İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
/ n / orta seviyede ..
bir aletin orta yeri
bir çiçeğin orta yer..
deniz orta helikopte..
dirsekten orta parma..
etkinin tasarlanmış ..
gazete veya dergiler..
geliştirilmiş orta m..
geniş, orta hızlı RO..
haziran ortasından a..
Hercules (orta menzi..
ideal orta yol
iki sayfalık orta re..
iki yaprağı kaplayan..
kablo giriş paneli; ..
karayollarında orta ..
kumaş ile iç astar a..
Kuzey ve Orta Amerik..
Küçük ve Orta Boy İş..
kısa ve orta vadeli ..
orta / vasat kalite
orta afrika cumhuriy..
Orta Afrika Ekonomi ..
orta akıncı
orta alan
orta alan oyuncusu
orta amerika
orta anadolu
orta asya
orta avrupa
orta boy
orta derecede
orta dereceli
orta derecelik
orta dereceli şey
orta direk
orta doğu
orta doğu teknik üni..
orta dünya
orta dürüm
orta hat
orta hecesi düşmüş s..
orta kademe yönetici
orta kalite
orta kapak
orta karar
orta kilolu
orta masası
orta menzilli
orta nokta
orta okul
orta oyuncu
orta oyuncusu
orta oyunu
orta seviyeli
orta sınıf
orta yapmak
orta yas
orta yatak
orta yaşlı
orta yer
orta yol
orta yolu bulmak
orta öğrenim
orta öğretim
orta şekerli
orta şiddette
çok kısa boylu Orta ..
çok zengin olanlarda..
 
ortaadd into favorites
TR    

mean, middle, tolerable, moderate, fair, medius, center, midst, mediocre, central, of medium, ın the middle, the middle, median, medial, intermediate, mediate, in between, bosom, C, centre, intermediary, mezzo, center,centre, centripetal, fair to middling, ides, inbetween, midway, midpoint, secondary, passable, mesne, mesial, meso, mid, middling, medium, half open, centre [Brit.], in-between, cross-ball, counter, indifferent, med, mediocris, normal, mid-, center point, phys. place, locus, field, middle, centre; central; average, medium, middle, middling; intermediate; moderate, tolerable; mediocre, indifferent, intermediate , medium, middle, middle part, central part, moderate; average, middling, middle, central (thing), centre point,

1 mean  isim     ts
2 middle  isim     ts
3 tolerable     ts
4 moderate     ts
5 fair  sıfat     ts
6 medius  Tıp     ts
7 center     ts
8 midst  isim     ts
9 mediocre     ts
10 central  sıfat     ts
11 of medium     ts
12 ın the middle     ts
13 the middle     ts
14 median  isim     ts
15 medial  sıfat     ts
16 intermediate  sıfat     ts
17 mediate  sıfat     ts
18 in between     ts
19 bosom  isim     ts
20 C  isim     ts
21 centre  isim     ts
22 intermediary  sıfat     ts
23 mezzo     ts
24 center,centre     ts
25 centripetal     ts
26 fair to middling     ts
27 ides     ts
28 inbetween     ts
29 midway     ts
30 midpoint     ts
31 secondary  sıfat     ts
32 passable  sıfat     ts
33 mesne  sıfat     ts
34 mesial  sıfat     ts
35 meso     ts
36 mid  sıfat     ts
37 middling  sıfat     ts
38 medium  isim     ts
39 half open  Dilbilim     ts
40 centre [Brit.]     ts
41 in-between     ts
42 cross-ball     ts
43 counter     ts
44 indifferent     ts
45 med     ts
46 mediocris  Meteoroloji     ts
47 normal     ts
48 mid-     ts
49 center point     ts
50 phys. place, locus, field     ts
51 middle, centre; central; average, medium, middle, middling; intermediate; moderate, tolerable; mediocre, indifferent     ts
52 intermediate , medium     ts
53 middle, middle part, central part     ts
54 moderate; average, middling     ts
55 middle, central (thing)     ts
56 centre point     ts
More results

midi, CEVŞ, vasat, VASÎT, Görünür, algılanır durum, İyi ile kötü arasındaki durum, hâl, Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm, İçinde, arasında, Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş, Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer, İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat, Her iki yanda kendi türünden eşit sayıda nesneler bulunan, Yeniçeri ocağında tabur, Topluluk içinde, arasında, Görünür, algılanır durum:"Moralinin, inadının, zaman zaman da aşırı ataklığının nedeni ortadadır."- H. Taner, Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm:"Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin. İyi ile kötü arasındaki durum, hâl, Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre, Eğitimde zayıf ile iyi arasındaki derece, Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen, Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş:"Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner, Orantı, Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer, Her iki yanda kendi türünden eşit sayıda nesneler bulunan:"Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat, Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer:"Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu,

57 midi     ts
58 CEVŞ     ts
59 vasat     ts
60 VASÎT     ts
61 Görünür, algılanır durum     ts
62 İyi ile kötü arasındaki durum, hâl     ts
63 Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm     ts
64 İçinde, arasında     ts
65 Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş     ts
66 Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer     ts
67 İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat     ts
68 Her iki yanda kendi türünden eşit sayıda nesneler bulunan     ts
69 Yeniçeri ocağında tabur     ts
70 Topluluk içinde, arasında     ts
71 Görünür, algılanır durum:"Moralinin, inadının, zaman zaman da aşırı ataklığının nedeni ortadadır."- H. Taner     ts
72 Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm:"Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin. İyi ile kötü arasındaki durum, hâl     ts
73 Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre     ts
74 Eğitimde zayıf ile iyi arasındaki derece     ts
75 Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen     ts
76 Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş:"Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner     ts
77 Orantı     ts
78 Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer     ts
79 Her iki yanda kendi türünden eşit sayıda nesneler bulunan:"Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat     ts
80 Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer:"Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada orta kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. orta kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan orta kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.