cause, have a baby, bear, give birth, breeds, breed, procreate, reproduce, fawn, (geyik) fawn, generate, be delivered of, bring, spawn, bring about, give birth to, bring into the world, have, foal, engender, to give birth to, lead to, cause to arise, to bring forth young, (domuz) farrow, (inek) freshen, (köpek) pup, to give birth (to), to bear, to breed; to bring about, to produce, to cause, to have (a child), give birth (to), breeding, delivery, parturition, procreation, birth, engendering, childbirth,
1
cause fiil
ts
2
have a baby
ts
3
bear
ts
4
give birth
ts
5
breeds
ts
6
breed fiil
ts
7
procreate fiil
ts
8
reproduce
ts
9
fawn
ts
10
(geyik) fawn
ts
11
generate fiil
ts
12
be delivered of Fiili Deyim
ts
13
bring
ts
14
spawn
ts
15
bring about
ts
16
give birth to
ts
17
bring into the world Konuşma Dili
ts
18
have
ts
19
foal fiil
ts
20
engender fiil
ts
21
to give birth to, lead to, cause to arise
ts
22
to bring forth young
ts
23
(domuz) farrow
ts
24
(inek) freshen
ts
25
(köpek) pup
ts
26
to give birth (to), to bear, to breed; to bring about, to produce, to cause
kurtulmak, NÜTAC, VİLAD, ZEVZAT, yavrulamak, eniklemek, doğum yapmak, NETC, LET', TEVLİT ETMEK, Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak:"Bir kadın tarlada doğuruyor, bir kadın hastanede doğuramıyor."- S. F. Abasıyanık, taylamak, Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak, Ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak, Ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak:"Artık yolun ortasını geçtik ve saçlarımızda aklar akları ve alnımızda çizgiler çizgileri doğuruyor."- Y. K. Karaosmanoğlu, vaz'ıhamil, Doğurmak işi,
35
kurtulmak
ts
36
NÜTAC
ts
37
VİLAD
ts
38
ZEVZAT
ts
39
yavrulamak
ts
40
eniklemek
ts
41
doğum yapmak
ts
42
NETC
ts
43
LET'
ts
44
TEVLİT ETMEK Hukuk
ts
45
Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak:"Bir kadın tarlada doğuruyor, bir kadın hastanede doğuramıyor."- S. F. Abasıyanık
ts
46
taylamak
ts
47
Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak
ts
48
Ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak
ts
49
Ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak:"Artık yolun ortasını geçtik ve saçlarımızda aklar akları ve alnımızda çizgiler çizgileri doğuruyor."- Y. K. Karaosmanoğlu
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada doğurmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. doğurmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan doğurmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.