İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
'i doğurmak
beşiz doğurmak
bir yükümlülük doğur..
bir çocuk doğurmak
bir şeyi doğurmak
buzağı doğurmak
dokuz doğurmak
doğurmak üzere olan
durmadan doğurmak
enik doğurmak
erken doğurmak
ikiz doğurmak
kuzu doğurmak
masraf doğurmak
melez doğurmak / üre..
tay doğurmak
çocuk doğurmak
 
doğurmakadd into favorites
TR    

cause, have a baby, bear, give birth, breeds, breed, procreate, reproduce, fawn, (geyik) fawn, generate, be delivered of, bring, spawn, bring about, give birth to, bring into the world, have, foal, engender, to give birth to, lead to, cause to arise, to bring forth young, (domuz) farrow, (inek) freshen, (köpek) pup, to give birth (to), to bear, to breed; to bring about, to produce, to cause, to have (a child), give birth (to), breeding, delivery, parturition, procreation, birth, engendering, childbirth,

1 cause  fiil     ts
2 have a baby     ts
3 bear     ts
4 give birth     ts
5 breeds     ts
6 breed  fiil     ts
7 procreate  fiil     ts
8 reproduce     ts
9 fawn     ts
10 (geyik) fawn     ts
11 generate  fiil     ts
12 be delivered of  Fiili Deyim     ts
13 bring     ts
14 spawn     ts
15 bring about     ts
16 give birth to     ts
17 bring into the world  Konuşma Dili     ts
18 have     ts
19 foal  fiil     ts
20 engender  fiil     ts
21 to give birth to, lead to, cause to arise     ts
22 to bring forth young     ts
23 (domuz) farrow     ts
24 (inek) freshen     ts
25 (köpek) pup     ts
26 to give birth (to), to bear, to breed; to bring about, to produce, to cause     ts
27 to have (a child), give birth (to)     ts
28doğurma breeding  isim     ts
29doğurma delivery  isim     ts
30doğurma parturition  isim     ts
31doğurma procreation  isim     ts
32doğurma birth     ts
33doğurma engendering     ts
34doğurma childbirth     ts
More results

kurtulmak, NÜTAC, VİLAD, ZEVZAT, yavrulamak, eniklemek, doğum yapmak, NETC, LET', TEVLİT ETMEK, Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak:"Bir kadın tarlada doğuruyor, bir kadın hastanede doğuramıyor."- S. F. Abasıyanık, taylamak, Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak, Ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak, Ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak:"Artık yolun ortasını geçtik ve saçlarımızda aklar akları ve alnımızda çizgiler çizgileri doğuruyor."- Y. K. Karaosmanoğlu, vaz'ıhamil, Doğurmak işi,

35 kurtulmak     ts
36 NÜTAC     ts
37 VİLAD     ts
38 ZEVZAT     ts
39 yavrulamak     ts
40 eniklemek     ts
41 doğum yapmak     ts
42 NETC     ts
43 LET'     ts
44 TEVLİT ETMEK  Hukuk     ts
45 Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak:"Bir kadın tarlada doğuruyor, bir kadın hastanede doğuramıyor."- S. F. Abasıyanık     ts
46 taylamak     ts
47 Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak     ts
48 Ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak     ts
49 Ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak:"Artık yolun ortasını geçtik ve saçlarımızda aklar akları ve alnımızda çizgiler çizgileri doğuruyor."- Y. K. Karaosmanoğlu     ts
50Doğurma vaz'ıhamil     ts
51doğurma Doğurmak işi     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada doğurmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. doğurmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan doğurmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.