planlı

listen to the pronunciation of planlı
Türkçe - İngilizce
{s} planned

Tom planned to visit Mary the first chance he got. - Tom eline geçecek ilk fırsatta Mary'yi ziyaret etmeyi planlıyor.

Kotava is a planned language. - Kotava planlı bir dildir.

premeditated (crime)
deliberate
{i} scheming
Türkçe - Türkçe
Belirli bir plana göre yapılan, yürütülen, düzenlenen: "Okulla anlaşıp genç atletizm takımını planlı şekilde hazırlamaya bakmalı."- H. Taner. Önceden belirlenerek yapılan, ölçülü, hesaplı
planlı