İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
000 nüsha basmak
acısını bağrına basm..
acısını bağrına basm..
adını ve adresini za..
adını ve adresini za..
al basmak
araba lastiğine hava..
ateş basmak
ayak basmak
ayak frenine basmak
ayakı düze basmak
ayakıni denk basmak
ayakını denk basmak
ayar damgası basmak
ayağı yere basmak
aynısını basmak
ağır basmak
ağırlık basmak
ağırlık basmak/ çökm..
ağırlık ve uzunluk ö..
ağırlığını vererek b..
bakır klişe ile basm..
bamteline basmak
bamteli ne basmak
basmak (damga)
basmak (damga/mühür)
basmak (para)
basmak damga
bağrına basmak
bağrına taş basmak
bağır ına basmak
bağırına basmak
bağır ına taş basmak
bağırına taş basmak
 
basmakadd into favorites
TR    

publish, catch, press, depress, to tread (on), to step (on), to trample; to press, to depress, to compress; to print; to raid; to bust; to descend (on); to flood; (karanlık) to fall, to set in; (çığlık) to let out, to utter; (bir yaşa) to enter, to reach; (para) to strike, to coin, to p, stomp, push, break into, step on, impress, letter, flood, flow, foray, trample, strike off, set in, run off, tramp, utter, come on, attack suddenly, come upon, crush, enter, mint, counterfeit, invade, fall, weigh, tread, raid, print, jam, irrupt, sink, stamp, tread on, step, reach, stencil, imprint, to pass, overtake, leave (someone, something) behind, to step on or in, tread on; to set (one's foot) on, put (one's foot) on (a place): Ayağını o ipek halıya basma! Don't you set foot on that silk rug!, to press (one's finger, a seal, a mold, a wood block, etc.) on; to press: Zile bas! Ring the doorbell!, to pack (something) tightly into (a container), to be overjoyed. bastığı yerde ot bitmemek to bring bad luck wherever he/she goes; to blight whatever he/she touches, bear, not to know what one is doing, be out of it, just to pass (someone) by, not to stop and visit (someone). basıp gitmek/geçmek (Konuşma Dili) to get up and leave, take off. bastığı yeri bilmemek, to set, put (a hen) on eggs so that she will hatch them. Bas!/Bas git! slang Clear out! Beat it! Get lost! Scram! basıp geçmek, overwhelm, to be consumed with: Hocayı öfke bastı. The teacher was consumed with rage, suddenly to feel ...: Feci halde uyku bastı. I feel very sleepy, (for something undesirable) to cover (a place): Tarlayı sel bastı. Floodwater has covered the field. Bahçenin her yerini ot bastı. Weeds have taken over the garden, to become, turn (a specified age): Bugün elliye bastı. He turned fifty today, (for fog) to descend on, cover, (for darkness) to fall, to print (books, etc.); to coin, strike, mint (coins), to make an unexpected attack on, raid; (for the police) to bust, to put (air) in (a tire), suddenly to hand in (one's resignation, a letter of protest), suddenly to deliver (a blow) to, land (a blow) on, suddenly to let out (a yell, a curse, a laugh), (for a machine) to pump (a liquid) or compress (a gas), cotton print, chintz, pressing, calico, stuff block, plain lightweight cotton fabric with figured pattern printed on one side, plain white cotton fabric, dimity, printing, printed cloth, printing (cloth, books), printed matter, raid; bust (by the police), print, printed cloth fabric, pressing (something) on, made of printed cloth, print, printed (book, etc.), printed cotton, calico; printed matter; printed, stepping on or in, treading on,

