İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
ahbaplıka dökmek
aleniyete dökmek
alın teri dökmek
ayrıntılarını dökmek
bakla dökmek
başka bir kaba dökme..
beton dökmek
bildiklerini ortaya ..
bir dosta içini dökm..
birinin kirli çamaşı..
bir şeyi kâğıda dökm..
bir şeyi yazıya dökm..
boynuz tüylerini dök..
bütün hal ve keyfiye..
derdini dökmek
deri dökmek
dert dökmek
dertini dökmek
dertlerini dökmek
dil dökmek
dökmek (deri
dökmek (su vb)
dökmek demir
dökmek saçmak
döküm dökmek
ecel teri dökmek
ecel terleri dökmek
eline su dökmek
eğip dökmek
çakıl dökmek
çok su dökmek
çıban dökmek
 
dökmekadd into favorites
TR    

pour, spill, shed, cast, to pour (out), to spill, to slop; to empty, to tip; (saç, kıl, vb.) to cast; to shed, tip, slope, deplenish, pour out, slop, shower, slosh on, teem, unbosom, tip over, pour out of, infuse, dump, diffuse, effuse, empty, pour from, found, deplete, to have (spots, freckles, pimples) break out on one's skin. döke saça in a spilling manner, spilling around, (demir) found, (çöp) tip, to pour, pour out, break out in, birch, to spend (a lot of money) on, exhaust, showering, vacate, slosh, to fail (a lot of students in a class), to pour out (one's troubles, one's story, secrets), to shed, to throw out, spill out as waste, to pour into a mold; to cast, to pour (into a pan of hot oil and cook), to let (one's hair) hang freely, to empty (a container), decant, molten, casting, in bulk, cast-in, the bulk of, pouring, effusion, bulky, shedding, affusion, spilth, cast (metal), poured, pouring; casting, pouring; casting; poured; (metal) cast; in bulk, spilled, scattered,

1 pour  fiil     ts
2 spill     ts
3 shed     ts
4 cast     ts
5 to pour (out), to spill, to slop; to empty, to tip; (saç, kıl, vb.) to cast; to shed     ts
6 tip     ts
7 slope     ts
8 deplenish  fiil     ts
9 pour out     ts
10 slop  fiil     ts
11 shower  fiil     ts
12 slosh on     ts
13 teem  fiil     ts
14 unbosom  fiil     ts
15 tip over     ts
16 pour out of     ts
17 infuse     ts
18 dump     ts
19 diffuse  fiil     ts
20 effuse  fiil     ts
21 empty  fiil     ts
22 pour from     ts
23 found     ts
24 deplete  fiil     ts
25 to have (spots, freckles, pimples) break out on one's skin. döke saça in a spilling manner, spilling around     ts
26 (demir) found     ts
27 (çöp) tip     ts
28 to pour, pour out     ts
29 break out in     ts
30 birch     ts
31 to spend (a lot of money) on     ts
32 exhaust     ts
33 showering     ts
34 vacate     ts
35 slosh     ts
36 to fail (a lot of students in a class)     ts
37 to pour out (one's troubles, one's story, secrets)     ts
38 to shed     ts
39 to throw out, spill out as waste     ts
40 to pour into a mold; to cast     ts
41 to pour (into a pan of hot oil and cook)     ts
42 to let (one's hair) hang freely     ts
43 to empty (a container)     ts
44 decant  Biyokimya     ts
45dökme molten  sıfat     ts
46dökme casting     ts
47dökme in bulk     ts
48dökme cast-in     ts
49dökme the bulk of     ts
50dökme pouring  sıfat     ts
51dökme effusion     ts
52dökme bulky  Ticaret     ts
53dökme shedding     ts
54dökme affusion     ts
55dökme spilth  isim     ts
56dökme cast (metal)     ts
57dökme poured     ts
58dökme pouring; casting     ts
59dökme pouring; casting; poured; (metal) cast; in bulk     ts
60dökme spilled, scattered     ts
More results

