geliştirme

listen to the pronunciation of geliştirme
Turkish - English

Definition of geliştirme in Turkish English dictionary

geliş
coming

I'm looking forward to your coming to Japan. - Japonya'ya gelişini dört gözle bekliyorum.

We are all looking forward to your coming. - Gelişinizi sabırsızlıkla bekliyoruz.

geliş
arrival

She informed him of her arrival. - O, gelişi hakkında onu bilgilendirdi.

Possibly, the accident will delay his arrival. - Kaza onun gelişini muhtemelen geciktirecek.

<span class="word-self">geliştirmespan>
{i} cultivation
<span class="word-self">geliştirmespan>
refinement
<span class="word-self">geliştirmespan>
development

For the sake of long-term interests, we have decided to sell the development department. - Uzun vadeli çıkarların uğruna, biz geliştirme departmanını satmaya karar verdik.

<span class="word-self">geliştirmespan>
enhancement
geliş
arrivals
geliş
incidence
<span class="word-self">geliştirmespan>
improve

The priest tried to improve the people's morals. - Rahip insanların maneviyatını geliştirmek için çalıştı.

Tom is working hard to improve his English. - Tom İngilizcesini geliştirmek için çok çalışıyor.

<span class="word-self">geliştirmespan>
(Ticaret) promotion
geliş
{f} brew
geliş
{f} growing

Trade between the two countries has been steadily growing. - İki ülke arasındaki ticaret sürekli gelişiyor.

geliş
{f} prospering
geliş
build up

I want to build up my vocabulary. - Kelime haznemi geliştirmek istiyorum.

Reading helps you build up your vocabulary. - Okumak kelime dağarcığınızı geliştirmenize yardım eder.

geliş
{f} flourish

Our work began to flourish. - İşlerimiz gelişmeye başladı.

After First Contact, the material and spiritual development of humanity flourished. - İlk temastan sonra, insanlığın maddesel ve ruhsal gelişimi ilerledi.

geliş
grew
geliş
advent

The story revolves around a mysterious adventure. - Hikaye gizemli bir macera etrafında gelişiyor.

The advent of the euro is the beacon for the new millennium. - Euronun gelişi yeni binyılın işaretidir.

geliş
prosper
geliş
arrest
<span class="word-self">geliştirmespan>
developing

We had hopes of developing tourism on a big scale. - Turizmi büyük çapta geliştirme umutlarımız vardı.

Her studies contributed greatly to developing scientific research. - Onun çalışmaları bilimsel araştırmayı geliştirmeye çok katkıda bulundu.

<span class="word-self">geliştirmespan>
{i} overextending
geliş
build#up
geliş
comings
geliş
coming, advent, arrival
geliş
med. presentation (at birth)
geliş
coming, arriving, arrival; advent
geliş
incoming
geliş
forthcoming
<span class="word-self">geliştirmespan>
build up

Reading helps you build up your vocabulary. - Okumak kelime dağarcığınızı geliştirmenize yardım eder.

I want to build up my vocabulary. - Kelime haznemi geliştirmek istiyorum.

<span class="word-self">geliştirmespan>
progress
<span class="word-self">geliştirmespan>
growth
<span class="word-self">geliştirmespan>
developing, development, building up, improvement
<span class="word-self">geliştirmespan>
improving

I'm interested in improving my German. - Almancamı geliştirmekle ilgiliyim.

I'm interested in improving my French. - Fransızcamı geliştirmekle ilgileniyorum.

<span class="word-self">geliştirmespan>
{i} culture
<span class="word-self">geliştirmespan>
buildup
Turkish - Turkish

Definition of geliştirme in Turkish Turkish dictionary

geliş
Gelme işi veya biçimi: "Keklik gibi taştan taşa sekerek / Gerdan açıp gelişini sevdiğim."- Ruhsatî
geliş
Gelme işi veya biçimi
<span class="word-self">geliştirmespan>
Geliştirmek işi