İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
ateşkese zorlamak
aşırı zorlamak
aşırı zorlamak / çal..
belleğini zorlamak
bir hayvanı ilaç alm..
birini alelacele bir..
birini aşırı önlemle..
birini bir belgeyi i..
birini bir karar alm..
birini hesap vermeye..
birini iflasa zorlam..
birini istemediği bi..
birini itaat etmeye ..
birini itirafa zorla..
birinin sabrını zorl..
birini oyunun kurall..
birini sözünü tutmay..
birini sır saklamaya..
birini zorlamak
birisini zorlamak
bir karar almak için..
bir tanığı olaylara ..
bir ülkeyi savaşa zo..
bir şeyi yapmaya zor..
düşmanı çarpışmaya z..
düşmanı çekilmeye zo..
gücünü zorlamak
inişe zorlamak
inmeye zorlamak
işverenleri fazla iş..
 
zorlamakadd into favorites
TR    

compel, enforce, force, impose, constrain, inflict, worry, urge, coerce, drive, to force, push, obligate, strain, exact, impress, highpressure, bully, be urgent with smb, bludgeon, edge on, subdue, sweat, stretch, stampede, railroad, twist smb.'s arm, put, come down, oblige, crack, wrest, railroad into doing, push smb. for, drag in, impel, do violence to, cozen, cow smb. into, lean upon, pressure, press, press gang smb. into doing smth, outrage, clamor down, obtrude, to try to force (something) open, try to break (something) open: Kapıyı zorlama! Don't try to force the door open!, to strain, exert (oneself) to the utmost, to put pressure on, put (someone) under pressure, pressure (someone) insistently, press (someone) insistently, to force, constrain, coerce, or compel (someone) (to do something), to force; to coerce, to compel, to oblige; to strain, to strain, put a strain upon (something), be urgent with somebody, push somebody for, push smb for, pluck, press into, muscle in, compel to, compel to be, clamour down, bring pressure to bear on, cow somebody into, force to be, make, force to, demand, twist someone's arm, enforcement, constraint, coercion, compulsion, arm-twisting, violence, screw, constraining, stress, forced: zorlama yürüyüş forced march, forcing; constraint; coercion; compelling, compulsion, compulsion, constraint, coercion; rupture; forced, compulsory, pressuring (someone) insistently, trying to force (something) open, arm twisting, compulsory, rupture, coercitive, far-fetched, coaction, duress, obliging, impellent, exacting, forcing,

1 compel  fiil     ts
2 enforce  fiil     ts
3 force  fiil     ts
4 impose     ts
5 constrain  fiil     ts
6 inflict     ts
7 worry  fiil     ts
8 urge     ts
9 coerce  fiil     ts
10 drive  fiil     ts
11 to force     ts
12 push  fiil     ts
13 obligate     ts
14 strain  fiil     ts
15 exact  fiil     ts
16 impress  fiil     ts
17 highpressure     ts
18 bully  fiil     ts
19 be urgent with smb     ts
20 bludgeon  fiil     ts
21 edge on     ts
22 subdue  fiil     ts
23 sweat  fiil     ts
24 stretch  fiil     ts
25 stampede  fiil     ts
26 railroad  fiil     ts
27 twist smb.'s arm     ts
28 put     ts
29 come down     ts
30 oblige     ts
31 crack     ts
32 wrest  fiil     ts
33 railroad into doing     ts
34 push smb. for     ts
35 drag in  fiil     ts
36 impel  fiil     ts
37 do violence to     ts
38 cozen  fiil     ts
39 cow smb. into     ts
40 lean upon     ts
41 pressure  fiil     ts
42 press  fiil     ts
43 press gang smb. into doing smth     ts
44 outrage  fiil     ts
45 clamor down     ts
46 obtrude     ts
47 to try to force (something) open, try to break (something) open: Kapıyı zorlama! Don't try to force the door open!     ts
48 to strain, exert (oneself) to the utmost     ts
49 to put pressure on, put (someone) under pressure, pressure (someone) insistently, press (someone) insistently     ts
50 to force, constrain, coerce, or compel (someone) (to do something)     ts
51 to force; to coerce, to compel, to oblige; to strain     ts
52 to strain, put a strain upon (something)     ts
53 be urgent with somebody     ts
54 push somebody for     ts
55 push smb for     ts
56 pluck     ts
57 press into     ts
58 muscle in     ts
59 compel to     ts
60 compel to be     ts
61 clamour down     ts
62 bring pressure to bear on     ts
63 cow somebody into     ts
64 force to be     ts
65 make     ts
66 force to     ts
67 demand     ts
68 twist someone's arm  deyim     ts
69zorlama enforcement  isim     ts
70zorlama constraint  isim     ts
71zorlama coercion     ts
72zorlama compulsion     ts
73zorlama arm-twisting     ts
74zorlama violence  isim     ts
75zorlama screw     ts
76zorlama constraining  isim     ts
77zorlama stress  isim     ts
78zorlama forced: zorlama yürüyüş forced march     ts
79zorlama forcing; constraint; coercion; compelling, compulsion     ts
80zorlama compulsion, constraint, coercion; rupture; forced, compulsory     ts
81zorlama pressuring (someone) insistently     ts
82zorlama trying to force (something) open     ts
83zorlama arm twisting     ts
84zorlama compulsory     ts
85zorlama rupture  Tıp     ts
86zorlama coercitive  Fizik     ts
87zorlama far-fetched  deyim     ts
88zorlama coaction     ts
89zorlama duress     ts
90zorlama obliging     ts
91zorlama impellent  isim     ts
92zorlama exacting     ts
93zorlama forcing  isim     ts
More results

