kalkış

listen to the pronunciation of kalkış
Turkish - English

Definition of kalkış in Turkish English dictionary

kalkış
departure

He got ready for departure. - O, kalkış için hazırlandı.

The weather getting worse, the departure was put off. - Hava kötüleştiği için, kalkış ertelendi.

kalk
got up

During the intermission I got up to stretch my legs. - Molada bacaklarımı germek için kalktım.

Got up at six, and left home at seven. - Altı kalktım, ve yedide evden ayrıldım.

kalkış
departure; takeoff, lift-off
kalkış
(Havacılık) airborne
kalkış
start

They were waiting for the signal to start. - Onlar kalkış sinyalini bekliyorlardı.

kalk
rise up
kalk
gotten up
kalk
get up

I always get up at six. - Her zaman altıda kalkarım.

I usually get up at about six-thirty. - Genellikle saat altı otuz civarında kalkarım.

kalkış
takeoff

The airplane used a rocket motor to assist with takeoff. - Uçak, kalkışa yardımcı olmak için bir roket motoru kullandı.

Please fasten your seat belt during takeoff and landing. - Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi bağlayın.

kalk
up
kalk
{f} take off

Their plane will soon take off. - Onların uçakları yakında kalkacak.

I like watching planes take off. - Uçakların kalkışını izlemeyi severim.

kalkış
take off

Tom watched the helicopter take off. - Top helikopterin kalkışını izledi.

I like watching planes take off. - Uçakların kalkışını izlemeyi severim.

kalkış
lift-off
kalkış
rising; manner of rising
kalkış
liftoff
Turkish - Turkish

Definition of kalkış in Turkish Turkish dictionary

kalk
Bir dilden başka bir dile olduğu gibi çevrilen deyim
kalkış
Kalkma işi veya biçimi