oturum

listen to the pronunciation of oturum
Turkish - English

Definition of oturum in Turkish English dictionary

<span class="word-self">oturumspan>
session

The session will be prolonged again. - Oturum tekrar sürdürülecek.

Parliament is now in session. - Parlamento şimdi oturumdadır.

<span class="word-self">oturumspan>
sitting
<span class="word-self">oturumspan>
{i} court

The court session lasted for three hours. - Mahkeme oturumu üç saat sürdü.

<span class="word-self">oturumspan>
{i} meeting
<span class="word-self">oturumspan>
session, sitting; hearing (in a court)
<span class="word-self">oturumspan>
{i} hearing
<span class="word-self">oturumspan>
residence
<span class="word-self">oturumspan>
(Bilgisayar) logins
<span class="word-self">oturumspan>
residing
<span class="word-self">oturumspan>
{i} forum

Tom didn't attend the forum. - Tom oturuma katılmadı.

<span class="word-self">Oturumspan>
sign in
<span class="word-self">oturumspan>
sign-in
<span class="word-self">oturumspan>
signing in
<span class="word-self">oturumspan>
log on to
oturumlar
sessions

l can schedule my sessions in advance. - Oturumlarımı önceden zamanlayabilirim.

A few people mentioned they would like to attend some sessions later in the day on the Technical Session Agenda. - Teknik Oturum Gündeminde birkaç kişi daha sonra gün içindeki bazı oturumlara katılmak istediklerinden söz ettiler.

<span class="word-self">oturumspan>
diet

The Diet is now in session. - Meclis şimdi oturumda.

<span class="word-self">oturumspan>
sessional
<span class="word-self">oturumspan>
residence, residing
<span class="word-self">oturumspan>
conclave
<span class="word-self">oturumspan>
(Hukuk) session, assembly
<span class="word-self">oturumspan>
session, sitting; hearing; residence, residing
<span class="word-self">oturumspan>
seance
Turkish - Turkish

Definition of oturum in Turkish Turkish dictionary

<span class="word-self">Oturumspan>
celse
<span class="word-self">oturumspan>
Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı toplantı, celse
<span class="word-self">oturumspan>
Yasama meclislerinin birleşimlerinden her biri
<span class="word-self">oturumspan>
Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı toplantı, celse: "Onun adaylığı konuşulurken, kıdemli doçent olarak ben de oturuma katılmıştım."- H. Taner