İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
(sıkıntı) çekmek
ekonomik sıkıntı
epey çekmek / sıkınt..
fazla sıkıntı vermek
heyecandan sonraki s..
loş ve sıkıntı veric..
mali sıkıntı
mali sıkıntı içine d..
mali sıkıntı çekmek
müthiş sıkıntı
paraca sıkıntı verme..
ruhi sıkıntı
sıkıntı / rahatsızlı..
sıkıntı basmak
sıkıntı kaynağı
sıkıntı paylaşımı
sıkıntı sebebi
sıkıntı veren
sıkıntı veren / taci..
sıkıntı veren kimse
sıkıntı veren yer
sıkıntı veren şey
sıkıntı vererek
sıkıntı verici
sıkıntı verir surett..
sıkıntı verme
sıkıntı vermeden
sıkıntı vermek
sıkıntı vermeyerek
sıkıntı ya da hoşnut..
sıkıntı yaratan konu
sıkıntı yaratmak
sıkıntı yaratıcı bir..
sıkıntı yaşamak
sıkıntı yer
sıkıntı çekerek
sıkıntı çekmek
sıkıntı üzüntü
sınırlama , tahdit ,..
çekmek (sıkıntı)
çok sıkıntı çekmiş o..
 
sıkıntıadd into favorites
TR    

boredom, trouble, discomfort, hardship, difficulty, adversity; trouble, inconvenience; boredom; annoyance, worry; depression; straits, shortage, distress, embarrassment, fret, hardship, discomfort, tribulation, hebetude, weight, gloominess, fear, pressure, load, jut, harassment, groan, constraint, willies, infliction, inconvenience, heebie jeebies, grievance, care, plummet, depression, famine, penury, mope, grayness, gloom, greyness, megrims, scrape, rock, rigour, strait, stringency, toil, the megrims, tedium, vexation, onerousness, nuisance, mopes, oppression, pill, rigor, pip, toils, distress, adversity, difficulty, agitation, annoyance, distress, trouble, difficulty; annoyance, worry; depression; boredom, draft, doldrums, anxiety, bore, botheration, dire straits, bother, straits, financial difficulties, financial straits, agitate, uneasiness, troubled, heebie-jeebies, dolefulness, discommodity, burden, labor, stress, shortage, dullness,

1 boredom     ts
2 trouble     ts
3 discomfort, hardship, difficulty, adversity; trouble, inconvenience; boredom; annoyance, worry; depression; straits, shortage, distress     ts
4 embarrassment     ts
5 fret  isim     ts
6 hardship  isim     ts
7 discomfort  isim     ts
8 tribulation  isim     ts
9 hebetude  Tıp     ts
10 weight  isim     ts
11 gloominess  isim     ts
12 fear  isim     ts
13 pressure  isim     ts
14 load  isim     ts
15 jut     ts
16 harassment     ts
17 groan  isim     ts
18 constraint     ts
19 willies  isim     ts
20 infliction  isim     ts
21 inconvenience  isim     ts
22 heebie jeebies     ts
23 grievance     ts
24 care     ts
25 plummet     ts
26 depression     ts
27 famine  isim     ts
28 penury     ts
29 mope     ts
30 grayness  isim     ts
31 gloom     ts
32 greyness  isim     ts
33 megrims     ts
34 scrape  isim     ts
35 rock  isim     ts
36 rigour  isim     ts
37 strait  isim     ts
38 stringency  isim     ts
39 toil  isim     ts
40 the megrims     ts
41 tedium  isim     ts
42 vexation  isim     ts
43 onerousness     ts
44 nuisance     ts
45 mopes  isim     ts
46 oppression  isim     ts
47 pill  isim     ts
48 rigor  isim     ts
49 pip  isim     ts
50 toils  isim     ts
51 distress  isim     ts
52 adversity     ts
53 difficulty     ts
54 agitation     ts
55 annoyance     ts
56 distress, trouble, difficulty; annoyance, worry; depression; boredom     ts
57 draft     ts
58 doldrums     ts
59 anxiety     ts
60 bore     ts
61 botheration     ts
62 dire straits     ts
63 bother     ts
64 straits     ts
65 financial difficulties, financial straits     ts
66 agitate     ts
67 uneasiness     ts
68 troubled     ts
69 heebie-jeebies     ts
70 dolefulness     ts
71 discommodity     ts
72 burden     ts
73 labor     ts
74 stress     ts
75 shortage     ts
76 dullness     ts
More results

HUSBAN, SAHTİ, boğuntu, sıklet, bun, Darlık, yokluk, Sorun, problem, mesele, Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı, Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı:"İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim."- S. F. Abasıyanık, Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, meşakkat, mihnet:"Sıkıntı ve ıstırapla sağa sola döndüm."- A. Gündüz, Sorun, problem, mesele:"Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu."- B. Felek, Darlık, yokluk:"Bu kış yine, kok kömürü sıkıntısı baş gösterecekmiş."- H. Taner, Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, meşakkat, mihnet, İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik gibi sebeplerden doğan ruhî yorgunluk, İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik gibi sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk:"İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı."- P. Safa,

77 HUSBAN     ts
78 SAHTİ     ts
79 boğuntu     ts
80 sıklet     ts
81 bun     ts
82 Darlık, yokluk     ts
83 Sorun, problem, mesele     ts
84 Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı     ts
85 Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı:"İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim."- S. F. Abasıyanık     ts
86 Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, meşakkat, mihnet:"Sıkıntı ve ıstırapla sağa sola döndüm."- A. Gündüz     ts
87 Sorun, problem, mesele:"Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu."- B. Felek     ts
88 Darlık, yokluk:"Bu kış yine, kok kömürü sıkıntısı baş gösterecekmiş."- H. Taner     ts
89 Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, meşakkat, mihnet     ts
90 İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik gibi sebeplerden doğan ruhî yorgunluk     ts
91 İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik gibi sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk:"İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı."- P. Safa     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada sıkıntı kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sıkıntı kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan sıkıntı kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.