I was watching TV then.
- O zamanda televizyon seyrediyordum.
It's supposed to rain tomorrow night, so let's leave our umbrellas until then.
- Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.
Tom was the only person in the room at the time.
- O zaman, Tom odadaki tek kişiydi.
Tom claims he was drunk at the time.
- Tom o zaman sarhoş olduğunu iddia ediyor.
By that time I'll have already left.
- O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.
I was cleaning my room for that time.
- Ben o zaman odamı temizliyordum.
If only you had told me the whole story at that time!
- Keşke o zaman bütün hikayeyi bana anlatsaydın!
Few roads existed in North America at that time.
- O zaman Kuzey Amerika'da birkaç tane yol vardı.
I'll be six feet under by then.
- O zamana nalları dikmiş olurum.
I'll be back by then.
- O zamana kadar döneceğim.