İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
aklı sıra
alacaklı sıra belges..
alfabetik sıra
alfabetik ya sıra gö..
amfide yükselen sıra
arabanın yanı sıra g..
ara sıra
ara sıra/da sırada n..
ara sıra bir sigaray..
ara sıra bir söz sık..
ara sıra gelmeme
ara sıra görülen
ara sıra olabilen
ara sıra olan
ara sıra tek bir kad..
ara sıra uğraşmak
ara sıra yapılan dev..
ara sıra yapılan iş
ara sıra yapılan kaç..
ara sıra yapılan uğr..
ara sıra yargıçlık g..
ara sıra yağmur yağa..
ara sıra yer alan
ara sıra ziyaret
ara sıra çalışan erk..
ara sıra çalışan işç..
ara sıra çıkan ateş
ara sıra çıkan iş
ara sıra çıkan işler
açılır kapanır sıra
sıra (okul)
sıra arkadaşı
sıra basındaki taksi..
sıra beklemek
sıra bende
sıra dayağı
sıra dayağı beating ..
sıra dayağı yemek
sıra dağ
sıra dağlar
sıra değeri
sıra dizi
sıra düzen
sıra düzenli
sıra dışı
sıra eratı
sıra ev
sıra evler
sıra evler row house..
sıra gözetmek/kollam..
sıra halinde
sıra ile
sıra no
sıra numarası
sıra olmak
sıra satır
sıra sayacı
sıra saygı
sıra sayı
sıra sayısı
sıra sayı sıfatı
sıra sayı sıfatı gra..
sıra sende
sıra senin
sıra seçimi
sıra sütunlar arch
sıra sıra
sıra tip motor
sıra öğesi
sıra şenin
 
sıraadd into favorites
TR    
Etymology: () Arabic سيرة (sīra).

row, queue, line, turn, range, bench, desk, sequence, order, array, lineup, queue, line, file; order, sequence; turn; (oyunda) go; regularity; right time, occasion; desk, bench, rank, ordinal, (okul) desk, form, right time, series, alignment, place, band, slot, occurrences, column, train, tier, arrangement, cue, amplitude, raw, thread, bank, succession, settle, string, batch, occasion, linage, file, spell, progression, inning, bank , sequence, go, fit, bout, innings, regularity, pew, locate, arrange, of all shapes and sizes: sıra portakalı oranges of all shapes and sizes, turn: Sıra sende. It's your turn, order, sequence, row; line; queue; file, the right time to ...: Şimdi denize girmenin tam sırası. Now's just the right time for a dip in the sea. Şimdi sırası değil. This isn't the right time, point, moment, time: O sırada öğretmen geldi. At that point the teacher came in. Çiçekleri suladığım sırada telefon çaldı. The telephone rang while I was watering the flowers, (things) placed in a row: sıra ağaçlar trees planted in a row, desk (in a school classroom), frequency,

1 row  isim     ts
2 queue  isim     ts
3 line  isim     ts
4 turn     ts
5 range  isim     ts
6 bench  isim     ts
7 desk     ts
8 sequence     ts
9 order  isim     ts
10 array  isim     ts
11 lineup     ts
12 queue, line, file; order, sequence; turn; (oyunda) go; regularity; right time, occasion; desk, bench     ts
13 rank  isim     ts
14 ordinal     ts
15 (okul) desk     ts
16 form  isim     ts
17 right time     ts
18 series  isim     ts
19 alignment  isim     ts
20 place  isim     ts
21 band     ts
22 slot  isim     ts
23 occurrences     ts
24 column  Askeri     ts
25 train  isim     ts
26 tier  isim     ts
27 arrangement  isim     ts
28 cue     ts
29 amplitude     ts
30 raw     ts
31 thread     ts
32 bank     ts
33 succession     ts
34 settle  isim     ts
35 string     ts
36 batch  Biyoloji     ts
37 occasion  isim     ts
38 linage  isim     ts
39 file  isim     ts
40 spell  isim     ts
41 progression  isim     ts
42 inning     ts
43 bank , sequence     ts
44 go     ts
45 fit     ts
46 bout     ts
47 innings     ts
48 regularity     ts
49 pew     ts
50 locate     ts
51 arrange     ts
52 of all shapes and sizes: sıra portakalı oranges of all shapes and sizes     ts
53 turn: Sıra sende. It's your turn     ts
54 order, sequence     ts
55 row; line; queue; file     ts
56 the right time to ...: Şimdi denize girmenin tam sırası. Now's just the right time for a dip in the sea. Şimdi sırası değil. This isn't the right time     ts
57 point, moment, time: O sırada öğretmen geldi. At that point the teacher came in. Çiçekleri suladığım sırada telefon çaldı. The telephone rang while I was watering the flowers     ts
58 (things) placed in a row: sıra ağaçlar trees planted in a row     ts
59 desk (in a school classroom)     ts
60 frequency  Askeri     ts
More results

Sıra kelimesi ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kurar ve ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde, anlamlarında kullanılır, Bir çizgi üzerinde yan yana veya art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi, Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman, Üzerinde birkaç kişinin yer almasına yarar tahtadan oturacak yer, Sıra durumunda olan, sıra oluşturan, Düzen, Bu biçimdeki topluluğun durumu, Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu, Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman:"Bu sırada, elinde paketiyle gelen Mustafa Efendi yaklaştı."- M. Ş. Esendal. Üzerinde birkaç kişinin yer almasına yarar tahtadan oturacak yer:"Oturacak yerler tahta sıralardan olur."- S. Birsel, Dershane, meclis gibi yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya, Bir çizgi üzerinde yan yana veya art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi:"Şehir esnafı şekercisinden tutun da, berberine kadar iki sıra durup kendisini alkışladılar."- S. F. Abasıyanık,

61 Sıra kelimesi ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kurar ve ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde, anlamlarında kullanılır     ts
62 Bir çizgi üzerinde yan yana veya art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi     ts
63 Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman     ts
64 Üzerinde birkaç kişinin yer almasına yarar tahtadan oturacak yer     ts
65 Sıra durumunda olan, sıra oluşturan     ts
66 Düzen     ts
67 Bu biçimdeki topluluğun durumu     ts
68 Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu     ts
69 Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman:"Bu sırada, elinde paketiyle gelen Mustafa Efendi yaklaştı."- M. Ş. Esendal. Üzerinde birkaç kişinin yer almasına yarar tahtadan oturacak yer:"Oturacak yerler tahta sıralardan olur."- S. Birsel     ts
70 Dershane, meclis gibi yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya     ts
71 Bir çizgi üzerinde yan yana veya art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi:"Şehir esnafı şekercisinden tutun da, berberine kadar iki sıra durup kendisini alkışladılar."- S. F. Abasıyanık     ts
More results

nokta üst üste punctuation colon,

72 nokta üst üste punctuation colon     ts
 


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada sıra kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sıra kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan sıra kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.