İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
bir bunalım dönemind..
bunalım döneminde ya..
bunalım geçirmek
bunalım parası
bunalım sonucu öldür..
bunalım sırasında sü..
ekonomik bunalım
ekonomoik bunalım
mali bunalım
ticari bunalım
 
bunalımadd into favorites
TR    

depression, melancholy, depression, collapse; crisis, dismay, crisis, down, collapse, megrims, shock, moody, blues, the megrims, state of depression or despair, state of depression,

1 depression  isim     ts
2 melancholy  isim     ts
3 depression, collapse; crisis     ts
4 dismay  isim     ts
5 crisis  isim     ts
6 down  isim     ts
7 collapse     ts
8 megrims     ts
9 shock  isim     ts
10 moody     ts
11 blues  isim     ts
12 the megrims     ts
13 state of depression or despair     ts
14 state of depression     ts
More results

kriz, Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi sebeplerle ortaya çıkan iktisadi durum, kriz, Ruhsal yönden sonucu tehlikeli olabilecek durum, buhran, Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire olan fizyolojik değişiklik, kriz, Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran:"Bunalım anlarında insanın yüreğini, en ürkütücü olasılıklar yoklamaz mı?"- A. İlhan, Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire olan fizyolojik değişiklik, kriz. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi sebeplerle ortaya çıkan iktisadi durum, kriz, Ruhsal yönden sonucu tehlikeli olabilecek durum:"Zavallı oğlan bu bunalım anlarında acınacak hâlde oluyordu."- H. Taner, Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz,

15 kriz     ts
16 Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi sebeplerle ortaya çıkan iktisadi durum, kriz     ts
17 Ruhsal yönden sonucu tehlikeli olabilecek durum     ts
18 buhran     ts
19 Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire olan fizyolojik değişiklik, kriz     ts
20 Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran     ts
21 Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran:"Bunalım anlarında insanın yüreğini, en ürkütücü olasılıklar yoklamaz mı?"- A. İlhan     ts
22 Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire olan fizyolojik değişiklik, kriz. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi sebeplerle ortaya çıkan iktisadi durum, kriz     ts
23 Ruhsal yönden sonucu tehlikeli olabilecek durum:"Zavallı oğlan bu bunalım anlarında acınacak hâlde oluyordu."- H. Taner     ts
24 Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada bunalım kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. bunalım kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan bunalım kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.