orijinal

listen to the pronunciation of orijinal
Turkish - English

Definition of orijinal in Turkish English dictionary

<span class="word-self">orijinalspan>
{i} original

Subtle differences in tone discriminate the original from the copy. - Tondaki ince farklar orijinali fotokopiden ayırt eder.

The original and the copy are easily distinguished since the one is much more vivid than the other. - Biri diğerinden çok daha canlı olduğundan, orijinal ve kopya kolayca ayırt edilirler.

<span class="word-self">orijinalspan>
authentic
<span class="word-self">orijinalspan>
genuine

This copy of Windows is not genuine. - Windows'un bu kopyası orijinal değil.

<span class="word-self">orijinalspan>
echt
<span class="word-self">orijinalspan>
master copy
<span class="word-self">orijinalspan>
the real thing
<span class="word-self">orijinalspan>
novel
<span class="word-self">orijinalspan>
sterling
<span class="word-self">orijinalspan>
unusual
<span class="word-self">orijinalspan>
(Tıp) original product
<span class="word-self">orijinalspan>
unaccented
<span class="word-self">orijinalspan>
the originator
<span class="word-self">orijinalspan>
genunine
<span class="word-self">orijinalspan>
unusual, different
<span class="word-self">orijinalspan>
prototype
<span class="word-self">orijinalspan>
original " özgün; unusual; original
<span class="word-self">orijinalspan>
inventive
<span class="word-self">orijinalspan>
(an) original
<span class="word-self">orijinalspan>
picturesage
<span class="word-self">orijinalspan>
archetypal
<span class="word-self">orijinalspan>
unabridged
Turkish - Turkish

Definition of orijinal in Turkish Turkish dictionary

<span class="word-self">orijinalspan>
Özgün: "Teslim, bu orijinal isimli kadın, dayımın emektar aşçısıdır."- R. H. Karay
<span class="word-self">orijinalspan>
(mecaz) Alışılagelenden daha değişik, şaşırtıcı nitelikte olan: "Ankara ikliminin en orijinal tarafını ısıda buluruz."- F. R. Atay.; "Zihnim boşaldıkça, Türkçenin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm."- B. Felek
<span class="word-self">orijinalspan>
(sıfat, isim) Fabrikasınca yapılmış olan, taklit olmayan (araç ve gereç)
ORİJİNAL
(Osmanlı Dönemi) Bir nümuneye göre olan
ORİJİNAL
(Osmanlı Dönemi) Nev'i şahsına mahsus, kendine mahsus
ORİJİNAL
(Osmanlı Dönemi) Fr. Bir şeyin aslı. Tuhaf, garib hâli olan
ORİJİNAL
(Osmanlı Dönemi) Vasıf ve keyfiyetleri cihetinden benzerlerinden ayrı ve üstün
ORİJİNAL
(Osmanlı Dönemi) Değişik
<span class="word-self">Orijinalspan>
ibdai
<span class="word-self">orijinalspan>
Özgün
<span class="word-self">orijinalspan>
Otantik
<span class="word-self">orijinalspan>
Alışılagelenden daha değişik, şaşırtıcı nitelikte olan: "Ankara ikliminin en orijinal tarafını ısıda buluruz."- F. R. Atay
<span class="word-self">orijinalspan>
Özgün: "Teslim, bu orijinal isimli kadın, dayımın emektar aşçısıdır."- R. H. Karay
<span class="word-self">orijinalspan>
Fabrikasınca yapılmış olan, taklit olmayan (araç ve gereç)
<span class="word-self">orijinalspan>
Alışılagelenden daha değişik, şaşırtıcı nitelikte olan
orijinal
Favorites