pour, spill, shed, cast, to pour (out), to spill, to slop; to empty, to tip; (saç, kıl, vb.) to cast; to shed, tip, slope, deplenish, pour out, slop, shower, slosh on, teem, unbosom, tip over, pour out of, infuse, dump, diffuse, effuse, empty, pour from, found, deplete, to have (spots, freckles, pimples) break out on one's skin. döke saça in a spilling manner, spilling around, (demir) found, (çöp) tip, to pour, pour out, break out in, birch, to spend (a lot of money) on, exhaust, showering, vacate, slosh, to fail (a lot of students in a class), to pour out (one's troubles, one's story, secrets), to shed, to throw out, spill out as waste, to pour into a mold; to cast, to pour (into a pan of hot oil and cook), to let (one's hair) hang freely, to empty (a container), decant, molten, casting, in bulk, cast-in, the bulk of, pouring, effusion, bulky, shedding, affusion, spilth, cast (metal), poured, pouring; casting, pouring; casting; poured; (metal) cast; in bulk, spilled, scattered,
1
pour fiil
ts
2
spill
ts
3
shed
ts
4
cast
ts
5
to pour (out), to spill, to slop; to empty, to tip; (saç, kıl, vb.) to cast; to shed
ts
6
tip
ts
7
slope
ts
8
deplenish fiil
ts
9
pour out
ts
10
slop fiil
ts
11
shower fiil
ts
12
slosh on
ts
13
teem fiil
ts
14
unbosom fiil
ts
15
tip over
ts
16
pour out of
ts
17
infuse
ts
18
dump
ts
19
diffuse fiil
ts
20
effuse fiil
ts
21
empty fiil
ts
22
pour from
ts
23
found
ts
24
deplete fiil
ts
25
to have (spots, freckles, pimples) break out on one's skin. döke saça in a spilling manner, spilling around
ts
26
(demir) found
ts
27
(çöp) tip
ts
28
to pour, pour out
ts
29
break out in
ts
30
birch
ts
31
to spend (a lot of money) on
ts
32
exhaust
ts
33
showering
ts
34
vacate
ts
35
slosh
ts
36
to fail (a lot of students in a class)
ts
37
to pour out (one's troubles, one's story, secrets)
SA'CEZ, HEYL, SENN, SEHH, HETT, DEKK, TEDFİK, ŞELŞELE, Çok söylemek, Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek, Bir şeyi yok etmek için atmak, Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı gibi şeyleri kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak, Yakmak, tutuşturmak, Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek, Kullanmak, harcamak, sarf etmek, Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak, Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak, Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak, Teninde kızamık, kızıl, su çiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak, Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı gibi şeyleri kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak:"Heykel ilkin çamurdan yapılıyor, sonra kalıbını çıkarıp tunçtan dökecekler."- H. Taner, Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek, Salmak, bırakmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek:"Yapraklarını dökmüş iki söğüt ağacı..."- S. F. Abasıyanık, Saçmak, serpmek, Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak:"İhtiyar karısı pırıl pırıl kalaylı maşrapa ile ona su dökecek."- S. F. Abasıyanık, Belli bir yere boşaltmak, Akıtmak, düşürmek:"Annem bunu sezdiği gün, babamın arkasından döktüğü yaşları unutacak kadar bedbaht olur."- Y. Z. Ortaç, Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak, Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Çok söylemek, Mangalı dök, tutuştur denirdi."- N. Neyzi, Kullanmak, harcamak, sarf etmek:"Dimağ ve beden cevherlerini döken çocukları hesaplı bir kalori ile beslemek lazımdı."- C. Uçuk, Akıtmak, düşürmek, Mangal yakmak denmezdi, Yakmak, tutuşturmak:"Sabah ve akşam kahvaltıları için mangal döktürürdü, Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak:"Şimdi maşallah açılmaya başladım diye söylenirsin, işi ahbaplığa dökersin, olur gider."- R. N. Güntekin, Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak, Salmak, bırakmak, TEFRİG, Dökmek işi, Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan, Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan, Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış,
61
SA'CEZ
ts
62
HEYL
ts
63
SENN
ts
64
SEHH
ts
65
HETT
ts
66
DEKK
ts
67
TEDFİK
ts
68
ŞELŞELE
ts
69
Çok söylemek
ts
70
Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek
ts
71
Bir şeyi yok etmek için atmak
ts
72
Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı gibi şeyleri kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak
ts
73
Yakmak, tutuşturmak
ts
74
Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek
ts
75
Kullanmak, harcamak, sarf etmek
ts
76
Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak
ts
77
Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak
ts
78
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak
ts
79
Teninde kızamık, kızıl, su çiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak
ts
80
Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı gibi şeyleri kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak:"Heykel ilkin çamurdan yapılıyor, sonra kalıbını çıkarıp tunçtan dökecekler."- H. Taner
ts
81
Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek
ts
82
Salmak, bırakmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek:"Yapraklarını dökmüş iki söğüt ağacı..."- S. F. Abasıyanık
ts
83
Saçmak, serpmek
ts
84
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak:"İhtiyar karısı pırıl pırıl kalaylı maşrapa ile ona su dökecek."- S. F. Abasıyanık
ts
85
Belli bir yere boşaltmak
ts
86
Akıtmak, düşürmek:"Annem bunu sezdiği gün, babamın arkasından döktüğü yaşları unutacak kadar bedbaht olur."- Y. Z. Ortaç
ts
87
Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak
ts
88
Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Çok söylemek
ts
89
Mangalı dök, tutuştur denirdi."- N. Neyzi
ts
90
Kullanmak, harcamak, sarf etmek:"Dimağ ve beden cevherlerini döken çocukları hesaplı bir kalori ile beslemek lazımdı."- C. Uçuk
ts
91
Akıtmak, düşürmek
ts
92
Mangal yakmak denmezdi
ts
93
Yakmak, tutuşturmak:"Sabah ve akşam kahvaltıları için mangal döktürürdü
ts
94
Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak:"Şimdi maşallah açılmaya başladım diye söylenirsin, işi ahbaplığa dökersin, olur gider."- R. N. Güntekin
ts
95
Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak
ts
96
Salmak, bırakmak
ts
97
Dökme
TEFRİG
ts
98
dökme
Dökmek işi
ts
99
dökme
Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan
ts
100
dökme
Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada dökmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. dökmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan dökmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.