to cover, to cake; to coat; (metal) to plate; to face; to surround; to include, to comprise; to veneer; (diş) to crown; to envelop; to fill, to pervade; to take up
Kaplamak işi, Mobilyacılıkta kullanılan çok ince ağaç levha, Postaların üzerine boyuna kaplanan saç veya tahtalar, Kalınlığı 5 mm den az, ince ağaç levha, Bir şeyin dışına süsleme veya koruma amacıyla geçirilen başka maddeden kat:"Her pencereyi, her kaplamayı tanıyordum artık."- S. F. Abasıyanık. Üstü herhangi bir başka maddeyle kaplanmış olan, Üstü herhangi bir başka maddeyle kaplanmış olan, Bir şeyin dışına süsleme veya koruma amacıyla geçirilen başka maddeden kat, Denizcilikte, postaların üzerine boyuna kaplanan, teknenin su geçirmezliğini sağlayan saç veya tahtalar, ince ağaç levha, HAYK, tutmak, örtmek, kuşatmak, BAST, Çepeçevre sarmak, Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek, Doldurmak, Her yanını örtmek, istilâ etmek, Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek:"Dudaklarının üstünü kaplayan muntazam kesilmiş sert ve koyu siyah bıyıkları..."- A. Ş. Hisar, Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak, Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak, Her yanını örtmek, istila etmek. Çepeçevre sarmak:"Evlerin bir tarafını yol, üç tarafını da yine çam ormanları kaplar."- S. F. Abasıyanık, Bastırmak, Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanan tablalara yapıştırmak, Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak, Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek, Duygular için doldurmak,
142
Kaplamak işi
ts
143
Mobilyacılıkta kullanılan çok ince ağaç levha
ts
144
Postaların üzerine boyuna kaplanan saç veya tahtalar
ts
145
Kalınlığı 5 mm den az, ince ağaç levha
ts
146
Bir şeyin dışına süsleme veya koruma amacıyla geçirilen başka maddeden kat:"Her pencereyi, her kaplamayı tanıyordum artık."- S. F. Abasıyanık. Üstü herhangi bir başka maddeyle kaplanmış olan
ts
147
Üstü herhangi bir başka maddeyle kaplanmış olan
ts
148
Bir şeyin dışına süsleme veya koruma amacıyla geçirilen başka maddeden kat
ts
149
Denizcilikte, postaların üzerine boyuna kaplanan, teknenin su geçirmezliğini sağlayan saç veya tahtalar
ts
150
ince ağaç levha
ts
151
Kaplamak
HAYK
ts
152
Kaplamak
tutmak
ts
153
Kaplamak
örtmek
ts
154
Kaplamak
kuşatmak
ts
155
Kaplamak
BAST
ts
156
kaplamak
Çepeçevre sarmak
ts
157
kaplamak
Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek
ts
158
kaplamak
Doldurmak
ts
159
kaplamak
Her yanını örtmek, istilâ etmek
ts
160
kaplamak
Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek:"Dudaklarının üstünü kaplayan muntazam kesilmiş sert ve koyu siyah bıyıkları..."- A. Ş. Hisar
ts
161
kaplamak
Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak
ts
162
kaplamak
Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak
ts
163
kaplamak
Her yanını örtmek, istila etmek. Çepeçevre sarmak:"Evlerin bir tarafını yol, üç tarafını da yine çam ormanları kaplar."- S. F. Abasıyanık
ts
164
kaplamak
Bastırmak
ts
165
kaplamak
Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanan tablalara yapıştırmak
ts
166
kaplamak
Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak
ts
167
kaplamak
Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kaplama kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kaplama kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kaplama kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.