İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
'ye karşı ilginin ar..
'ye karşı itiraz etm..
(hatlarda ve bilgisa..
/ Yunanca / karşı
8 oya karşı 5 oyla r..
A'ya karşı B
acıya karşı duygusuz..
ahlak ilkelerine kar..
akustik harp karşı t..
akustik harp mukabil..
akıntıya karşı
akıntıya karşı ilerl..
akıntıya karşı kürek..
akıntıya karşı çalış..
ambargoya karşı gele..
anglikan kilisesine ..
anglikan kilisesine ..
antitröst kanunların..
arabayı kışa karşı h..
aritmetiğe karşı zih..
arzuya karşı
askerliğe karşı kims..
AT'ye karşı sol
ayaklanmaya karşı ko..
açık saçık şeylere k..
açıkça karşı gelmek
ağzının tadına karşı..
aşırı değer biçilmey..
aşırı gerilime karşı..
aşırı çalışmaya karş..
karşı ağırlık kulesi
karşı cins
karşı dava
karşı devrim
karşı durma
karşı durmak
karşı gelen
karşı gelme
karşı gelmek
karşı görüş
karşı ilerlemek
karşı karşıya
karşı karşıya gelmek
karşı karşıya kalmak
karşı karşıya olmak
karşı konamaz
karşı konulamaz
karşı konulamazlık
karşı konulmaz
karşı koyamamak
karşı koyan
karşı koyma
karşı koymak
karşı koymaya hazırl..
karşı madde
karşı olan
karşı olarak
karşı olma
karşı olmak
karşı saldırı
karşı saldırıda bulu..
karşı sav
karşı taraf
karşı teklif
karşı çıkan
karşı çıkma
karşı çıkmak
karşı çıkış
karşı ödemeli
karşı önlem
 
karşıadd into favorites
TR    

against, opponent, contrary, towards, opposite; against; contrary; discordant; facing; toward, towards, to opposite side, opposite, counter, before, opposing, opposed to, to counter, to, agains, ante, discordant, gainst, opposed, facing, repugnant, for, derogate, remote, in spite of the fact that, disagree, trans, with, derogative, versus, in contrast, contra, con, facing, opposite, counter-, anti-, athwart, toward, facing, in the direction of, toward, toward, to, for, anti, against, contrary to, against, as a cure for, as a countermeasure to,

1 against  edat     ts
2 opponent  sıfat     ts
3 contrary  sıfat     ts
4 towards  edat     ts
5 opposite; against; contrary; discordant; facing; toward, towards, to opposite side     ts
6 opposite     ts
7 counter     ts
8 before     ts
9 opposing     ts
10 opposed to     ts
11 to counter     ts
12 to  edat     ts
13 agains     ts
14 ante  Tıp     ts
15 discordant     ts
16 gainst     ts
17 opposed  sıfat     ts
18 facing  sıfat     ts
19 repugnant  sıfat     ts
20 for  edat     ts
21 derogate     ts
22 remote  Bilgisayar     ts
23 in spite of the fact that     ts
24 disagree  Bilgisayar     ts
25 trans  Biyokimya     ts
26 with     ts
27 derogative     ts
28 versus  edat     ts
29 in contrast     ts
30 contra  edat     ts
31 con     ts
32 facing, opposite     ts
33 counter-, anti-     ts
34 athwart     ts
35 toward     ts
36 facing, in the direction of, toward     ts
37 toward, to, for     ts
38 anti     ts
39 against, contrary to     ts
40 against, as a cure for, as a countermeasure to     ts
More results

Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı:"Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay. Ön, kat, huzur:"İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç, alın, Ön, kat, huzur, Karşılık olarak, mukabil, Doğru, sularında, Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı, İçin, hakkında, Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi, Bulunan yere göre önde, ileride olan, Karşıt, zıt, muhalif, Yüzünü bir şeye doğru çevirerek, Karşılık olarak, mukabil:"Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar. İçin, hakkında:"Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık. -e doğru:"Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık, Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi:"Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar,

41 Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı:"Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay. Ön, kat, huzur:"İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç     ts
42 alın     ts
43 Ön, kat, huzur     ts
44 Karşılık olarak, mukabil     ts
45 Doğru, sularında     ts
46 Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı     ts
47 İçin, hakkında     ts
48 Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi     ts
49 Bulunan yere göre önde, ileride olan     ts
50 Karşıt, zıt, muhalif     ts
51 Yüzünü bir şeye doğru çevirerek     ts
52 Karşılık olarak, mukabil:"Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar. İçin, hakkında:"Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık. -e doğru:"Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık     ts
53 Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi:"Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada karşı kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. karşı kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan karşı kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.