İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
/ n / iç kısım
alt kısım
altmışta birlik kısı..
alttan kesilmiş kısı..
altınla ödenecek kıs..
ana kısım
arka kısım
ağacın ortasındaki s..
aşınmış kısım
bazı şartlar veya ga..
bağdokusundan oluşan..
baş kısım
belirli bir çalgıya ..
beşinci kısım
bir arazide çorak kı..
bir işi kısım kısım ..
bir metne sonradan g..
bir resimde ışıklı v..
boncuklu kısım
boyna benzer kısım
büyük kısım
cüzi kısım
dar kısım
devrik kısım
dip kısım
doksanda bir kısım
dokunaklı son kısım
dokuzda bir kısım
duvarı destekleyen ç..
dış kısım
kısım amiri
kısım başlığı
kısım işareti
kısım kol düzeni
kısım konu başlığı
kısım kısım
kısım mühendisi
kısım sonu
kısım yürüyüş kolu
kısım şefi
 
kısımadd into favorites
TR    

part, portion, episode, section, division, fragment, component, zone, offtake, moiety, subsection, tranche, genus, instal(l)ment, dole, stretch, compartment, chapter, instalment, segment, part, portion, piece; section, division; kind, group, member, part, portion, section, division, chamber, installment, portio, break, branch, kind: kadın kısmı womankind, arm, proportion,

1 part     ts
2 portion     ts
3 episode  isim     ts
4 section     ts
5 division     ts
6 fragment  isim     ts
7 component  Ticaret     ts
8 zone     ts
9 offtake     ts
10 moiety  Tıp     ts
11 subsection  İnşaat     ts
12 tranche  Kanun     ts
13 genus     ts
14 instal(l)ment     ts
15 dole     ts
16 stretch     ts
17 compartment  isim     ts
18 chapter  isim     ts
19 instalment     ts
20 segment     ts
21 part, portion, piece; section, division; kind     ts
22 group     ts
23 member     ts
24 part, portion, section, division     ts
25 chamber     ts
26 installment     ts
27 portio     ts
28 break     ts
29 branch     ts
30 kind: kadın kısmı womankind     ts
31 arm     ts
32 proportion     ts
More results

SAFHA, BÂB, Şube, kol, dal, Bir cinsten veya meslekten olanların tümü, Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim, Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim:"Şimdi hayatının rol oynamaya lüzum görmediği kısımlarına, yani onun ev hayatına geliyorum."- R. N. Güntekin, Avuç dolusu, Bir cinsten veya meslekten olanların tümü:"Kadın kısmı tutunacak yer ister, güvenecek yer ister."- Z. Selimoğlu. Şube, kol, dal, (Kısm) Bir parça, bölük, takım, kesim, Kapalı avucunun alabildiği miktar,

33 SAFHA     ts
34 BÂB     ts
35 Şube, kol, dal     ts
36 Bir cinsten veya meslekten olanların tümü     ts
37 Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim     ts
38 Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim:"Şimdi hayatının rol oynamaya lüzum görmediği kısımlarına, yani onun ev hayatına geliyorum."- R. N. Güntekin     ts
39 Avuç dolusu     ts
40 Bir cinsten veya meslekten olanların tümü:"Kadın kısmı tutunacak yer ister, güvenecek yer ister."- Z. Selimoğlu. Şube, kol, dal     ts
41KISIM (Kısm) Bir parça, bölük, takım, kesim     ts
42KISIM Kapalı avucunun alabildiği miktar     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kısım kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kısım kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kısım kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.