İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
bu kahve bulaşık suy..
bulaşık / tabak bezi
bulaşık / çamaşır el..
bulaşık adam
bulaşık bezi
bulaşık bir ayak has..
bulaşık damlalığı
bulaşık deliği
bulaşık deniz
bulaşık deterjanı
bulaşık eldiveni
bulaşık gemi
bulaşık gemi ship
bulaşık hane
bulaşık iş
bulaşık kabı
bulaşık kovası
bulaşık lavabosu
bulaşık leğeni
bulaşık makinası
bulaşık makinesi
bulaşık makinesi dis..
bulaşık makinesi tuz..
bulaşık patenti
bulaşık rafı
bulaşık suyu
bulaşık suyu gibi
bulaşık suyunun süzü..
bulaşık süngeri
bulaşık tası
bulaşık teknesi
bulaşık teli
bulaşık yıkama
bulaşık yıkamak
bulaşık çukuru
 
bulaşıkadd into favorites
TR    

dishes, grime, the dishes, blur, dirty, septic, soiled, dirty dishes, dishes; smeared over; soiled, dirty, clinging, annoying, pestiferous, smeared, bedaubed, soiled; tainted, disreputable, suspect, shady, unlawful, improper,

1 dishes     ts
2 grime     ts
3 the dishes     ts
4 blur     ts
5 dirty     ts
6 septic     ts
7 soiled     ts
8 dirty dishes, dishes; smeared over; soiled, dirty     ts
9 clinging, annoying, pestiferous     ts
10 smeared, bedaubed, soiled; tainted     ts
11 disreputable, suspect, shady, unlawful, improper     ts
More results

çepel, gap, İz, etki, kalıntı, Düzensiz, karışık, Yapışkan, sulu, Yiyecek veya içecekte kullanılan yıkanmamış mutfak eşyası veya kap kacak, Bulaşmış olan, Yapışkan, sulu. İz, etki, kalıntı:"Daha balayının bulaşığı geçmedi."- B. Felek, Düzensiz, karışık:"Bu karmakarışık ve bulaşık âlemi kendi hâline bırakırdı."- A. Ş. Hisar, Yiyecek veya içecekte kullanılan yıkanmamış mutfak eşyası veya kap kacak:"Tava indirilir, tepsilere dökülür, tepsiler güneşe konur, yıkanacak bulaşıklar kuyu başına götürülür."- M. Ş. Esendal,

12 çepel     ts
13 gap     ts
14 İz, etki, kalıntı     ts
15 Düzensiz, karışık     ts
16 Yapışkan, sulu     ts
17 Yiyecek veya içecekte kullanılan yıkanmamış mutfak eşyası veya kap kacak     ts
18 Bulaşmış olan     ts
19 Yapışkan, sulu. İz, etki, kalıntı:"Daha balayının bulaşığı geçmedi."- B. Felek     ts
20 Düzensiz, karışık:"Bu karmakarışık ve bulaşık âlemi kendi hâline bırakırdı."- A. Ş. Hisar     ts
21 Yiyecek veya içecekte kullanılan yıkanmamış mutfak eşyası veya kap kacak:"Tava indirilir, tepsilere dökülür, tepsiler güneşe konur, yıkanacak bulaşıklar kuyu başına götürülür."- M. Ş. Esendal     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada bulaşık kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. bulaşık kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan bulaşık kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.