İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
bağırıp çağırarak te..
birdenbire küfür sav..
bir hasma karşı tehd..
bir serveti har vuru..
burununun yeli harma..
bütün parayı har vur..
büyün parayı har vur..
dirgen ile savurmak
harman savurmak
har vurup harman sav..
havaya savurmak
kantarlı atmak/yı ba..
küfür etmek/ü basmak..
küfür savurmak
külünü (göğe) savurm..
malını mülkünü har v..
mirasını har vurup h..
palavra atmak/savurm..
para savurmak
parasını har vurup h..
parasını pencereden ..
parasını saçıp savur..
parayı har vurup har..
saman tırmığı savurm..
saçıp savurmak
sert bir yumruk savu..
servetini har vurup ..
servetinıhar vurup h..
tahıl savurmak
 
savurmakadd into favorites
TR    

brandish, chuck, hurl, fling, chuck away, bung, blow about, hurtle, toss about, spend extravagantly, lavish, winnow, cudgel, thunder, cast, flap, fork, scatter, swing, dash, to dip a spoon into (a boiling liquid) and then to empty the spoon back into the pot (done to prevent the liquid from boiling over), (küfür) rip out, (tehdit vs.) thunder, to brandish (a sword); to wield (an implement), to land (a blow, a kick), to fling, let fly (a curse); to tell (a lie); to talk (rot, claptrap), to waste, spend prodigally, to throw (something) violently, hurtle, hurl, fling, (for the wind, waves, a current) to drive (something) about; (for the wind, a current) to cause (something) to stream out or trail out at full length, (tehdit) throw out, to toss about, to throw about, to hurl, to fling; to winnow; to brandish, to wave around; to spend extravagantly, to winnow (grain); to throw (something) into the air (as if winnowing), to exaggerate; to brag, flourish, tossing, blowing about, winnowing, scattering,

1 brandish     ts
2 chuck  fiil     ts
3 hurl  fiil     ts
4 fling     ts
5 chuck away     ts
6 bung  fiil     ts
7 blow about     ts
8 hurtle  fiil     ts
9 toss about     ts
10 spend extravagantly     ts
11 lavish     ts
12 winnow     ts
13 cudgel     ts
14 thunder     ts
15 cast     ts
16 flap  fiil     ts
17 fork     ts
18 scatter  fiil     ts
19 swing  fiil     ts
20 dash  fiil     ts
21 to dip a spoon into (a boiling liquid) and then to empty the spoon back into the pot (done to prevent the liquid from boiling over)     ts
22 (küfür) rip out     ts
23 (tehdit vs.) thunder     ts
24 to brandish (a sword); to wield (an implement)     ts
25 to land (a blow, a kick)     ts
26 to fling, let fly (a curse); to tell (a lie); to talk (rot, claptrap)     ts
27 to waste, spend prodigally     ts
28 to throw (something) violently, hurtle, hurl, fling     ts
29 (for the wind, waves, a current) to drive (something) about; (for the wind, a current) to cause (something) to stream out or trail out at full length     ts
30 (tehdit) throw out     ts
31 to toss about, to throw about, to hurl, to fling; to winnow; to brandish, to wave around; to spend extravagantly     ts
32 to winnow (grain); to throw (something) into the air (as if winnowing)     ts
33 to exaggerate; to brag     ts
34savurma flourish     ts
35savurma tossing     ts
36savurma blowing about     ts
37savurma winnowing     ts
38savurma scattering     ts
More results

ZERV, TEZRİYE, Kaldırıp atmak, fırlatmak, Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak, Söylemek, Bir yeri, bir şeyi şiddetle eserek altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak, Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak, Yalan, küfür vb. söylemek:"Onun bütün çapkınlığı Solmaz'a yoldan geçerken savurduğu birkaç kelimeden ibaretti."- H. Taner, Rüzgâr bir yeri, bir şeyi şiddetle eserek altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak, Havaya atıp dağıtmak, saçmak:"Bir eğlence yerinde destelerle banknotu havaya savurduktan sonra..."- R. N. Güntekin, Kaldırıp atmak, fırlatmak:"Adam birden silkinip beni yavaşça yana savurdu."- N. Eray. Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak, Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek, Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek, Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak:"Ayaklarını boşluğa savururken küçük dolap gürültüyle yıkıldı."- P. Safa, Havaya atıp dağıtmak, saçmak, Savurmak işi:"Ben de onlar gibi tekme atıp yumruk savurmasını biliyordum."- Y. K. Karaosmanoğlu, Kol, bacak gibi vücut bölümlerinin ağırlıklarından yararlanarak omuz ve uyluk eklemleri çevresinde türlü yönlere doğru hızla çevirme, Savurmak işi,

39 ZERV     ts
40 TEZRİYE     ts
41 Kaldırıp atmak, fırlatmak     ts
42 Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak     ts
43 Söylemek     ts
44 Bir yeri, bir şeyi şiddetle eserek altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak     ts
45 Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak     ts
46 Yalan, küfür vb. söylemek:"Onun bütün çapkınlığı Solmaz'a yoldan geçerken savurduğu birkaç kelimeden ibaretti."- H. Taner     ts
47 Rüzgâr bir yeri, bir şeyi şiddetle eserek altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak     ts
48 Havaya atıp dağıtmak, saçmak:"Bir eğlence yerinde destelerle banknotu havaya savurduktan sonra..."- R. N. Güntekin     ts
49 Kaldırıp atmak, fırlatmak:"Adam birden silkinip beni yavaşça yana savurdu."- N. Eray. Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak     ts
50 Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek     ts
51 Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek     ts
52 Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak:"Ayaklarını boşluğa savururken küçük dolap gürültüyle yıkıldı."- P. Safa     ts
53 Havaya atıp dağıtmak, saçmak     ts
54savurma Savurmak işi:"Ben de onlar gibi tekme atıp yumruk savurmasını biliyordum."- Y. K. Karaosmanoğlu     ts
55savurma Kol, bacak gibi vücut bölümlerinin ağırlıklarından yararlanarak omuz ve uyluk eklemleri çevresinde türlü yönlere doğru hızla çevirme     ts
56savurma Savurmak işi     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada savurmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. savurmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan savurmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.