to be surprised, to be confused, to be astonished, to be taken aback; to make a mistake, Be shocked, wonder, puzzle, be mixed up, be amazed, surprised, be puzzled, be baffled, be surprised, wonder at, taken aback, be at a loss, deviate, blink at, surprize by, drift, mistake, be scandalize at, confused, astonished, reel, befuddle, be confused, not to know (what to say, what to do), to forget (what day it is), to lose (one's way), to be bewildered, confused, or surprised, be at a loss as to what to say or do, to make a mistake, astonishment, befuddlement,
1
to be surprised, to be confused, to be astonished, to be taken aback; to make a mistake
ts
2
Be shocked - "I was shocked when I heard she talked behind me."
ts
3
wonder
ts
4
puzzle fiil
ts
5
be mixed up
ts
6
be amazed
ts
7
surprised
ts
8
be puzzled
ts
9
be baffled
ts
10
be surprised
ts
11
wonder at
ts
12
taken aback
ts
13
be at a loss
ts
14
deviate
ts
15
blink at
ts
16
surprize by
ts
17
drift
ts
18
mistake
ts
19
be scandalize at
ts
20
confused
ts
21
astonished
ts
22
reel
ts
23
befuddle
ts
24
be confused
ts
25
not to know (what to say, what to do)
ts
26
to forget (what day it is)
ts
27
to lose (one's way)
ts
28
to be bewildered, confused, or surprised, be at a loss as to what to say or do
benirlemek, sapıtmak, şaşmak, Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, hayret etmek, Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek, Bir işe nasıl başlayıp, o işi nasıl sürdüreceğini ve nasıl sonuçlandıracağını bilemeyecek duruma gelmek, içinden çıkamamak, Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek:"Hastasını muayene ederken başında bulundular mı, hele söz söylediler mi eli ayağı dolaşır, ya kalbi bulamaz, ya nabzı şaşırır."- A. İlhan, Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, hayret etmek:"... o kadar bağırırdı ki nihayet herif sersem olur, şaşırır, istediğini verirdi."- M. Ş. Esendal, Şaşırmak işi,
32
benirlemek
ts
33
sapıtmak
ts
34
şaşmak
ts
35
Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, hayret etmek
ts
36
Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek
ts
37
Bir işe nasıl başlayıp, o işi nasıl sürdüreceğini ve nasıl sonuçlandıracağını bilemeyecek duruma gelmek, içinden çıkamamak
ts
38
Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek:"Hastasını muayene ederken başında bulundular mı, hele söz söylediler mi eli ayağı dolaşır, ya kalbi bulamaz, ya nabzı şaşırır."- A. İlhan
ts
39
Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, hayret etmek:"... o kadar bağırırdı ki nihayet herif sersem olur, şaşırır, istediğini verirdi."- M. Ş. Esendal
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada şaşırmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. şaşırmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan şaşırmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.