lie, lay, incline, couch, lie down, be couched, go to bed, kip, hit the hay, turn in, hit the sack, stay in prison, go to sleep, yacht, have a screw, take to one's bed, to be imprisoned, bang, sleep with, rest, repose, hit the sack/sack out, buried, sack in, repose oneself, recline, kip down, lay oneself down, lie up, indine, become flat, to go to bed, to turn in; to be in bed; to lie; to lie down, to recline; to lie at anchor; to be imprisoned; to stay in prison; to become flat; to go by the board; to lie on; to have sex, to bed (with), to sleep together, to sleep with sb; to be buried, to enter, go into (hospital), to stay in bed; to keep to one's bed; to be bedfast, (for someone) to be in bed, be lying down, to lie, lie flat, lie at full length, to stay in; to remain in, sit in (a place), bed with, be in bed, be imprisoned, doss, go by the board, imprisoned, have sex, be buried, to have sex with, sleep with, slang (for something) to be fated not to occur, not to be on: Bu iş yattı galiba. It looks like this thing's not on, slang to agree to, accept, to lean to (one side); (for a ship) to list, to be in prison, slang to do it, have sex, to sleep, spend one's nights in: Nerede yatıp kalkıyorsun? Where are you sleeping at night?, (for a sports team) to be beaten; (for a team) to suffer a series of defeats, have a bad season. yatıp kalkıp continually, always. yatıp kalkmak, in bed, lying, tilt, recumbency, stay up, couchant,
1
lie fiil
ts
2
lay
ts
3
incline
ts
4
couch
ts
5
lie down
ts
6
be couched
ts
7
go to bed
ts
8
kip
ts
9
hit the hay
ts
10
turn in
ts
11
hit the sack
ts
12
stay in prison
ts
13
go to sleep
ts
14
yacht
ts
15
have a screw
ts
16
take to one's bed deyim
ts
17
to be imprisoned
ts
18
bang fiil
ts
19
sleep with
ts
20
rest fiil
ts
21
repose fiil
ts
22
hit the sack/sack out konuşma dili
ts
23
buried
ts
24
sack in Fiili Deyim
ts
25
repose oneself
ts
26
recline fiil
ts
27
kip down fiil
ts
28
lay oneself down
ts
29
lie up
ts
30
indine
ts
31
become flat
ts
32
to go to bed, to turn in; to be in bed; to lie; to lie down, to recline; to lie at anchor; to be imprisoned; to stay in prison; to become flat; to go by the board; to lie on; to have sex, to bed (with), to sleep together, to sleep with sb; to be buried
ts
33
to enter, go into (hospital)
ts
34
to stay in bed; to keep to one's bed; to be bedfast
ts
35
(for someone) to be in bed, be lying down
ts
36
to lie, lie flat, lie at full length
ts
37
to stay in; to remain in, sit in (a place)
ts
38
bed with
ts
39
be in bed
ts
40
be imprisoned
ts
41
doss
ts
42
go by the board
ts
43
imprisoned
ts
44
have sex
ts
45
be buried
ts
46
to have sex with, sleep with
ts
47
slang (for something) to be fated not to occur, not to be on: Bu iş yattı galiba. It looks like this thing's not on
ts
48
slang to agree to, accept
ts
49
to lean to (one side); (for a ship) to list
ts
50
to be in prison
ts
51
slang to do it, have sex
ts
52
to sleep, spend one's nights in: Nerede yatıp kalkıyorsun? Where are you sleeping at night?
ts
53
(for a sports team) to be beaten; (for a team) to suffer a series of defeats, have a bad season. yatıp kalkıp continually, always. yatıp kalkmak
Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak, Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek, Cinsel ilişkide bulunmak, Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek, Boş yere beklemek, Hastalık sebebiyle yatakta kalmak, İşlemez, çalışmaz durumda kalmak, Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak, Gömülmüş olmak, Heves etmek, eğilmek, İşsiz kalmak, çalışmamak, Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak, Bulunmak, var olmak, Hapsedilmek, Heves etmek, eğilmek:"Çalı süpürgelerinin kırmızı çiçeklerindeki bal kokusuna yatmışlardı."- S. F. Abasıyanık, Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek, Boş yere beklemek. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak, Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak:"Tavuk pazarındaki handa yatmakta devam ediyor."- M. Ş. Esendal, Hastalık sebebiyle yatakta kalmak:"Gün geçmeden bronşiti, çarpıntısı tutar; yatak yorgan ya(Tarih) "- S. M. Alus, Hapsedilmek. Ölü gömülmüş olmak:"Mezarlık servilerinin altında ninelerim, teyzelerim yatarlardı."- Halikarnas Balıkçısı, Düz bir duruma gelmek, düzleşmek, Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak:"Dört nal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak."- N. Hikmet, Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. İşsiz kalmak, çalışmamak, Bulunmak, var olmak:"Her ayrıcalık hevesinin kökeninde bir kompleks, bir göstermecilik duygusu yattığı görülür."- H. Taner, Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak, Yatmak işi:"Çocuklara yatma zamanının yaklaştığını başıyla anlatan bir mürebbiye edasıyla duruyor."- R. H. Karay, Yatmak işi,
60
Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak
ts
61
Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek
ts
62
Cinsel ilişkide bulunmak
ts
63
Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek
ts
64
Boş yere beklemek
ts
65
Hastalık sebebiyle yatakta kalmak
ts
66
İşlemez, çalışmaz durumda kalmak
ts
67
Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak
ts
68
Gömülmüş olmak
ts
69
Heves etmek, eğilmek
ts
70
İşsiz kalmak, çalışmamak
ts
71
Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak
ts
72
Bulunmak, var olmak
ts
73
Hapsedilmek
ts
74
Heves etmek, eğilmek:"Çalı süpürgelerinin kırmızı çiçeklerindeki bal kokusuna yatmışlardı."- S. F. Abasıyanık
ts
75
Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek
ts
76
Boş yere beklemek. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak
ts
77
Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak:"Tavuk pazarındaki handa yatmakta devam ediyor."- M. Ş. Esendal
ts
78
Hastalık sebebiyle yatakta kalmak:"Gün geçmeden bronşiti, çarpıntısı tutar; yatak yorgan ya(Tarih) "- S. M. Alus
ts
79
Hapsedilmek. Ölü gömülmüş olmak:"Mezarlık servilerinin altında ninelerim, teyzelerim yatarlardı."- Halikarnas Balıkçısı
ts
80
Düz bir duruma gelmek, düzleşmek
ts
81
Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak:"Dört nal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak."- N. Hikmet
ts
82
Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. İşsiz kalmak, çalışmamak
ts
83
Bulunmak, var olmak:"Her ayrıcalık hevesinin kökeninde bir kompleks, bir göstermecilik duygusu yattığı görülür."- H. Taner
ts
84
Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak
ts
85
yatma
Yatmak işi:"Çocuklara yatma zamanının yaklaştığını başıyla anlatan bir mürebbiye edasıyla duruyor."- R. H. Karay
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yatmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yatmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yatmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.