İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
sık boğaz ederek
sık damarlı
sık dikilmiş
sık dişini!
sık dişli
sık dişli tarak
sık dokunmuş bez
sık düzen
sık gidilen yer
sık gidilmeyen yer
sık giyinme
sık giyinmek
sık görülen
sık görülmeyen
sık gözlü ağ
sık idrara çıkma
sık olmak
sık olmayan
sık orman
sık orman aç
sık orman bip
sık orman hata
sık orman kapat
sık ormanlarla kaplı
sık orman soru
sık orman taşı
sık otlatma
sık palplanş
sık saç
sık sorulan sorular
sık sık
sık sık gidilen yer
sık sık gidilmeyen
sık sık gitme
sık sık gitmek
sık sık görüşmek
sık uğramak
sık çalılık
sık çimen parçası
sık örülmüş
 
sıkadd into favorites
TR    

dense, often, closely, frequent, frequently as, thick, constricting, clench, close, squeeze, clasp, compact, oppress, oppressed, constricted, embarrass, thickly, constrict, dense, thick; frequent; closely; frequently, placed or spaced close together; dense, thick, close (weave, knit), (placing things) close together, (weaving, knitting) closely, continual, close-timbered, frequently,

1 dense  sıfat     ts
2 often     ts
3 closely     ts
4 frequent  sıfat     ts
5 frequently as     ts
6 thick  sıfat     ts
7 constricting  fiil     ts
8 clench  fiil     ts
9 close  sıfat     ts
10 squeeze     ts
11 clasp  fiil     ts
12 compact     ts
13 oppress     ts
14 oppressed  fiil     ts
15 constricted     ts
16 embarrass     ts
17 thickly     ts
18 constrict     ts
19 dense, thick; frequent; closely; frequently     ts
20 placed or spaced close together; dense, thick     ts
21 close (weave, knit)     ts
22 (placing things) close together     ts
23 (weaving, knitting) closely     ts
24 continual     ts
25 close-timbered     ts
26 frequently     ts
More results

TİZ, Mısırlar yetişirken aralarından sökülen fazla mısırlar, Çok bulunan, çok rastlanan, Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı, Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla, Aralıksız olarak, aralarında az aralık bırakarak, Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı. Çok bulunan, çok rastlanan,

27 TİZ     ts
28 Mısırlar yetişirken aralarından sökülen fazla mısırlar     ts
29 Çok bulunan, çok rastlanan     ts
30 Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı     ts
31 Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla     ts
32 Aralıksız olarak, aralarında az aralık bırakarak     ts
33 Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı. Çok bulunan, çok rastlanan     ts
 


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada sık kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sık kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan sık kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.