go off, decompose, ret, spoil, languish, molder, moulder, perish, go bad, decline, fester, putrefy, sphacelate, rot away, blight, breakdown, refuted, bruise, mortify, corrode, addle, decay, canker, to be bruised, be discolored, (for an argument, claim) to be refuted, be proved unsound, to become infirm (because of aging); to lose one's vitality, to decay, to rot, to decompose, to putrefy, to go bad; to bruise; to mortify; to be refuted, to rot, decay, putrefy, go bad, to become worn out or unsound, become unsound, rot, (kuru ot) ret, rotting, rottenness, putrefaction, dry rot, deteriorate, decomposing, deterioration, corruption, dote, digestion, decomposition, decay, corrosion, corruption,
1
go off
ts
2
decompose fiil
ts
3
ret
ts
4
spoil fiil
ts
5
languish fiil
ts
6
molder fiil
ts
7
moulder
ts
8
perish fiil
ts
9
go bad
ts
10
decline fiil
ts
11
fester fiil
ts
12
putrefy fiil
ts
13
sphacelate fiil
ts
14
rot away
ts
15
blight
ts
16
breakdown
ts
17
refuted
ts
18
bruise
ts
19
mortify
ts
20
corrode
ts
21
addle
ts
22
decay fiil
ts
23
canker fiil
ts
24
to be bruised, be discolored
ts
25
(for an argument, claim) to be refuted, be proved unsound
ts
26
to become infirm (because of aging); to lose one's vitality
ts
27
to decay, to rot, to decompose, to putrefy, to go bad; to bruise; to mortify; to be refuted
NAHR, HAMT, Yıpranmak, çökmek, Temelsiz ve kanıtsız kalmak, Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak, Türlü etkilerle ve en çok mikropların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak, Bitki veya hayvan türlü etkilerle ve en çok mikropların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak:"Sen toprakta çürürsün canım kardeşim / Ben ayakta."- B. R. Eyuboğlu, Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek:"Onun gelişine kadar da kağşamış, çürümüş, küflenmiş yapı ayakta kalamazdı."- T. Buğra, Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak. İnsan yıpranmak, çökmek, Dava temelsiz ve kanıtsız kalmak, Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek, Çürümek işi,
45
NAHR
ts
46
HAMT
ts
47
Yıpranmak, çökmek
ts
48
Temelsiz ve kanıtsız kalmak
ts
49
Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak
ts
50
Türlü etkilerle ve en çok mikropların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak
ts
51
Bitki veya hayvan türlü etkilerle ve en çok mikropların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak:"Sen toprakta çürürsün canım kardeşim / Ben ayakta."- B. R. Eyuboğlu
ts
52
Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek:"Onun gelişine kadar da kağşamış, çürümüş, küflenmiş yapı ayakta kalamazdı."- T. Buğra
ts
53
Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak. İnsan yıpranmak, çökmek
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada çürümek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. çürümek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan çürümek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.