1 publish     ts
2 catch  fiil     ts
3 press  fiil     ts
4 depress     ts
5 to tread (on), to step (on), to trample; to press, to depress, to compress; to print; to raid; to bust; to descend (on); to flood; (karanlık) to fall, to set in; (çığlık) to let out, to utter; (bir yaşa) to enter, to reach; (para) to strike, to coin, to p     ts
6 stomp  fiil     ts
7 push     ts
8 break into     ts
9 step on     ts
10 impress  fiil     ts
11 letter  fiil     ts
12 flood  fiil     ts
13 flow  fiil     ts
14 foray  fiil     ts
15 trample     ts
16 strike off     ts
17 set in     ts
18 run off     ts
19 tramp     ts
20 utter     ts
21 come on     ts
22 attack suddenly     ts
23 come upon     ts
24 crush     ts
25 enter     ts
26 mint     ts
27 counterfeit     ts
28 invade     ts
29 fall     ts
30 weigh  fiil     ts
31 tread  fiil     ts
32 raid  fiil     ts
33 print  fiil     ts
34 jam  fiil     ts
35 irrupt  fiil     ts
36 sink  fiil     ts
37 stamp  fiil     ts
38 tread on     ts
39 step  fiil     ts
40 reach     ts
41 stencil  fiil     ts
42 imprint  fiil     ts
43 to pass, overtake, leave (someone, something) behind     ts
44 to step on or in, tread on; to set (one's foot) on, put (one's foot) on (a place): Ayağını o ipek halıya basma! Don't you set foot on that silk rug!     ts
45 to press (one's finger, a seal, a mold, a wood block, etc.) on; to press: Zile bas! Ring the doorbell!     ts
46 to pack (something) tightly into (a container)     ts
47 to be overjoyed. bastığı yerde ot bitmemek to bring bad luck wherever he/she goes; to blight whatever he/she touches     ts
48 bear     ts
49 not to know what one is doing, be out of it     ts
50 just to pass (someone) by, not to stop and visit (someone). basıp gitmek/geçmek (Konuşma Dili) to get up and leave, take off. bastığı yeri bilmemek     ts
51 to set, put (a hen) on eggs so that she will hatch them. Bas!/Bas git! slang Clear out! Beat it! Get lost! Scram! basıp geçmek     ts
52 overwhelm     ts
53 to be consumed with: Hocayı öfke bastı. The teacher was consumed with rage     ts
54 suddenly to feel ...: Feci halde uyku bastı. I feel very sleepy     ts
55 (for something undesirable) to cover (a place): Tarlayı sel bastı. Floodwater has covered the field. Bahçenin her yerini ot bastı. Weeds have taken over the garden     ts
56 to become, turn (a specified age): Bugün elliye bastı. He turned fifty today     ts
57 (for fog) to descend on, cover     ts
58 (for darkness) to fall     ts
59 to print (books, etc.); to coin, strike, mint (coins)     ts
60 to make an unexpected attack on, raid; (for the police) to bust     ts
61 to put (air) in (a tire)     ts
62 suddenly to hand in (one's resignation, a letter of protest)     ts
63 suddenly to deliver (a blow) to, land (a blow) on     ts
64 suddenly to let out (a yell, a curse, a laugh)     ts
65 (for a machine) to pump (a liquid) or compress (a gas)     ts
66basma cotton print     ts
67basma chintz  isim     ts
68basma pressing  isim     ts
69basma calico  isim     ts
70basma stuff block  Spor     ts
71basma plain lightweight cotton fabric with figured pattern printed on one side     ts
72basma plain white cotton fabric     ts
73basma dimity     ts
74basma printing  isim     ts
75basma printed cloth     ts
76basma printing (cloth, books)     ts
77basma printed matter     ts
78basma raid; bust (by the police)     ts
79basma print, printed cloth fabric     ts
80basma pressing (something) on     ts
81basma made of printed cloth, print     ts
82basma printed (book, etc.)     ts
83basma printed cotton, calico; printed matter; printed     ts
84basma stepping on or in, treading on     ts
More results

tabetmek, kesmek, TEKEVVÜK, Bir şey üzerinde kalıp, mühür gibi bir araçla iz yapmak, Baskın yapmak, Örtmek, bürümek, kaplamak, Bazı isimlerle birlikte sertlik, aşırılık anlamlarında yardımcı fiil olarak kullanılır, Bası işi yapmak, tabetmek, Eskiden kullanılan bir çeşit ayakkabı, Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek, Kümes hayvanlarının kuluçkaya yatması, Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak, Çevreyi kaplamak, çökmek, Bir kimse bir yaşa girmek, Baskın yapmak:"Ölen kızın intikamını almak için köyü basıp yakmış."- E. İ. Benice, Bası işi yapmak, tabetmek. Örtmek, bürümek, kaplamak:"Yollarını ot basmış, çamları yükselip saçaklarına el atmış olan bu büyük köşk."- M. Ş. Esendal, Bir şey üzerinde kalıp, mühür gibi bir araçla iz yapmak:"Şuraya başparmağını bas dediler, ben de bastım."- S. F. Abasıyanık, Sıkıştırarak yerleştirmek, Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek:"Motor çalıştıktan sonra debriyaja basarsınız."- H. E. Adıvar, Vücudun ağırlığını verecek biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak:"Bastığın yerlerde güller açtı, sarıldı ayaklarına."- C. Külebi, Küçük çocuklar ayakta durabilmek, Bazı isimlerle birlikte sertlik, aşırılık anlamlarında yardımcı fiil olarak kullanılır:"Bir kahkaha basarak merdivenleri inmeye başladım."- S. F. Abasıyanık."Onları dünyaya getiren analarına ve babalarına gizli gizli içten basıyorlardı küfürü."- Halikarnas Balıkçısı, Bir kimse bir yaşa girmek:"Bugün yirmi yaşına basan Türk genci, İstiklal Harbi olurken beşikte parmağını emiyor, dört ayak üstünde emekliyordu."- P. Safa. Çevreyi kaplamak, çökmek:"Şehri akşamüstü sis basmıştı."- S. F. Abasıyanık, Sıkıntı basmış, terlemeye başlamıştı. İzin istedi."- Y. Z. Bahadınlı, Uygunsuz vaziyette yakalamak, Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak:"Yüreğinin acısını duyuyordu, Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak, Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek, Vücudun ağırlığını verecek biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak, Gübre, tezek, Basılmış, matbu. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun, Basmak işi. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş:"O güne kadar bir okka üzüm, bir arşın basma almamış idim."- M. Ş. Esendal, Gazete, dergi, kitap gibi bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua, Bu kumaştan yapılmış olan:"Üzerine basma bir elbise ile örme bir ceket giymişti."- P. Safa, matbua, Pamuklu bir kumaş cinsi, çoğunlukla pamuk ipliği kullanarak dokunan kumaşların genel adı, iskambil kâğıdıile oynanan bir oyun, Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı, Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş, Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua, Basmak işi, Basılmış, matbu, Bu kumaştan yapılmış olan, İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun, Desenli kumaş, Bir çeşit iskambil oyunu,

