drag, blow away, draw, drag to, sweep away, lead to, make leeway, pluck, schlep, lug, schlepp, incline, hale, eat away, trail, carry away, shuffle, drive, train on, entail, touse, haul, involve, drag obout, train, eat at, tug, waft, wash off, wash away, sweep before one, drag along, drift, to hold (one's) attention, engross (one's) attention, to drag (someone) to (a place), force (someone) to go with one to (a place), to drag (someone) into (a bad situation), sweep, to drag (something, someone) (along the ground), to drag; to drift; to involve, to entail, to lead to, draft, dragging, drag, drift,
1
drag fiil
ts
2
blow away
ts
3
draw fiil
ts
4
drag to
ts
5
sweep away
ts
6
lead to
ts
7
make leeway
ts
8
pluck fiil
ts
9
schlep fiil
ts
10
lug fiil
ts
11
schlepp fiil
ts
12
incline fiil
ts
13
hale fiil
ts
14
eat away
ts
15
trail fiil
ts
16
carry away
ts
17
shuffle
ts
18
drive Arılık
ts
19
train on
ts
20
entail
ts
21
touse
ts
22
haul
ts
23
involve
ts
24
drag obout Fiili Deyim
ts
25
train fiil
ts
26
eat at
ts
27
tug fiil
ts
28
waft fiil
ts
29
wash off
ts
30
wash away
ts
31
sweep before one
ts
32
drag along
ts
33
drift
ts
34
to hold (one's) attention, engross (one's) attention
ts
35
to drag (someone) to (a place), force (someone) to go with one to (a place)
ts
36
to drag (someone) into (a bad situation)
ts
37
sweep
ts
38
to drag (something, someone) (along the ground)
ts
39
to drag; to drift; to involve, to entail, to lead to
İstekli olmayan birini bir yere götürmek, getirmek veya bir işi yapmaya zorlamak, Kötü bir duruma, sona doğru götürmek, İlgi uyandırarak bırakamayacak duruma getirmek, çok ilgilendirmek, Akarsu için, götürmek, Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek, Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek:"Prenses koluma girdi, sürüklercesine büfeye götürdü."- A. Gündüz, Akarsu, götürmek:"Sakarya nehri kırılmış söğüt dallarını, saman çöplerini sürüklüyordu."- A. İlhan. İstekli olmayan birini bir yere götürmek, getirmek veya bir işi yapmaya zorlamak:"Seni bırakmam vallahi diyor ve bazen gittiği yerlere bile onu sürükleyip götürmek istiyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu, Kötü bir duruma, sona doğru götürmek:"Kız kardeşini kötü yola sürükledi diye babası reddetmişti."- S. F. Abasıyanık. İlgi uyandırarak bırakamayacak duruma getirmek, çok ilgilendirmek:"... benim çağdaşlarımdan kim bilir kaç bin genci bahtiyar rüyalara sürüklemiştir."- Y. Z. Ortaç, Sürüklemek işi,
43
İstekli olmayan birini bir yere götürmek, getirmek veya bir işi yapmaya zorlamak
ts
44
Kötü bir duruma, sona doğru götürmek
ts
45
İlgi uyandırarak bırakamayacak duruma getirmek, çok ilgilendirmek
ts
46
Akarsu için, götürmek
ts
47
Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek
ts
48
Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek:"Prenses koluma girdi, sürüklercesine büfeye götürdü."- A. Gündüz
ts
49
Akarsu, götürmek:"Sakarya nehri kırılmış söğüt dallarını, saman çöplerini sürüklüyordu."- A. İlhan. İstekli olmayan birini bir yere götürmek, getirmek veya bir işi yapmaya zorlamak:"Seni bırakmam vallahi diyor ve bazen gittiği yerlere bile onu sürükleyip götürmek istiyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu
ts
50
Kötü bir duruma, sona doğru götürmek:"Kız kardeşini kötü yola sürükledi diye babası reddetmişti."- S. F. Abasıyanık. İlgi uyandırarak bırakamayacak duruma getirmek, çok ilgilendirmek:"... benim çağdaşlarımdan kim bilir kaç bin genci bahtiyar rüyalara sürüklemiştir."- Y. Z. Ortaç
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada sürüklemek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sürüklemek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan sürüklemek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.