beat, multiplication, impact, multiply, multiplication re: math function, lash, flop, blip, beaten, brunt, crack, product, hit, clip, stroking, blow, five pointed fishing hook, impingement, stroke, throb, repoussé, percussion, bump, a large fishhook which has five barbs, repoussage, (Matematik) multiplication, bump, blow, stroke; multiplication; five pointed fishing hook; beaten, hitting, striking, or bumping (something); hitting, striking, or bumping (one thing) against (another); slamming (something) down on (a surface), (içki) jolt, pound, strike, dash, crash, collide, slam, impinge, knock, ram, crash into, knock over, bump into, (Matematik) to multiply (one number) by (another), popt, outwit, plant, plonk down, plonk, deceive, plunk, knock out, hurtle, kayo, greet, mulct, pulse, knock into, knock against, collide with, foul, run down, steal, catch, rip off, distort, slap, run, run against, reach, smash, smite upon, wham, slat, strike against, spring, pulsate, clash, to sock, wallop, belt, or thump someone (with one's fist); to slap someone: Çarparım ha! I'll really belt you one!, (for something) to make (someone) feel dizzy; to give (someone) a headache; to go to (someone's) head, cannon, (for one's heart) to beat, palpitate, or throb, to steal, swipe, make off with (something); to rob (someone), to apply an undercoat of (plaster) to (a surface), barge, bash, (for a malevolent spirit) to paralyze (someone), (for a door, shutter, etc.) to slam, bang; to slam, bang (a door, shutter, etc.), to hit, strike, or bump; to hit, strike, or bump (one thing) against (another); to slam (something) down on (a surface), clap, to strike, to hit; to slam, to bang; to run into, to run sb/sth down, to smash, to dash, to bump, to crash, to ram, to collide, to cannon against/into; (kalp) to beat, to throb, to pump; to distort, to paralyze, to strike; to multiply; (içki) to go to sb', bang into, (gemi) foul, (kalp) throb, bang,
1
beat isim
ts
2
multiplication
ts
3
impact
ts
4
multiply Bilgisayar
ts
5
multiplication re: math function
ts
6
lash isim
ts
7
flop
ts
8
blip isim
ts
9
beaten
ts
10
brunt isim
ts
11
crack
ts
12
product Bilgisayar
ts
13
hit
ts
14
clip
ts
15
stroking
ts
16
blow
ts
17
five pointed fishing hook
ts
18
impingement
ts
19
stroke isim
ts
20
throb isim
ts
21
repoussé
ts
22
percussion
ts
23
bump
ts
24
a large fishhook which has five barbs
ts
25
repoussage
ts
26
(Matematik) multiplication
ts
27
bump, blow, stroke; multiplication; five pointed fishing hook; beaten
ts
28
hitting, striking, or bumping (something); hitting, striking, or bumping (one thing) against (another); slamming (something) down on (a surface)
ts
29
(içki) jolt
ts
30
çarpmak
pound fiil
ts
31
çarpmak
strike fiil
ts
32
çarpmak
dash fiil
ts
33
çarpmak
crash
ts
34
çarpmak
collide fiil
ts
35
çarpmak
slam fiil
ts
36
çarpmak
impinge
ts
37
çarpmak
knock fiil
ts
38
çarpmak
ram fiil
ts
39
çarpmak
crash into
ts
40
çarpmak
knock over
ts
41
çarpmak
bump into
ts
42
çarpmak
(Matematik) to multiply (one number) by (another)
ts
43
Çarpmak
popt - "I popt my bald head in Mrs. Frizzle's face"
ts
44
çarpmak
outwit fiil
ts
45
çarpmak
plant fiil
ts
46
çarpmak
plonk down
ts
47
çarpmak
plonk fiil
ts
48
çarpmak
deceive fiil
ts
49
çarpmak
plunk isim
ts
50
çarpmak
knock out
ts
51
çarpmak
hurtle fiil
ts
52
çarpmak
kayo fiil
ts
53
çarpmak
greet fiil
ts
54
çarpmak
mulct fiil
ts
55
çarpmak
pulse fiil
ts
56
çarpmak
knock into
ts
57
çarpmak
knock against
ts
58
çarpmak
collide with
ts
59
çarpmak
foul
ts
60
çarpmak
run down
ts
61
çarpmak
steal
ts
62
çarpmak
catch
ts
63
çarpmak
rip off
ts
64
çarpmak
distort
ts
65
çarpmak
slap fiil
ts
66
çarpmak
run fiil
ts
67
çarpmak
run against
ts
68
çarpmak
reach fiil
ts
69
çarpmak
smash fiil
ts
70
çarpmak
smite upon
ts
71
çarpmak
wham
ts
72
çarpmak
slat
ts
73
çarpmak
strike against
ts
74
çarpmak
spring fiil
ts
75
çarpmak
pulsate fiil
ts
76
çarpmak
clash fiil
ts
77
çarpmak
to sock, wallop, belt, or thump someone (with one's fist); to slap someone: Çarparım ha! I'll really belt you one!
