Alternative spelling of sadhe, family name (Hebrew); Helen Folasade Adu (born 1959), famous English singer born in Nigeria, French writer of novels, plays, and short stories characterized by a preoccupation with sexual violence, French soldier and writer whose descriptions of sexual perversion gave rise to the term `sadism' (1740-1814),
53
Alternative spelling of sadhe
ts
54
family name (Hebrew); Helen Folasade Adu (born 1959), famous English singer born in Nigeria isim
ts
55
French writer of novels, plays, and short stories characterized by a preoccupation with sexual violence
ts
56
French soldier and writer whose descriptions of sexual perversion gave rise to the term `sadism' (1740-1814)
Sadakat, sıdk gibi mânâlara da gelir, (Sayd. dan) Mâzi fiilidir. "Avlandı" mânâsındadır. ( dan) "Bağır, ilân et" mânâsına emirdir. Meydan okumak, âciz bırakmak mealinde ve i'caz yoluna işaret eder "sâd" diye okunur, şekersiz, minimal, Yalın, süssüz, anlaşılır olan, Yalnızca, yalnız, ancak, sadece, Süsü, gösterişi olmayan; yalın, gösterişsiz, Yalın, süssüz, anlaşılır olan (üslup):"Lirik şiir en halis şairlerin elinde gayet sadedir."- Y. K. Beyatlı, Süsü, gösterişi olmayan, yalın, gösterişsiz:"İki ufak çocuk konuşarak gidiyor; hâlleri o kadar sade, o kadar sevimli ki, imrenmemek mümkün değil."- M. Ş. Esendal. Şekersiz (kahve). (sa:'de) Yalnızca, yalnız, ancak, sadece:"Hem düşünmeli ki insan kısmı sade para ile doymaz."- R. N. Güntekin,
57
Sadakat, sıdk gibi mânâlara da gelir
ts
58
(Sayd. dan) Mâzi fiilidir. "Avlandı" mânâsındadır. ( dan) "Bağır, ilân et" mânâsına emirdir. Meydan okumak, âciz bırakmak mealinde ve i'caz yoluna işaret eder "sâd" diye okunur
ts
59
şekersiz
ts
60
minimal
ts
61
Yalın, süssüz, anlaşılır olan
ts
62
Yalnızca, yalnız, ancak, sadece
ts
63
Süsü, gösterişi olmayan; yalın, gösterişsiz
ts
64
Yalın, süssüz, anlaşılır olan (üslup):"Lirik şiir en halis şairlerin elinde gayet sadedir."- Y. K. Beyatlı
ts
65
Süsü, gösterişi olmayan, yalın, gösterişsiz:"İki ufak çocuk konuşarak gidiyor; hâlleri o kadar sade, o kadar sevimli ki, imrenmemek mümkün değil."- M. Ş. Esendal. Şekersiz (kahve). (sa:'de) Yalnızca, yalnız, ancak, sadece:"Hem düşünmeli ki insan kısmı sade para ile doymaz."- R. N. Güntekin
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada sade kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sade kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan sade kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.