85 tabetmek     ts
86 kesmek     ts
87 TEKEVVÜK     ts
88 Bir şey üzerinde kalıp, mühür gibi bir araçla iz yapmak     ts
89 Baskın yapmak     ts
90 Örtmek, bürümek, kaplamak     ts
91 Bazı isimlerle birlikte sertlik, aşırılık anlamlarında yardımcı fiil olarak kullanılır     ts
92 Bası işi yapmak, tabetmek     ts
93 Eskiden kullanılan bir çeşit ayakkabı     ts
94 Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek     ts
95 Kümes hayvanlarının kuluçkaya yatması     ts
96 Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak     ts
97 Çevreyi kaplamak, çökmek     ts
98 Bir kimse bir yaşa girmek     ts
99 Baskın yapmak:"Ölen kızın intikamını almak için köyü basıp yakmış."- E. İ. Benice     ts
100 Bası işi yapmak, tabetmek. Örtmek, bürümek, kaplamak:"Yollarını ot basmış, çamları yükselip saçaklarına el atmış olan bu büyük köşk."- M. Ş. Esendal     ts
101 Bir şey üzerinde kalıp, mühür gibi bir araçla iz yapmak:"Şuraya başparmağını bas dediler, ben de bastım."- S. F. Abasıyanık     ts
102 Sıkıştırarak yerleştirmek     ts
103 Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek:"Motor çalıştıktan sonra debriyaja basarsınız."- H. E. Adıvar     ts
104 Vücudun ağırlığını verecek biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak:"Bastığın yerlerde güller açtı, sarıldı ayaklarına."- C. Külebi     ts
105 Küçük çocuklar ayakta durabilmek     ts
106 Bazı isimlerle birlikte sertlik, aşırılık anlamlarında yardımcı fiil olarak kullanılır:"Bir kahkaha basarak merdivenleri inmeye başladım."- S. F. Abasıyanık."Onları dünyaya getiren analarına ve babalarına gizli gizli içten basıyorlardı küfürü."- Halikarnas Balıkçısı     ts
107 Bir kimse bir yaşa girmek:"Bugün yirmi yaşına basan Türk genci, İstiklal Harbi olurken beşikte parmağını emiyor, dört ayak üstünde emekliyordu."- P. Safa. Çevreyi kaplamak, çökmek:"Şehri akşamüstü sis basmıştı."- S. F. Abasıyanık     ts
108 Sıkıntı basmış, terlemeye başlamıştı. İzin istedi."- Y. Z. Bahadınlı     ts
109 Uygunsuz vaziyette yakalamak     ts
110 Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak:"Yüreğinin acısını duyuyordu     ts
111 Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak     ts
112 Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek     ts
113 Vücudun ağırlığını verecek biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak     ts
114BASMA Gübre, tezek     ts
115BASMA Basılmış, matbu. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun     ts
116BASMA Basmak işi. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş:"O güne kadar bir okka üzüm, bir arşın basma almamış idim."- M. Ş. Esendal     ts
117BASMA Gazete, dergi, kitap gibi bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua     ts
118BASMA Bu kumaştan yapılmış olan:"Üzerine basma bir elbise ile örme bir ceket giymişti."- P. Safa     ts
119Basma matbua     ts
120basma Pamuklu bir kumaş cinsi     ts
121basma çoğunlukla pamuk ipliği kullanarak dokunan kumaşların genel adı     ts
122basma iskambil kâğıdıile oynanan bir oyun     ts
123basma Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı     ts
124basma Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş     ts
125basma Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua     ts
126basma Basmak işi     ts
127basma Basılmış, matbu     ts
128basma Bu kumaştan yapılmış olan     ts
129basma İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun     ts
130basma Desenli kumaş     ts
131basma Bir çeşit iskambil oyunu     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada basmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. basmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan basmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.