İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
alt yatak
alçak yatak
ana yatak
anne ve babanın yata..
ara yatak
askılı yatak
asma yatak
açılır kapanır yatak
ağ yatak
bebekler için taşına..
beklenmeyen konuklar..
bilyalı yatak
bilyeli yatak
bir kadının yatak ya..
branda yatak
değme yatak
düz yatak
dış yatak
eksenel yatak
ekstra yatak
en büyük boy yatak
gemide veya trende d..
hastaneye bir yatak ..
havalı yatak
hem oturma hem yatak..
yatak  
yatak (gemi)
yatak alaşımı
yatak arkadaşı
yatak açmak
yatak basıncı
yatak başlığı
yatak başı
yatak istirahâti
yatak kafesi
yatak kapasitesi
yatak kapağı
yatak kapağı cıvatas..
yatak kepi
yatak keçesi
yatak kiti
yatak kıyafeti
yatak odasi
yatak odası
yatak odası takımı
yatak pedi
yatak pimi
yatak pirinci
yatak plakası
yatak pulu
yatak rondelası
yatak salmastrası
yatak sarma
yatak takımı
yatak toplamak
yatak vakti
yatak yapmak
yatak yara
yatak yarası
yatak yüzeyi
yatak yüzü
yatak zarfı
yatak çarşafı
yatak örtü
yatak örtüsü
çadır gibi tavanı ol..
çekilince yatak olan..
çift kişilik yatak r..
çift yatak
çocuk yatak odası
 
yatakadd into favorites
TR    

bed, mattress, the bed, a bed, lit, channel, anti-friction lining, palier, roller bearing, laver, mount, anchorage, riverbed, seminary, stratum, support, watercourse, accessory, bearings, recess, sack, sleeping pad, bunk, wear ring, kip, hotbed, race, seat, den, doss, haunt, flop, bearing, ore bed, bye bye, seam, berth, seating, bed, couch; lair, den; anchorage, berth; riverbed; stratum, ore bed, deposit; bearing; (hırsız, vb.) den, trench into which seedling plants are transplanted, chamber (of a gun), mech. (a) bearing, straw-filled container in which eggs or fruits are stored: yatak limonu lemon which has been stored in straw, bedding, hideout, hideaway, receiver of stolen goods, fence; person who harbors a criminal, place abounding in (game), boss, bed; bedstead, bed (of a stream, river, or lake); course, channel (of a stream or river), den, lair (of thieves or animals), seam, bed, vein, lode, or placer (of a mineral), pad,

1 bed     ts
2 mattress     ts
3 the bed     ts
4 a bed     ts
5 lit     ts
6 channel     ts
7 anti-friction lining     ts
8 palier     ts
9 roller bearing     ts
10 laver  Tıp     ts
11 mount     ts
12 anchorage  Askeri     ts
13 riverbed     ts
14 seminary     ts
15 stratum     ts
16 support     ts
17 watercourse     ts
18 accessory  Kanun     ts
19 bearings  isim     ts
20 recess  isim     ts
21 sack  isim     ts
22 sleeping pad     ts
23 bunk     ts
24 wear ring  Nükleer Bilimler     ts
25 kip  isim     ts
26 hotbed  isim     ts
27 race     ts
28 seat     ts
29 den  isim     ts
30 doss  isim     ts
31 haunt  isim     ts
32 flop  isim     ts
33 bearing     ts
34 ore bed     ts
35 bye bye     ts
36 seam     ts
37 berth     ts
38 seating     ts
39 bed, couch; lair, den; anchorage, berth; riverbed; stratum, ore bed, deposit; bearing; (hırsız, vb.) den     ts
40 trench into which seedling plants are transplanted     ts
41 chamber (of a gun)     ts
42 mech. (a) bearing     ts
43 straw-filled container in which eggs or fruits are stored: yatak limonu lemon which has been stored in straw     ts
44 bedding     ts
45 hideout     ts
46 hideaway     ts
47 receiver of stolen goods, fence; person who harbors a criminal     ts
48 place abounding in (game)     ts
49 boss     ts
50 bed; bedstead     ts
51 bed (of a stream, river, or lake); course, channel (of a stream or river)     ts
52 den, lair (of thieves or animals)     ts
53 seam, bed, vein, lode, or placer (of a mineral)     ts
54 pad     ts
More results

Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça, SERİRE, akak, döşek, orum, firaş, Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar, Üzerinde yatılabilecek her türlü şey, Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi, Koyunların barındığı vadi kenarlarında yapılmış yer, Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb, Ağaçtan yapılmış döküm kalıbı, Koyunların dinlenmek için bırakıldıkları rüzgara açık yer, Yün, pamuk, kuş tüyü vb.maddelere kılıf geçirerek yapılan şilte, Bir şeyin çok bulunduğu yer, Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını, Irmak, çay, dere gibi suların, içinde aktıkları yer, akak, mecra, Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılan şilte. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Üzerinde yatılabilecek her türlü şey, Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka, Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi, Uyumak, dinlenmek gibi amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, Turunçgilleri ve yumurta gibi ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılan yer, Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur, Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer, Uyumak, dinlenmek gibi amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya:"Sabahleyin onu aynı güzellikte bulacağım ümidiyle yatağımdan fırladım."- R. H. Karay,

55 Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça     ts
56 SERİRE     ts
57 akak     ts
58 döşek     ts
59 orum     ts
60 firaş     ts
61 Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar     ts
62 Üzerinde yatılabilecek her türlü şey     ts
63 Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi     ts
64 Koyunların barındığı vadi kenarlarında yapılmış yer     ts
65 Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb     ts
66 Ağaçtan yapılmış döküm kalıbı     ts
67 Koyunların dinlenmek için bırakıldıkları rüzgara açık yer     ts
68 Yün, pamuk, kuş tüyü vb.maddelere kılıf geçirerek yapılan şilte     ts
69 Bir şeyin çok bulunduğu yer     ts
70 Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını     ts
71 Irmak, çay, dere gibi suların, içinde aktıkları yer, akak, mecra     ts
72 Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılan şilte. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Üzerinde yatılabilecek her türlü şey     ts
73 Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka     ts
74 Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi     ts
75 Uyumak, dinlenmek gibi amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya     ts
76 Turunçgilleri ve yumurta gibi ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılan yer     ts
77 Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur     ts
78 Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer     ts
79 Uyumak, dinlenmek gibi amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya:"Sabahleyin onu aynı güzellikte bulacağım ümidiyle yatağımdan fırladım."- R. H. Karay     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yatak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yatak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yatak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.