İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
birinin şöhretini kı..
sağ gözünü sol gözün..
 
kıskanmakadd into favorites
TR    

envy, be jealous, get jealous, hold grudge, begrudge, grudge, hold a grudge, to be jealous of, to envy, to be jealous of (someone); to be jealous of, envy (something possessed by someone), to resent (someone's) showing affection to or interest in (someone else): Çocuk babasını kardeşinden kıskanıyor. The boy is resentful of his father's showing affection for his brother, be jealous of, to love (someone) jealously; to be jealously protective of, jealous of, envying,

1 envy     ts
2 be jealous     ts
3 get jealous     ts
4 hold grudge     ts
5 begrudge  fiil     ts
6 grudge     ts
7 hold a grudge     ts
8 to be jealous of, to envy     ts
9 to be jealous of (someone); to be jealous of, envy (something possessed by someone)     ts
10 to resent (someone's) showing affection to or interest in (someone else): Çocuk babasını kardeşinden kıskanıyor. The boy is resentful of his father's showing affection for his brother     ts
11 be jealous of     ts
12 to love (someone) jealously; to be jealously protective of     ts
13 jealous of     ts
14kıskanma envying     ts
More results

REKABET, kıskançlık etmek, Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına veya üstün durumda görünmesine dayanamamak, Bir şeye, en küçük saygısızlık gösterilmesine bile dayanamamak, Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına veya üstün durumda görünmesine dayanamamak:"Mühür gözlüm seni elden / Sakınırım, kıskanırım."- Âşık Ali İzzet Özkan, Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, haset etmek, Esirgemek, çok görmek, Yerinde olmayı istemek, imrenmek, reşk, Kıskanmak işi,

15 REKABET     ts
16 kıskançlık etmek     ts
17 Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına veya üstün durumda görünmesine dayanamamak     ts
18 Bir şeye, en küçük saygısızlık gösterilmesine bile dayanamamak     ts
19 Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına veya üstün durumda görünmesine dayanamamak:"Mühür gözlüm seni elden / Sakınırım, kıskanırım."- Âşık Ali İzzet Özkan     ts
20 Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, haset etmek     ts
21 Esirgemek, çok görmek     ts
22 Yerinde olmayı istemek, imrenmek     ts
23Kıskanma reşk     ts
24kıskanma Kıskanmak işi     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kıskanmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kıskanmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kıskanmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.