stop by, come over, call at, drop in, come by, call on, resort to, take, call upon, come around, to call at, call in at, drop by, stop by (a place) (briefly), to call by/on, to drop in on, to drop by, to stop by, to stop round, to call (in/round) (on sb), to pop in, to come over, to come round; to stop off (at/in); to meet with, to experience; to suffer, to undergo, stop in, look up, experience, visit, stop round, sustain, put in an appearance, meet, receive, run against, run in, suffer, happen by, drop in at, happen in, haunt, come under, run up, put in, drop over, drop by, meet with, come, run, drop in on, fall into, drop around, to call in on, stop by to see (someone), or drop in on (someone) (briefly), (for a road) to pass through or by (a place), to rush out into, dash out into (a place), to meet with, encounter, or suffer (a difficulty, a disaster); to come down with (an illness), incur, (limana) touch at, to suffer misfortune at the hands of a jinn (e.g. to be paralyzed, to be struck dumb, etc.), come round, undergo, look in,
1
stop by
ts
2
come over
ts
3
call at
ts
4
drop in
ts
5
come by
ts
6
call on
ts
7
resort to Hukuk
ts
8
take
ts
9
call upon fiil
ts
10
come around
ts
11
to call at, call in at, drop by, stop by (a place) (briefly)
ts
12
to call by/on, to drop in on, to drop by, to stop by, to stop round, to call (in/round) (on sb), to pop in, to come over, to come round; to stop off (at/in); to meet with, to experience; to suffer, to undergo
ts
13
stop in
ts
14
look up
ts
15
experience
ts
16
visit fiil
ts
17
stop round
ts
18
sustain fiil
ts
19
put in an appearance
ts
20
meet fiil
ts
21
receive fiil
ts
22
run against
ts
23
run in
ts
24
suffer
ts
25
happen by
ts
26
drop in at
ts
27
happen in
ts
28
haunt
ts
29
come under Dilbilim
ts
30
run up
ts
31
put in
ts
32
drop over
ts
33
drop by
ts
34
meet with
ts
35
come
ts
36
run
ts
37
drop in on
ts
38
fall into
ts
39
drop around
ts
40
to call in on, stop by to see (someone), or drop in on (someone) (briefly)
ts
41
(for a road) to pass through or by (a place)
ts
42
to rush out into, dash out into (a place)
ts
43
to meet with, encounter, or suffer (a difficulty, a disaster); to come down with (an illness)
ts
44
incur
ts
45
(limana) touch at
ts
46
to suffer misfortune at the hands of a jinn (e.g. to be paralyzed, to be struck dumb, etc.)
tutmak, Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek, Fırlayarak çıkmak, dışarı çıkmak, Yaklaşmak, Karşılaşmak, maruz kalmak, Yola devam etmek üzere, bir yerde, kısa bir süre kalmak, Konu olmak, Karşılaşmak, maruz kalmak:"Millî Mücadele'nin başından o güne kadar Atatürk'ün en hafif bir sitemine uğramamıştım."- Y. K. Karaosmanoğlu, Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek:"Ona kapıdan şöyle bir uğramak isterdim."- H. Taner, Yola devam etmek üzere, bir yerde, kısa bir süre kalmak:"Üç günde yalnız üç vapur iskeleye uğradı."- S. F. Abasıyanık, Fırlayarak çıkmak, dışarı çıkmak:"Zelzele çığlığıyla beraber hepsi evden dışarı uğradılar."- M. Ş. Esendal, Kötü duruma konu olmak:"Öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz, Yaklaşmak:"Erkek misafir geldiği zaman Despina'dan başka kimse salona, kapının yanına uğramayacaktı."- Ö. Seyfettin, Lakin, millet hayatı tehlikeye uğramadıkça harp bir cinayettir."- Atatürk, Cin, peri çarpmak, Uğramak işi,
50
tutmak
ts
51
Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek
ts
52
Fırlayarak çıkmak, dışarı çıkmak
ts
53
Yaklaşmak
ts
54
Karşılaşmak, maruz kalmak
ts
55
Yola devam etmek üzere, bir yerde, kısa bir süre kalmak
ts
56
Konu olmak
ts
57
Karşılaşmak, maruz kalmak:"Millî Mücadele'nin başından o güne kadar Atatürk'ün en hafif bir sitemine uğramamıştım."- Y. K. Karaosmanoğlu
ts
58
Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek:"Ona kapıdan şöyle bir uğramak isterdim."- H. Taner
ts
59
Yola devam etmek üzere, bir yerde, kısa bir süre kalmak:"Üç günde yalnız üç vapur iskeleye uğradı."- S. F. Abasıyanık
ts
60
Fırlayarak çıkmak, dışarı çıkmak:"Zelzele çığlığıyla beraber hepsi evden dışarı uğradılar."- M. Ş. Esendal
ts
61
Kötü duruma konu olmak:"Öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz
ts
62
Yaklaşmak:"Erkek misafir geldiği zaman Despina'dan başka kimse salona, kapının yanına uğramayacaktı."- Ö. Seyfettin
ts
63
Lakin, millet hayatı tehlikeye uğramadıkça harp bir cinayettir."- Atatürk
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada uğramak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. uğramak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan uğramak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.