sonradan

listen to the pronunciation of sonradan
Turkish - English

Definition of sonradan in Turkish English dictionary

<span class="word-self">sonradanspan>
later

Most serial killers have experienced brutal childhoods, but very few people who experienced brutal childhoods later become serial killers. - Seri katillerin çoğu, çocukluklarında şiddete maruz kalmışlardır, ama çocukluklarında şiddete maruz kalan çok az insan, sonradan seri katil olmuştur.

Did the error occur right from the start or later on? - When? - Hata baştan sağda mı yoksa sonradan mı meydana geldi? - Ne zaman?

<span class="word-self">sonradanspan>
afterwards

She was fine before lunch, but felt bad afterwards. - O, öğle yemeğinden önce iyiydi ama sonradan kendini kötü hissetti.

Refreshments will be served afterwards. - İkramlar sonradan sunulacak.

<span class="word-self">sonradanspan>
post facto
<span class="word-self">sonradanspan>
subsequently

Could an almighty god create a stone that he would not be able to subsequently lift? - Yüce Allah sonradan kaldıramayacağı bir taş yaratabildi mi?

<span class="word-self">sonradanspan>
belatedly
<span class="word-self">sonradanspan>
afterward

I afterward sold them to enable me to buy R. Burton's Historical Collections. - Ben sonradan bana R. Burton 'ın Tarihi Koleksiyonlarını satın almamı sağlaması için onları sattım.

I felt bad afterwards. - Sonradan kötü hissettim.

<span class="word-self">sonradanspan>
later on

As a young man, he did not know that he was to become famous later on. - Genç bir adamken, sonradan ünlü olacağını bilmiyordu.

Did the error occur right from the start or later on? - When? - Hata baştan sağda mı yoksa sonradan mı meydana geldi? - Ne zaman?

<span class="word-self">sonradanspan>
in the sequel
<span class="word-self">sonradanspan>
later, afterwards
Turkish - Turkish

Definition of sonradan in Turkish Turkish dictionary

<span class="word-self">Sonradanspan>
muahharen
<span class="word-self">Sonradanspan>
(Hukuk) BİLAHARE
<span class="word-self">sonradanspan>
Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda: "Mehmet o günkü budalalığının farkına ancak sonradan vardı."- H. Taner
<span class="word-self">sonradanspan>
Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda