comprehension, insight, grasp, clutch, bite, penetration, fathom, chuck, grip, prehension, perception, seizing, gripping, hang, apprehension, cinch, clasp, claw, apperception, cognizance, engaging, digestion, conception, clutch coupling, cognation, understanding, realization, mesh, purchase, clutching, clamp, uptake, (wooden) crosspiece, brace, strut, auto., mech. clutch; clutch pedal, comprehension, understanding, cognition, apprehension; coupling, clutch, grasping, grasp, clutch, comprehension, understanding, grasp, comprehend, apprehend, appreciate, realize, conceive, grab, read, catch, hold, nail, discern, understand, dawn on, take, digest, get, cup, take a grip, to grasp, grok, get a grip, perceive, latch on to, get hold of, pick up, see into, see, twig, sum up, seize, engage, catch on, apperceive, clench, clip, compass, come home, absorb, take hold of, ideate, ideat, get the hang of, follow, take in, snatch, savvy, fasten upon, fasten on, to comprehend, to understand, to apprehend; to grasp, to seize, to grip, to bite, to snatch; to clutch, to grasp, clutch, embrace, cotton to, cotton on, make of,
Kavramak işi, anlama, algılama, Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayıran, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine ileten düzen, debriyaj, Bu düzeni işletmeye yarayan ayaklık, Küçük orak, Ağaç kuşak, ZABT, El ile ekin yolmak, Kıvranmak, acı çekmek, Her yönünü anlamak, iyice anlamak, tam anlamak, Her yönünü anlamak, iyice anlamak, tam anlamak:"İnsanoğlu gerçeğin bir parçasını kavradı mı, bütününü kavradığı düşüne kapılır."- S. Birsel, Elle sıkıca tutmak:"Çocuğu koltuk altlarından kavrayıp kaldırdı."- N. Cumalı, Motorlu araçlarda debriyaj pedali görev yapmak, Motorlu araçlarda lastik yolu kavramak, Elle sıkıca tutmak,
92
Kavramak işi, anlama, algılama
ts
93
Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayıran, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine ileten düzen, debriyaj
ts
94
Bu düzeni işletmeye yarayan ayaklık
ts
95
Küçük orak
ts
96
Ağaç kuşak
ts
97
Kavramak
ZABT
ts
98
kavramak
El ile ekin yolmak
ts
99
kavramak
Kıvranmak, acı çekmek
ts
100
kavramak
Her yönünü anlamak, iyice anlamak, tam anlamak
ts
101
kavramak
Her yönünü anlamak, iyice anlamak, tam anlamak:"İnsanoğlu gerçeğin bir parçasını kavradı mı, bütününü kavradığı düşüne kapılır."- S. Birsel
ts
102
kavramak
Elle sıkıca tutmak:"Çocuğu koltuk altlarından kavrayıp kaldırdı."- N. Cumalı
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kavrama kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kavrama kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kavrama kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.