weakening, ebbing, reducing, fading, weaken, skeletizaiton, slimming, decay, emaciation, attenuate, fade out, attenuation, atrophy, wane, tabes, failure, weakening; attenuation, decline, fade, thin, peak, reduce, thin of, go flat, ebb, loose flesh, grow lean, grow thin, fail, droop, flag, become thin, lose weight, slim down, loose weight, thin down, thin out, slim, be on the wane, to become thin, to slim, to weaken, to reduce; to decline, to flag, to slim down, lose weight, (for a possibility) to become unlikely, (for something) to get poor, go downhill, decline in quality: Fransızcam zayıfladı. My French has gotten shaky, to get thin; to get scrawny,
1
weakening
ts
2
ebbing
ts
3
reducing
ts
4
fading
ts
5
weaken Hukuk
ts
6
skeletizaiton Tıp
ts
7
slimming
ts
8
decay isim
ts
9
emaciation isim
ts
10
attenuate
ts
11
fade out
ts
12
attenuation isim
ts
13
atrophy
ts
14
wane isim
ts
15
tabes isim
ts
16
failure
ts
17
weakening; attenuation
ts
18
zayıflamak
decline fiil
ts
19
zayıflamak
fade fiil
ts
20
zayıflamak
thin fiil
ts
21
zayıflamak
peak fiil
ts
22
zayıflamak
reduce fiil
ts
23
zayıflamak
thin of
ts
24
zayıflamak
go flat - "It won't go flat."
ts
25
zayıflamak
ebb
ts
26
zayıflamak
loose flesh
ts
27
zayıflamak
grow lean
ts
28
zayıflamak
grow thin
ts
29
zayıflamak
fail
ts
30
zayıflamak
droop
ts
31
zayıflamak
flag
ts
32
zayıflamak
become thin
ts
33
zayıflamak
lose weight
ts
34
zayıflamak
slim down
ts
35
zayıflamak
loose weight
ts
36
zayıflamak
thin down
ts
37
zayıflamak
thin out
ts
38
zayıflamak
slim fiil
ts
39
zayıflamak
be on the wane
ts
40
zayıflamak
to become thin, to slim, to weaken, to reduce; to decline, to flag
ts
41
zayıflamak
to slim down, lose weight
ts
42
zayıflamak
(for a possibility) to become unlikely
ts
43
zayıflamak
(for something) to get poor, go downhill, decline in quality: Fransızcam zayıfladı. My French has gotten shaky
IZ'AF, Hastalık, bakımsızlık veya rejimle şişmanlığın azalması, Zayıflamak işi veya durumu:"Sanki pek şişman bir şeymiş gibi, zayıflama hastalığına tutulmuştu."- M. Ş. Esendal, Zayıflamak işi veya durumu, TEHELLÜS, daralmak, incelmek, telesimek, NAHŞ, MUKAVERE, Zayıf duruma gelmek, Zayıf duruma gelmek:"Paşa, kendisini görenleri tanımayacak kadar zayıflamıştı."- Ö. Seyfettin,
45
IZ'AF
ts
46
Hastalık, bakımsızlık veya rejimle şişmanlığın azalması
ts
47
Zayıflamak işi veya durumu:"Sanki pek şişman bir şeymiş gibi, zayıflama hastalığına tutulmuştu."- M. Ş. Esendal
ts
48
Zayıflamak işi veya durumu
ts
49
Zayıflamak
TEHELLÜS
ts
50
Zayıflamak
daralmak
ts
51
Zayıflamak
incelmek
ts
52
Zayıflamak
telesimek
ts
53
Zayıflamak
NAHŞ
ts
54
Zayıflamak
MUKAVERE
ts
55
zayıflamak
Zayıf duruma gelmek
ts
56
zayıflamak
Zayıf duruma gelmek:"Paşa, kendisini görenleri tanımayacak kadar zayıflamıştı."- Ö. Seyfettin
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada zayıflama kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. zayıflama kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan zayıflama kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.