İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
aklını karıştırmak
aklını karıştırmak /..
akını bokuna karıştı..
amaç ile aracı birbi..
ateşi karıştırmak
ateş karıştırmak
başkasıyla karıştırm..
birbirine karıştırma..
birbirine karıştırma..
birini bir suça karı..
birinin evraklarını ..
bir kataloğu karıştı..
bir kitabın sayfalar..
bir şeyi bir şeyle k..
bir şeyi karıştırmak
bok karıştırmak
burnunu karıştırmak
burun karıştırmak
cıva ile karıştırmak
dergiyi karıştırmak
dişini karıştırmak
dişlerini karıştırma..
erimiş demiri ocakta..
eski defterleri karı..
eski defterleri karı..
eğlencesine işi karı..
fesat karıştırmak
fesat karıştırmak/çı..
fosfor karıştırmak
çöp / süprüntü karış..
 
karıştırmakadd into favorites
TR    

stir, mix, scramble, mess, mistake, implicate, disturb, stir up, tousle, blend, commingle, mix up, confuse, cloud, jumble, disarrange, litter, monkey around with, monkey with, pick, inweave, perplex, muddle, muss, ruffle, poke, poke up, embrangle, intersperse, weave, knot, tangle, jumble up, jumble together, tamper with, make hay of smth, mess up, mess smth. about, meld, unsettle, scramble together, scramble up, crinkle, play with, toy with, tangle up, mistake somebody for, perturb, throw, browse, clutter, clutter up, whomp up, mess something about, snarl, tamper, shuffle, snafu, toss, disarrenge, confuse with, involve with, tumble, involve in, compound, embroil, (ateş) trim, disorganize, discompose, disconcert, (burun) pick, (saç) tousle, to get (things) mixed up in one's mind, to rummage through; to thumb through, to confuse (someone or something) with, to mix, stir; to blend, to mix, to mingle, to blend; to stir; to disturb, to disorder, to scramble; (burnunu, dişini) to pick; to shuffle; to search (through/into), to rummage (about/through), to fumble (about/around); to confuse, to complicate, to confound; to mix sth up, to mu, disarray, diffuse, add, complicate, disorder, admix, amalgamate, confound, darken, concoct, commix, churn, to get (someone) involved in or mixed up in (something); to introduce (one topic) alongside (another), ferret about, foul up, entangle, foul, hash, intermingle, intermix, interlard, interlace, interfuse, involve, combination, agitation, mixing, mixture, infusion, derangement, adulteration, concoction, confusion, intermixture, intermingling, commingling, plateau, stirring, messing, blending, interfusion, interference, admixture, disruption, commixture, mixing, mixture, (kitap) browsing, shuffling, confusing, confusion, mixing up,

1 stir  fiil     ts
2 mix  fiil     ts
3 scramble  fiil     ts
4 mess  fiil     ts
5 mistake     ts
6 implicate  fiil     ts
7 disturb  fiil     ts
8 stir up  fiil     ts
9 tousle     ts
10 blend  fiil     ts
11 commingle     ts
12 mix up     ts
13 confuse     ts
14 cloud     ts
15 jumble  fiil     ts
16 disarrange     ts
17 litter  fiil     ts
18 monkey around with     ts
19 monkey with     ts
20 pick     ts
21 inweave  fiil     ts
22 perplex     ts
23 muddle  fiil     ts
24 muss  fiil     ts
25 ruffle  fiil     ts
26 poke  fiil     ts
27 poke up     ts
28 embrangle     ts
29 intersperse     ts
30 weave  fiil     ts
31 knot  fiil     ts
32 tangle  fiil     ts
33 jumble up     ts
34 jumble together     ts
35 tamper with     ts
36 make hay of smth     ts
37 mess up     ts
38 mess smth. about     ts
39 meld  fiil     ts
40 unsettle  fiil     ts
41 scramble together     ts
42 scramble up     ts
43 crinkle     ts
44 play with     ts
45 toy with     ts
46 tangle up     ts
47 mistake somebody for     ts
48 perturb     ts
49 throw     ts
50 browse     ts
51 clutter     ts
52 clutter up     ts
53 whomp up     ts
54 mess something about     ts
55 snarl  fiil     ts
56 tamper     ts
57 shuffle  isim     ts
58 snafu     ts
59 toss     ts
60 disarrenge     ts
61 confuse with     ts
62 involve with     ts
63 tumble  fiil     ts
64 involve in     ts
65 compound     ts
66 embroil     ts
67 (ateş) trim     ts
68 disorganize     ts
69 discompose     ts
70 disconcert     ts
71 (burun) pick     ts
72 (saç) tousle     ts
73 to get (things) mixed up in one's mind     ts
74 to rummage through; to thumb through     ts
75 to confuse (someone or something) with     ts
76 to mix, stir; to blend     ts
77 to mix, to mingle, to blend; to stir; to disturb, to disorder, to scramble; (burnunu, dişini) to pick; to shuffle; to search (through/into), to rummage (about/through), to fumble (about/around); to confuse, to complicate, to confound; to mix sth up, to mu     ts
78 disarray     ts
79 diffuse     ts
80 add     ts
81 complicate     ts
82 disorder     ts
83 admix     ts
84 amalgamate     ts
85 confound     ts
86 darken     ts
87 concoct     ts
88 commix     ts
89 churn     ts
90 to get (someone) involved in or mixed up in (something); to introduce (one topic) alongside (another)     ts
91 ferret about     ts
92 foul up     ts
93 entangle  fiil     ts
94 foul  fiil     ts
95 hash  fiil     ts
96 intermingle  fiil     ts
97 intermix  fiil     ts
98 interlard  fiil     ts
99 interlace  fiil     ts
100 interfuse  fiil     ts
101 involve  fiil     ts
102karıştırma combination  isim     ts
103karıştırma agitation  Nükleer Bilimler     ts
104Karıştırma mixing  Nükleer Bilimler     ts
105karıştırma mixture  isim     ts
106karıştırma infusion     ts
107karıştırma derangement     ts
108karıştırma adulteration  isim     ts
109karıştırma concoction  isim     ts
110karıştırma confusion  isim     ts
111karıştırma intermixture  isim     ts
112karıştırma intermingling     ts
113karıştırma commingling     ts
114karıştırma plateau     ts
115karıştırma stirring     ts
116karıştırma messing     ts
117karıştırma blending     ts
118karıştırma interfusion     ts
119karıştırma interference  Askeri     ts
120karıştırma admixture  isim     ts
121karıştırma disruption     ts
122karıştırma commixture  isim     ts
123karıştırma mixing, mixture     ts
124karıştırma (kitap) browsing     ts
125karıştırma shuffling     ts
126karıştırma confusing, confusion, mixing up     ts
More results

