İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
başparmağı sıkmaya y..
birine işkence etmek
birini işkence sehpa..
dağlayarak işkence e..
gererek işkence yapm..
gerip işkence etmek
işkence aleti
işkence direği
işkence ederek
işkence edici
işkence ediş
işkence et
işkence etmek
işkence etmek/yapmak
işkence etmek / çekt..
işkence görmek
işkence ile sorgulam..
işkence ile öldürmek
işkence sehpası
işkence sehpasına ge..
işkence suçlaması
işkence veya barbarl..
işkence veya baskı i..
işkence yapan kimse
işkence yaparak sorg..
işkence yapmak
işkence çarkı
işkence çeken ruh
işkence çekerek ölen..
işkence çekmek
işkence çektirmek
karakolda sorgu sıra..
manevi işkence
ısa'nın vücudundaki ..
 
işkenceadd into favorites
TR    

torture, torment, corporal punishment, cruelty, persecution, gruelling, grueling, tormentors, slasher, gaff, excruciation, bench clamp, torturing, torture; clamp, torture, torment, (carpenter's) clamp,

1 torture  isim     ts
2 torment     ts
3 corporal punishment     ts
4 cruelty     ts
5 persecution     ts
6 gruelling     ts
7 grueling     ts
8 tormentors     ts
9 slasher     ts
10 gaff     ts
11 excruciation     ts
12 bench clamp     ts
13 torturing  isim     ts
14 torture; clamp     ts
15 torture, torment     ts
16 (carpenter's) clamp     ts
More results

Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap, Tutkallanan ahşap parçaları bir süre sıkıştırmak için kullanılan vidalı kıskaç, Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet, Vidalı bir tür sıkıştırma aracı, Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet:"Ona, evimize niçin geldiğini sormak işkencesini de yaptım."- S. F. Abasıyanık, Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap:"Beklemek işkencesi yüreğini fena didiklemeğe başladı."- P. Safa, Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılan aşırı eziyet, F. Eziyet, azab,

17 Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap     ts
18 Tutkallanan ahşap parçaları bir süre sıkıştırmak için kullanılan vidalı kıskaç     ts
19 Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet     ts
20 Vidalı bir tür sıkıştırma aracı     ts
21 Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet:"Ona, evimize niçin geldiğini sormak işkencesini de yaptım."- S. F. Abasıyanık     ts
22 Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap:"Beklemek işkencesi yüreğini fena didiklemeğe başladı."- P. Safa     ts
23 Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılan aşırı eziyet     ts
24 F. Eziyet, azab     ts
 


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada işkence kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. işkence kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan işkence kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.