töz. Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak:"Bu talihsiz taşra kentinde, yolun iki yanındaki yeşilleri tozdan yitmiş ağaçlara bakmak insanı daha bir yalnız kalmışlık duygusu içinde bırakıyor."- R. N. Güntekin. Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde:"Bak gene bir tutam saçak tütün kalmadı. Bana yalnız tozları kalıyor     ts
39 Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada toz kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. toz kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan toz kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.