blush, embarrassment, shame, reddening, embarrass, compunction, abashment, being ashamed, confusion, feeling ashamed, blush, shame, feeling ashamed, be ashamed, be shy, embarrassed, ashamed, feel small, look small, feel shame at, blush with shame, be embarrassed, to be ashamed (of), to be embarrassed, to blush, to feel cheap, to look small, to feel small, to be ashamed, feel ashamed, to be shy or bashful, to feel too ashamed to (do something), shock, to be ashamed, feel cheap, be ashamed of, to be too shy to (do something), to be embarrassed,
1
blush isim
ts
2
embarrassment isim
ts
3
shame
ts
4
reddening deyim
ts
5
embarrass
ts
6
compunction
ts
7
abashment
ts
8
being ashamed
ts
9
confusion
ts
10
feeling ashamed
ts
11
blush, shame, feeling ashamed
ts
12
utanmak
be ashamed
ts
13
utanmak
be shy
ts
14
utanmak
embarrassed
ts
15
utanmak
ashamed
ts
16
utanmak
feel small
ts
17
utanmak
look small
ts
18
utanmak
feel shame at
ts
19
utanmak
blush with shame
ts
20
utanmak
be embarrassed
ts
21
utanmak
to be ashamed (of), to be embarrassed, to blush, to feel cheap, to look small, to feel small
yüz, Utanmak durumu, teeddüp, Utanma duygusu, mahcup olmak, TAHAŞİ, arlanmak, Sıkılmak, Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, korkmak, mahcup olmak:"Düğün sofrasında kendisinden başka böyle çatal tutanı göremeyince pek utandı."- A. Gündüz, Sıkılmak:"Hayır, edebiyattan değil, karşısında şimdiden aczini duyduğum okuyucudan utanıyorum."- A. Haşim. Çekinmek:"Birbirimizden utanarak karşı karşıya on dakika sustuk."- Y. Z. Ortaç, Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, korkmak, mahcup olmak, Çekinmek,
31
yüz
ts
32
Utanmak durumu, teeddüp
ts
33
Utanma duygusu
ts
34
Utanmak
mahcup olmak
ts
35
Utanmak
TAHAŞİ
ts
36
Utanmak
arlanmak
ts
37
utanmak
Sıkılmak
ts
38
utanmak
Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, korkmak, mahcup olmak:"Düğün sofrasında kendisinden başka böyle çatal tutanı göremeyince pek utandı."- A. Gündüz
ts
39
utanmak
Sıkılmak:"Hayır, edebiyattan değil, karşısında şimdiden aczini duyduğum okuyucudan utanıyorum."- A. Haşim. Çekinmek:"Birbirimizden utanarak karşı karşıya on dakika sustuk."- Y. Z. Ortaç
ts
40
utanmak
Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, korkmak, mahcup olmak
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada utanma kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. utanma kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan utanma kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.