İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
deniz gedikli çavuşu
gedikli erbaş
gedikli müşteri
gedikli subay
gedikli çavuş
 
gedikliadd into favorites

habitual, frequenter, breached, patron, gapped, habitue, stager, regular, old stager, notched, slang repeater (in a class), (Askeriye) regular NCO, regular guest, patron, constant frequenter, breached, gapped; notched, breached, gapped, notched; regular, patron, habitué; regular noncommissioned officer,

1 habitual  sıfat     ts
2 frequenter     ts
3 breached     ts
4 patron     ts
5 gapped     ts
6 habitue  isim     ts
7 stager  isim     ts
8 regular  isim     ts
9 old stager     ts
10 notched  sıfat     ts
11 slang repeater (in a class)     ts
12 (Askeriye) regular NCO     ts
13 regular guest, patron, constant frequenter     ts
14 breached, gapped; notched     ts
15 breached, gapped, notched; regular, patron, habitué; regular noncommissioned officer     ts
More results

Gediği olan, Astsubay:"Gedikli üstçavuşun Görçe'den Florina ile bağlantı kurması kolay olmadı."- N. Cumalı, Bir yerle veya işle olan ilgisini sürüp götüren (kimse), müdavim:"Neyse, gel git, evin gediklilerinden olduk."- A. İlhan, Deniz assubayı ki, eskiden yükselerek subay olabilirdi, Mülk olduğu halde vakfa ait bir tarafı olan, Yıkık, çentikli ve düşük yeri olan, t. Tar: Yeniçeri efradı arasında eskilikleri dolayısıyla imtiyazlı olanlar. Bunlar diğer yeniçerilerden ayrılmak için bellerine seraser denilen kumaştan kuşak sararlardı, Bir yerle veya işle olan ilgisini sürdüren kimse, müdavim, Bir yerle veya işle olan ilgisini sürüp götüren (kimse), sürekli, daimî, Astsubay,

16 Gediği olan     ts
17 Astsubay:"Gedikli üstçavuşun Görçe'den Florina ile bağlantı kurması kolay olmadı."- N. Cumalı     ts
18 Bir yerle veya işle olan ilgisini sürüp götüren (kimse), müdavim:"Neyse, gel git, evin gediklilerinden olduk."- A. İlhan     ts
19 Deniz assubayı ki, eskiden yükselerek subay olabilirdi     ts
20 Mülk olduğu halde vakfa ait bir tarafı olan     ts
21 Yıkık, çentikli ve düşük yeri olan     ts
22 t. Tar: Yeniçeri efradı arasında eskilikleri dolayısıyla imtiyazlı olanlar. Bunlar diğer yeniçerilerden ayrılmak için bellerine seraser denilen kumaştan kuşak sararlardı     ts
23 Bir yerle veya işle olan ilgisini sürdüren kimse, müdavim     ts
24 Bir yerle veya işle olan ilgisini sürüp götüren (kimse), sürekli, daimî     ts
25 Astsubay     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada gedikli kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. gedikli kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan gedikli kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.