SA'CEZ, HEYL, SENN, SEHH, HETT, DEKK, TEDFİK, ŞELŞELE, Çok söylemek, Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek, Bir şeyi yok etmek için atmak, Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı gibi şeyleri kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak, Yakmak, tutuşturmak, Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek, Kullanmak, harcamak, sarf etmek, Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak, Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak, Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak, Teninde kızamık, kızıl, su çiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak, Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı gibi şeyleri kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak:"Heykel ilkin çamurdan yapılıyor, sonra kalıbını çıkarıp tunçtan dökecekler."- H. Taner, Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek, Salmak, bırakmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek:"Yapraklarını dökmüş iki söğüt ağacı..."- S. F. Abasıyanık, Saçmak, serpmek, Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak:"İhtiyar karısı pırıl pırıl kalaylı maşrapa ile ona su dökecek."- S. F. Abasıyanık, Belli bir yere boşaltmak, Akıtmak, düşürmek:"Annem bunu sezdiği gün, babamın arkasından döktüğü yaşları unutacak kadar bedbaht olur."- Y. Z. Ortaç, Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak, Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Çok söylemek, Mangalı dök, tutuştur denirdi."- N. Neyzi, Kullanmak, harcamak, sarf etmek:"Dimağ ve beden cevherlerini döken çocukları hesaplı bir kalori ile beslemek lazımdı."- C. Uçuk, Akıtmak, düşürmek, Mangal yakmak denmezdi, Yakmak, tutuşturmak:"Sabah ve akşam kahvaltıları için mangal döktürürdü, Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak:"Şimdi maşallah açılmaya başladım diye söylenirsin, işi ahbaplığa dökersin, olur gider."- R. N. Güntekin, Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak, Salmak, bırakmak, TEFRİG, Dökmek işi, Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan, Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan, Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış,

61 SA'CEZ     ts
62 HEYL     ts
63 SENN     ts
64 SEHH     ts
65 HETT     ts
66 DEKK     ts
67 TEDFİK     ts
68 ŞELŞELE     ts
69 Çok söylemek     ts
70 Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek     ts
71 Bir şeyi yok etmek için atmak     ts
72 Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı gibi şeyleri kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak     ts
73 Yakmak, tutuşturmak     ts
74 Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek     ts
75 Kullanmak, harcamak, sarf etmek     ts
76 Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak     ts
77 Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak     ts
78 Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak     ts
79 Teninde kızamık, kızıl, su çiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak     ts
80 Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı gibi şeyleri kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak:"Heykel ilkin çamurdan yapılıyor, sonra kalıbını çıkarıp tunçtan dökecekler."- H. Taner     ts
81 Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek     ts
82 Salmak, bırakmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek:"Yapraklarını dökmüş iki söğüt ağacı..."- S. F. Abasıyanık     ts
83 Saçmak, serpmek     ts
84 Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak:"İhtiyar karısı pırıl pırıl kalaylı maşrapa ile ona su dökecek."- S. F. Abasıyanık     ts
85 Belli bir yere boşaltmak     ts
86 Akıtmak, düşürmek:"Annem bunu sezdiği gün, babamın arkasından döktüğü yaşları unutacak kadar bedbaht olur."- Y. Z. Ortaç     ts
87 Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak     ts
88 Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Çok söylemek     ts
89 Mangalı dök, tutuştur denirdi."- N. Neyzi     ts
90 Kullanmak, harcamak, sarf etmek:"Dimağ ve beden cevherlerini döken çocukları hesaplı bir kalori ile beslemek lazımdı."- C. Uçuk     ts
91 Akıtmak, düşürmek     ts
92 Mangal yakmak denmezdi     ts
93 Yakmak, tutuşturmak:"Sabah ve akşam kahvaltıları için mangal döktürürdü     ts
94 Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak:"Şimdi maşallah açılmaya başladım diye söylenirsin, işi ahbaplığa dökersin, olur gider."- R. N. Güntekin     ts
95 Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak     ts
96 Salmak, bırakmak     ts
97Dökme TEFRİG     ts
98dökme Dökmek işi     ts
99dökme Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan     ts
100dökme Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan     ts
101dökme Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada dökmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. dökmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan dökmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.