ts
78
çarpmak
(for something) to make (someone) feel dizzy; to give (someone) a headache; to go to (someone's) head
ts
79
çarpmak
cannon
ts
80
çarpmak
(for one's heart) to beat, palpitate, or throb
ts
81
çarpmak
to steal, swipe, make off with (something); to rob (someone)
ts
82
çarpmak
to apply an undercoat of (plaster) to (a surface)
ts
83
çarpmak
barge
ts
84
çarpmak
bash
ts
85
çarpmak
(for a malevolent spirit) to paralyze (someone)
ts
86
çarpmak
(for a door, shutter, etc.) to slam, bang; to slam, bang (a door, shutter, etc.)
ts
87
çarpmak
to hit, strike, or bump; to hit, strike, or bump (one thing) against (another); to slam (something) down on (a surface)
ts
88
çarpmak
clap
ts
89
çarpmak
to strike, to hit; to slam, to bang; to run into, to run sb/sth down, to smash, to dash, to bump, to crash, to ram, to collide, to cannon against/into; (kalp) to beat, to throb, to pump; to distort, to paralyze, to strike; to multiply; (içki) to go to sb'
Çarpma işlemi, darp, Çarpmak işi, Çırpılarak yapılan (şey), Çarpmak işlemi, darp, zarp, Çarpmak işi:"Ayşe'nin yüreği daha hızlı çarpmaya başladı."- Ö. Seyfettin. Çarpmak işlemi, darp, zarp, Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi, Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık, Kurnazlıkla, zorla ele geçirmek, Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak, El çabukluğu ile çalmak, eleşmek, Hızla değmek, vurmak, Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak, Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde, çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, zarp etmek, Kurnazlıkla, zorla ele geçirmek:"İhtiyarın üç aylıkları aldığı günler çıkagelir, allem edip kallem edip zavallının yarı maaşını çarpar kaçar."- H. Taner, Etkisiyle birdenbire hasta etmek, Hızla değmek, vurmak:"Ahmet şaşkınlığından bir kestane yığınına çarptı, canı acıyordu."- S. F. Abasıyanık, Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak:"Yeşildirek'te yatan evliya hepinizi çarpar."- K. Tahir, El çabukluğu ile çalmak:"Köprüden denizi seyredenlerin cüzdanını hep çarparlar."- B. Felek, Hızla bir yere vurmak, Hızlı atmak, Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, zarp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak:"Güzel halk türkülerinde beni çarpan şey bunların hepsinin arkasında bir vaka, bir macera, nihayet bir insan bulunmasıdır."- B. R. Eyuboğlu,
94
Çarpma işlemi
ts
95
darp
ts
96
Çarpmak işi
ts
97
Çırpılarak yapılan (şey)
ts
98
Çarpmak işlemi, darp, zarp
ts
99
Çarpmak işi:"Ayşe'nin yüreği daha hızlı çarpmaya başladı."- Ö. Seyfettin. Çarpmak işlemi, darp, zarp
ts
100
Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi
ts
101
Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık
ts
102
çarpmak
Kurnazlıkla, zorla ele geçirmek
ts
103
çarpmak
Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak
ts
104
çarpmak
El çabukluğu ile çalmak
ts
105
çarpmak
eleşmek
ts
106
çarpmak
Hızla değmek, vurmak
ts
107
çarpmak
Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak
ts
108
çarpmak
Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde, çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, zarp etmek
ts
109
çarpmak
Kurnazlıkla, zorla ele geçirmek:"İhtiyarın üç aylıkları aldığı günler çıkagelir, allem edip kallem edip zavallının yarı maaşını çarpar kaçar."- H. Taner
ts
110
çarpmak
Etkisiyle birdenbire hasta etmek
ts
111
çarpmak
Hızla değmek, vurmak:"Ahmet şaşkınlığından bir kestane yığınına çarptı, canı acıyordu."- S. F. Abasıyanık
ts
112
çarpmak
Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak:"Yeşildirek'te yatan evliya hepinizi çarpar."- K. Tahir
ts
113
çarpmak
El çabukluğu ile çalmak:"Köprüden denizi seyredenlerin cüzdanını hep çarparlar."- B. Felek
ts
114
çarpmak
Hızla bir yere vurmak
ts
115
çarpmak
Hızlı atmak
ts
116
çarpmak
Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, zarp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak:"Güzel halk türkülerinde beni çarpan şey bunların hepsinin arkasında bir vaka, bir macera, nihayet bir insan bulunmasıdır."- B. R. Eyuboğlu
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada çarpma kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. çarpma kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan çarpma kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.