midi, CEVŞ, vasat, VASÎT, Görünür, algılanır durum, İyi ile kötü arasındaki durum, hâl, Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm, İçinde, arasında, Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş, Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer, İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat, Her iki yanda kendi türünden eşit sayıda nesneler bulunan, Yeniçeri ocağında tabur, Topluluk içinde, arasında, Görünür, algılanır durum:"Moralinin, inadının, zaman zaman da aşırı ataklığının nedeni ortadadır."- H. Taner, Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm:"Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin. İyi ile kötü arasındaki durum, hâl, Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre, Eğitimde zayıf ile iyi arasındaki derece, Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen, Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş:"Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner, Orantı, Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer, Her iki yanda kendi türünden eşit sayıda nesneler bulunan:"Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat, Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer:"Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu,
57
midi
ts
58
CEVŞ
ts
59
vasat
ts
60
VASÎT
ts
61
Görünür, algılanır durum
ts
62
İyi ile kötü arasındaki durum, hâl
ts
63
Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm
ts
64
İçinde, arasında
ts
65
Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş
ts
66
Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer
ts
67
İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat
ts
68
Her iki yanda kendi türünden eşit sayıda nesneler bulunan
ts
69
Yeniçeri ocağında tabur
ts
70
Topluluk içinde, arasında
ts
71
Görünür, algılanır durum:"Moralinin, inadının, zaman zaman da aşırı ataklığının nedeni ortadadır."- H. Taner
ts
72
Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm:"Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin. İyi ile kötü arasındaki durum, hâl
ts
73
Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre
ts
74
Eğitimde zayıf ile iyi arasındaki derece
ts
75
Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen
ts
76
Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş:"Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner
ts
77
Orantı
ts
78
Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer
ts
79
Her iki yanda kendi türünden eşit sayıda nesneler bulunan:"Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat
ts
80
Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer:"Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada orta kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. orta kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan orta kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.