MUGABESE, MUKANAT, MESMESE, LÜBDE, KAŞB, LEBK, LEHZ, MİSMAS, NEŞŞ, ŞEBK, ŞEVB, tağşiş etmek, TESVİT, TEFNİN, REBK, RETN, TA'BİE, IDGAS, GALS, ALS, HEMRACE, BEKALE, dokunmak, GABS, Kurcalamak, oynamak, Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek, Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak:"Ceplerimi karıştırdım, bozuk para bulamadım."- F. R. Atay, Okumak, araştırmak, incelemek:"... saatlerce, istediğim kitapları, divanları, Servet-i Fünun koleksiyonlarını karıştırdım."- Y. Z. Ortaç, İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak, Göz atmak, üstünkörü okumak, Okumak, araştırmak, incelemek, Karışma işini yaptırmak, Ayırt edememek, tam olarak seçememek, Göz atmak, üstünkörü okumak:"Verdiğim cevapları dinlemiyor gibi dalgın, parmaklarıyla bir risaleyi karıştırıyordu."- H. Z. Uşaklıgil, TAGLİT, LETT, Karıştırmak işi, içerisine süt ve un konularak hazırlanan, üzerinde kırmızı toz biber ve yağ ile sos yapılarak servis yapılan marmara bölgesine özgü yemek, Ekmek kırıntısından yapılan yemek,

127 MUGABESE     ts
128 MUKANAT     ts
129 MESMESE     ts
130 LÜBDE     ts
131 KAŞB     ts
132 LEBK     ts
133 LEHZ     ts
134 MİSMAS     ts
135 NEŞŞ     ts
136 ŞEBK     ts
137 ŞEVB     ts
138 tağşiş etmek     ts
139 TESVİT     ts
140 TEFNİN     ts
141 REBK     ts
142 RETN     ts
143 TA'BİE     ts
144 IDGAS     ts
145 GALS     ts
146 ALS     ts
147 HEMRACE     ts
148 BEKALE     ts
149 dokunmak     ts
150 GABS     ts
151 Kurcalamak, oynamak     ts
152 Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek     ts
153 Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak:"Ceplerimi karıştırdım, bozuk para bulamadım."- F. R. Atay     ts
154 Okumak, araştırmak, incelemek:"... saatlerce, istediğim kitapları, divanları, Servet-i Fünun koleksiyonlarını karıştırdım."- Y. Z. Ortaç     ts
155 İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak     ts
156 Göz atmak, üstünkörü okumak     ts
157 Okumak, araştırmak, incelemek     ts
158 Karışma işini yaptırmak     ts
159 Ayırt edememek, tam olarak seçememek     ts
160 Göz atmak, üstünkörü okumak:"Verdiğim cevapları dinlemiyor gibi dalgın, parmaklarıyla bir risaleyi karıştırıyordu."- H. Z. Uşaklıgil     ts
161Karıştırma TAGLİT     ts
162Karıştırma LETT     ts
163karıştırma Karıştırmak işi     ts
164karıştırma içerisine süt ve un konularak hazırlanan, üzerinde kırmızı toz biber ve yağ ile sos yapılarak servis yapılan marmara bölgesine özgü yemek     ts
165karıştırma Ekmek kırıntısından yapılan yemek     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada karistirmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. karistirmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan karistirmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.