mecbur etmek, cebretmek, UBUR, ZECİR, sıkıştırmak, yırtmak, Üstelemek, ısrar etmek, Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak, zor kullanmak, mecbur etmek:"Bir realite hissi ile değil, bir tarih hissi ile kendimizi zorluyorduk."- F. R. Atay, Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak. Üstelemek, ısrar etmek:"Bütün köylü zorladı da, bu sefer izin alabildi."- Ö. Seyfettin, Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak, zor kullanmak, mecbur etmek, Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak, TECAVÜZ, İCBAR ETME, cebr, Zorlanarak sağlanan, cebrî:"Melodram ile vodvilin temelde eş yapıda, zorlama türler olduğunu yazar durmadan."- N. Cumalı, Zorlanmak işi, zecir, Özellikle oynaklarda ara keseciklerinin fıtığı olarak beliren, bir organın zorlanmış olmasıyla ortaya çıkan aksaklık veya bozukluk, Zorlanarak sağlanan, cebrî, Zorlanmak işi, zecir:"İlk gençliğimin en büyük sıkıntısı bu şiir zorlamasıdır."- F. R. Atay. Özellikle oynaklarda ara keseciklerinin fıtığı olarak beliren, bir organın zorlanmış olmasıyla ortaya çıkan aksaklık veya bozukluk,

94 mecbur etmek     ts
95 cebretmek     ts
96 UBUR     ts
97 ZECİR  Hukuk     ts
98 sıkıştırmak     ts
99 yırtmak     ts
100 Üstelemek, ısrar etmek     ts
101 Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak, zor kullanmak, mecbur etmek:"Bir realite hissi ile değil, bir tarih hissi ile kendimizi zorluyorduk."- F. R. Atay     ts
102 Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak. Üstelemek, ısrar etmek:"Bütün köylü zorladı da, bu sefer izin alabildi."- Ö. Seyfettin     ts
103 Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak, zor kullanmak, mecbur etmek     ts
104 Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak     ts
105Zorlama TECAVÜZ     ts
106Zorlama İCBAR ETME  Hukuk     ts
107zorlama cebr     ts
108zorlama Zorlanarak sağlanan, cebrî:"Melodram ile vodvilin temelde eş yapıda, zorlama türler olduğunu yazar durmadan."- N. Cumalı     ts
109zorlama Zorlanmak işi, zecir     ts
110zorlama Özellikle oynaklarda ara keseciklerinin fıtığı olarak beliren, bir organın zorlanmış olmasıyla ortaya çıkan aksaklık veya bozukluk     ts
111zorlama Zorlanarak sağlanan, cebrî     ts
112zorlama Zorlanmak işi, zecir:"İlk gençliğimin en büyük sıkıntısı bu şiir zorlamasıdır."- F. R. Atay. Özellikle oynaklarda ara keseciklerinin fıtığı olarak beliren, bir organın zorlanmış olmasıyla ortaya çıkan aksaklık veya bozukluk     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada zorlamak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. zorlamak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan zorlamak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.