İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
öz ad
öz bakım
öz benlik
öz denetim
öz değerlendirme
öz dikeni
öz direnç
öz dışı
öz eleştiri
öz empedans
öz eğitim
öz gerilme
öz geçmiş
öz güven
öz indükleme
öz indüksiyon
öz işi
öz işlev
öz kardeş
öz kaynak
öz kaynaklar
öz kütle
öz parçacık
öz saygı
öz saygıs
öz sağlama
öz sermaye
öz sermaye hesabı
öz soğurma
öz su
öz sunu
öz söndürme
öz sınama
öz tahta
öz varlık
öz yeterlilik
öz ısı
öz ışın
öz ışınları
öz şekilli
 
özadd into favorites
TR    
Etymology: () After the fictional land in The Wonderful Wizard of Oz.
Synonyms: wonderland, Aussie, Aussieland

own, essence, gist, matter, epitome, genuine, whole, core, substance, marrow, content, goodness, full, guts, extraction, heartbeat, elixir, crux, cream, compendious, compact, distillate, distillation, essential oil, entity, kernel, extract, medulla, sum, substratum, substantiality, eigen, subject, safety, noumenon, juice, stuff, soul, pith, pith and marrow, net, meat, pulp, quick, self, quintessence, quiddity, bio, German, nucleus, self-, principle, mind, spirit, orijin, code, auto, essential, own, substance, brook, stream, inherent, pure, unadulterated, unmixed, echt, auto-, genuine, real, intrinsic,

1 own     ts
2 essence     ts
3 gist  isim     ts
4 matter     ts
5 epitome  isim     ts
6 genuine  sıfat     ts
7 whole     ts
8 core  isim     ts
9 substance     ts
10 marrow     ts
11 content  isim     ts
12 goodness     ts
13 full  sıfat     ts
14 guts  isim     ts
15 extraction  isim     ts
16 heartbeat  isim     ts
17 elixir  isim     ts
18 crux     ts
19 cream  isim     ts
20 compendious  sıfat     ts
21 compact  sıfat     ts
22 distillate  isim     ts
23 distillation  isim     ts
24 essential oil     ts
25 entity  isim     ts
26 kernel  isim     ts
27 extract  isim     ts
28 medulla  isim     ts
29 sum  isim     ts
30 substratum  isim     ts
31 substantiality  isim     ts
32 eigen     ts
33 subject     ts
34 safety     ts
35 noumenon     ts
36 juice     ts
37 stuff  isim     ts
38 soul  isim     ts
39 pith  isim     ts
40 pith and marrow     ts
41 net  İnşaat     ts
42 meat  isim     ts
43 pulp  isim     ts
44 quick  isim     ts
45 self  isim     ts
46 quintessence  isim     ts
47 quiddity  isim     ts
48 bio  Biyokimya     ts
49 German     ts
50 nucleus     ts
51 self-     ts
52 principle     ts
53 mind     ts
54 spirit     ts
55 orijin  Denizbilim     ts
56 code  Denizbilim     ts
57 auto  Biyokimya     ts
58 essential     ts
59 own, substance  Hukuk     ts
60 brook, stream     ts
61 inherent     ts
62 pure, unadulterated, unmixed     ts
63 echt     ts
64 auto-     ts
65 genuine, real     ts
66 intrinsic  Gıda     ts
More results

nektar, İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı, Kan bağı ile bağlı, üvey olmayan, Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm, Can alıcı nokta, Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça, Nehirlerin etrafında bulunan eğimli arazi, lüb, çayırlık, Sulak yer, Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hulâsa, Küçük dere, "Kendine, kendi kendini" anlamında birleşik kelimeler türetir, Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça, Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, Kendi, zat:"Bir od düştü yanar tatlı özüme / Dünya zindan görünüyor gözüme."- Karacaoğlan. "Kendine, kendi kendini" anlamında birleşik kelimeler türetir, Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde:"Ortalıktaki krizi sebep gösteriyorlar ama asıl kriz şirketin kendi özünde."- A. Gündüz, Kan bağı ile bağlı, üvey olmayan:"Çocuğun bu yalanı bir anda onu bana bir öz evlat sevgisiyle bağladı."- R. N. Güntekin. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı, Dere, çay, Kendi, zat, Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde, Bir kimsenin benliği, kendi manevî varlığı, iç, nefis, derun, Sulak, verimli yer, Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun:"Özünü bir yerde bırakıp sadece kalıbını gezdirmişti."- H. Taner,

67 nektar     ts
68 İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı     ts
69 Kan bağı ile bağlı, üvey olmayan     ts
70 Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm     ts
71 Can alıcı nokta     ts
72 Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça     ts
73 Nehirlerin etrafında bulunan eğimli arazi     ts
74 lüb     ts
75 çayırlık     ts
76 Sulak yer     ts
77 Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hulâsa     ts
78 Küçük dere     ts
79 "Kendine, kendi kendini" anlamında birleşik kelimeler türetir     ts
80 Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça     ts
81 Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa     ts
82 Kendi, zat:"Bir od düştü yanar tatlı özüme / Dünya zindan görünüyor gözüme."- Karacaoğlan. "Kendine, kendi kendini" anlamında birleşik kelimeler türetir     ts
83 Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde:"Ortalıktaki krizi sebep gösteriyorlar ama asıl kriz şirketin kendi özünde."- A. Gündüz     ts
84 Kan bağı ile bağlı, üvey olmayan:"Çocuğun bu yalanı bir anda onu bana bir öz evlat sevgisiyle bağladı."- R. N. Güntekin. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı     ts
85 Dere, çay     ts
86 Kendi, zat     ts
87 Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde     ts
88 Bir kimsenin benliği, kendi manevî varlığı, iç, nefis, derun     ts
89 Sulak, verimli yer     ts
90 Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun:"Özünü bir yerde bırakıp sadece kalıbını gezdirmişti."- H. Taner     ts
More results

Değişebilenin altında yatan değişmeyen,

91 Değişebilenin altında yatan değişmeyen  Felsefe     ts
 


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada öz kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. öz kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan öz kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.