İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
adına leke sürmek
benek / leke / nokta
birinin itibarındaki..
birinin karakterine ..
birinin onuruna leke..
bu leke çıkmaz
deri üzerinde kabart..
doğum dan beri var o..
doğuştan var olan yü..
göz şeklinde leke
insan vücudundaki le..
itibar ına bir leke
itibarına leke sürdü..
itibarına leke sürül..
iğrenç kuşkularla bi..
kara leke
kara leke çalmak
korneada oluşan beya..
koyu leke
küçük leke
kırmızı leke
leke bırakmak
leke cikarmak
leke düşüren
leke etmek
leke getirmek
leke itici
leke olmak
leke oluşturmak
leke sürme
leke sürmek
leke sürülmüş
leke temizleyici
leke tutabilir
leke tutmak
leke tutmayan
leke tutmaz
leke yapmak
leke çözücü
leke çıkarma
leke çıkarmak
leke çıkarıcı
leke çıkmamış
çıkmak (leke)
çıkmaz leke
 
lekeadd into favorites
TR    
Etymology: (noun.) 1927. Albanian.

stain, spot, taint, blemish, blur, stigma, blot, daub, dirt, to stain, cloud, flick, blob, mackle, macula, fleck, discolouration, blotch, discoloration, maculation, smirch, macule, asperse, naevus, splash, vice, suhly, tarnish, splotch, slur, shame, smear, smudge, splodge, soil, mottle, spatter, discolouration [Brit.], attaint, discredit, discolour, stain or blot (on one's character or reputation), mark, mole, spool, speckle, blemish, spot, fleck; birthmark, stain, spot, blot, stain, spot, speckle, mark, smear, blot; smear, blot, blemish, dishonour,

1 stain     ts
2 spot  isim     ts
3 taint  isim     ts
4 blemish  isim     ts
5 blur     ts
6 stigma  isim     ts
7 blot  isim     ts
8 daub  isim     ts
9 dirt     ts
10 to stain     ts
11 cloud  isim     ts
12 flick     ts
13 blob  isim     ts
14 mackle  isim     ts
15 macula  isim     ts
16 fleck  isim     ts
17 discolouration  isim     ts
18 blotch  isim     ts
19 discoloration  isim     ts
20 maculation  isim     ts
21 smirch  isim     ts
22 macule     ts
23 asperse     ts
24 naevus     ts
25 splash     ts
26 vice     ts
27 suhly     ts
28 tarnish  isim     ts
29 splotch  isim     ts
30 slur  isim     ts
31 shame  isim     ts
32 smear  isim     ts
33 smudge  isim     ts
34 splodge  isim     ts
35 soil  isim     ts
36 mottle     ts
37 spatter  Otomotiv     ts
38 discolouration [Brit.]     ts
39 attaint     ts
40 discredit     ts
41 discolour     ts
42 stain or blot (on one's character or reputation)     ts
43 mark     ts
44 mole     ts
45 spool  Havacılık     ts
46 speckle     ts
47 blemish, spot, fleck; birthmark     ts
48 stain, spot, blot     ts
49 stain, spot, speckle, mark, smear, blot; smear, blot, blemish, dishonour     ts
More results

t. Benek. Kir izi, Kusur, karaltı, LATHA, Yüz kızartacak durum, namussuzluk, kara, şaibe, Parlak bir yüzeyde görülen karanlık bölüm (Güneş, Ay, gezegen için), Bir yüzeyde türlü sebepler dolayısıyla oluşan renk farklılığı, Kirliliği gösteren iz, Vücudun herhangi bir yerinde oluşan renk değişmesi, Güneş, ay veya herhangi bir gezegenin parlak yüzeyinde görülen karanlık bölüm, Bir yüzeyde türlü sebepler dolayısıyla oluşan renk farklılığı:"Kuyruğunun ucu ile alnının orta yerinde beyaz lekeler vardı."- Ö. Seyfettin, Kirliliği gösteren iz:"Adi madenî kol düğmeleri bunları yeşilimtırak bir leke ile kirletirdi."- A. Ş. Hisar, Yüz kızartacak durum, namussuzluk, kara, şaibe:"Kendi vicdanında kendi durumunu düzeltmek, geçmişin lekesini yıkamak istiyordu."- H. E. Adıvar,

50 t. Benek. Kir izi     ts
51 Kusur     ts
52 karaltı     ts
53 LATHA     ts
54 Yüz kızartacak durum, namussuzluk, kara, şaibe     ts
55 Parlak bir yüzeyde görülen karanlık bölüm (Güneş, Ay, gezegen için)     ts
56 Bir yüzeyde türlü sebepler dolayısıyla oluşan renk farklılığı     ts
57 Kirliliği gösteren iz     ts
58 Vücudun herhangi bir yerinde oluşan renk değişmesi     ts
59 Güneş, ay veya herhangi bir gezegenin parlak yüzeyinde görülen karanlık bölüm     ts
60 Bir yüzeyde türlü sebepler dolayısıyla oluşan renk farklılığı:"Kuyruğunun ucu ile alnının orta yerinde beyaz lekeler vardı."- Ö. Seyfettin     ts
61 Kirliliği gösteren iz:"Adi madenî kol düğmeleri bunları yeşilimtırak bir leke ile kirletirdi."- A. Ş. Hisar     ts
62 Yüz kızartacak durum, namussuzluk, kara, şaibe:"Kendi vicdanında kendi durumunu düzeltmek, geçmişin lekesini yıkamak istiyordu."- H. E. Adıvar     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada leke kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. leke kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan leke kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.