mücre, mücüre, göz, İçinde mücevherat veya başka değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık, Gemilerin barınabilecekleri koy, Masa, dolap gibi şeylerin dışarıya çekilen gözü, çekme, Masa, dolap gibi şeylerin dışarıya çekilen gözü, çekme:"Çekmecesinden utana utana bir şişe gazoz çıkardı."- T. Buğra. İçinde mücevherat veya başka değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık:"Minderin köşesine annemden kalan ceviz boyalı çekmeceyi yerleştirdim."- Y. K. Beyatlı,
9
mücre
ts
10
mücüre
ts
11
göz
ts
12
İçinde mücevherat veya başka değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık
ts
13
Gemilerin barınabilecekleri koy
ts
14
Masa, dolap gibi şeylerin dışarıya çekilen gözü, çekme
ts
15
Masa, dolap gibi şeylerin dışarıya çekilen gözü, çekme:"Çekmecesinden utana utana bir şişe gazoz çıkardı."- T. Buğra. İçinde mücevherat veya başka değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık:"Minderin köşesine annemden kalan ceviz boyalı çekmeceyi yerleştirdim."- Y. K. Beyatlı
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada cekmece kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. cekmece kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan cekmece kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.