İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
askerlerin giydiği k..
bir tür kalın
bir tür kalın ve bey..
daire şeklinde ortas..
dokuma kalın şerit
en kalın erkek sesi
en kalın kadın sesi
ensesi kalın
esen kalın
güderiye benzer sarı..
hoşça kal/kalın! Bye..
hoşça kalın !
iki ucu aşağı doğru ..
ipekli kalın kumaş
kalın (elbise)
kalın / yoğun sis
kalın adım
kalın agregat
kalın ayak bileği
kalın barsak
kalın barsağın aşağı..
kalın bağırsak
kalın bağırsak ile i..
kalın bağırsak kanse..
kalın bağırsak ucu
kalın bağırsağın kol..
kalın bez
kalın bir boya tabak..
kalın bir kumaş
kalın bir tür kumaş
kalın bir tür matbaa..
kalın bir şekilde
kalın bulut
kalın derili
kalın diz
kalın dudaklı
kalın harf
kalın hatve
kalın kabuklu
kalın kafa
kalın kafalı
kalın kafalık
kalın kafalılık
kalın kafalı olmak
kalın kağıt
kalın kitap
kalın pamuklu bir ku..
kalın pamuklu kumaş
kalın perde
kalın petrol yağı
kalın ses
kalın sesle söylemek
kalın sesli
kalın sicim
kalın çerçeve
kalın çubuk
kalın örtü
kalın öğütülmüş unla..
kalın ünlü
çok kalın sandöviç
 
kalınadd into favorites
TR    

thick, dense, thicker, course, blubber, gross, low, back, rich, deep, bold on, thick; stout, coarse; dense; (ses) deep; rich, grave, coarse, stout, boldface , thick , bold, slang rich, wealthy, in the money, well-off, well-fixed, bold, back (vowel),

1 thick  sıfat     ts
2 dense     ts
3 thicker     ts
4 course  Mekanik     ts
5 blubber     ts
6 gross     ts
7 low  Muzik     ts
8 back  Dilbilim     ts
9 rich     ts
10 deep     ts
11 bold on  Bilgisayar     ts
12 thick; stout, coarse; dense; (ses) deep; rich     ts
13 grave     ts
14 coarse     ts
15 stout     ts
16 boldface , thick , bold     ts
17 slang rich, wealthy, in the money, well-off, well-fixed     ts
18 bold     ts
19 back (vowel)     ts
More results

Uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan, ince karşıtı, Etli, dolgun, Enli ve gür, Pes, Eski Türkler'de kız kaçıran boy'un, cezadan kurtulmak için kız tarafına verdiği mal, Kars yöresine özgü, tandırda pişirilen bir tür pide, Gelin olacak kıza erkeğin verdiği para ya da armağan, Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık, Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü, Düzlem biçimindeki şeylerde, iki yüz arasındaki uzaklık kendi cinsindekilere göre çok olan, Enli ve gür:"Sermet iri siyah gözlerini kalın kaşlarıyla beraber kaldırdı."- Ö. Seyfettin, Yoğun, akıcılığı az olan, Etli, dolgun:"Dudakları kalın, yüzü ergenlik içinde..."- M. Ş. Esendal, Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık:"Babam senden çok mu istedi kalını?"- Halk türküsü, Pes (ses):"Aileyi geçindiren babaya bu kalın sesli, kalın kaşlı, yumuşak bakışlı adama saygı ile, biraz da korku ile bağlanmışızdır."- H. Taner, Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan, ince karşıtı:"Alt katta her tarafın pencereleri kalın, sık demir parmaklıklarla örtülüydü."- H. R. Gürpınar,

20 Uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan, ince karşıtı     ts
21 Etli, dolgun     ts
22 Enli ve gür     ts
23 Pes     ts
24 Eski Türkler'de kız kaçıran boy'un, cezadan kurtulmak için kız tarafına verdiği mal     ts
25 Kars yöresine özgü, tandırda pişirilen bir tür pide     ts
26 Gelin olacak kıza erkeğin verdiği para ya da armağan     ts
27 Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık     ts
28 Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü     ts
29 Düzlem biçimindeki şeylerde, iki yüz arasındaki uzaklık kendi cinsindekilere göre çok olan     ts
30 Enli ve gür:"Sermet iri siyah gözlerini kalın kaşlarıyla beraber kaldırdı."- Ö. Seyfettin     ts
31 Yoğun, akıcılığı az olan     ts
32 Etli, dolgun:"Dudakları kalın, yüzü ergenlik içinde..."- M. Ş. Esendal     ts
33 Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık:"Babam senden çok mu istedi kalını?"- Halk türküsü     ts
34 Pes (ses):"Aileyi geçindiren babaya bu kalın sesli, kalın kaşlı, yumuşak bakışlı adama saygı ile, biraz da korku ile bağlanmışızdır."- H. Taner     ts
35 Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan, ince karşıtı:"Alt katta her tarafın pencereleri kalın, sık demir parmaklıklarla örtülüydü."- H. R. Gürpınar     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kalın kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kalın kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kalın kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.