İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
aktifleri bölmek
aradaki farkı ikiye ..
aralıklarla bölmek
araziyi küçük parçal..
bir davayı türlü dav..
bir hisse senedini k..
bir kez daha bölmek
bir kitabı bölümlere..
bir meblağı eşit his..
bir odayı bölmek
bir partiyi bölmek
bölgelere ayırmak / ..
dörde bölmek
dört parçaya bölmek
eşit olarak bölmek
eşit şekilde bölmek
hisseleri bölmek
hisse senedi belgele..
hisse senedini küçük..
hisse senet dilerini..
hisse senetlerini bö..
iki eşit parçaya böl..
ikiye ayırmak / bölm..
ikiye bölmek
izin zninini bölmek
iznini bölmek
karelere bölmek
kazıklarla işaret et..
keserek bölmek
 
bölmekadd into favorites
TR    

separate, split, break down, divide, rend, parcel, distribute, divide to, partition, cleave, slice, segment, sever, portion, reduce, section, intersect, share, dismember, disintegrate, deal, disrupt, divvy divvy up, branch, sectionalize, divide into, parcel out, divvy up, carve up, to separate, to break (something) apart, to divide (something) into (portions), to divide (into), to dismember, to partition, to carve sth up, to cleave; to separate, divvy, overslaugh, division, chamber, closet, screen, dividing, hatch, to split, splitting of, split to, curtain, fraction, divisional, septum, segmentation, screening, repartition, dividing wall, bay, hatchway, distribution, dissepiment, plate, split up, intercept, cutout, sharing, allotment, segmenting, front wall, compound, splitting, dispensation, apportion, scission, septa, partition, dividing wall; room divider, (Denizcilik) bulkhead, compartment, division; partition, dividing wall; compartment, bay; bulkhead, divided, partitioned, separated, bulkhead,

1 separate     ts
2 split     ts
3 break down     ts
4 divide  fiil     ts
5 rend  fiil     ts
6 parcel  fiil     ts
7 distribute     ts
8 divide to     ts
9 partition     ts
10 cleave  fiil     ts
11 slice  fiil     ts
12 segment  fiil     ts
13 sever  fiil     ts
14 portion  fiil     ts
15 reduce  fiil     ts
16 section  fiil     ts
17 intersect     ts
18 share  Ticaret     ts
19 dismember     ts
20 disintegrate     ts
21 deal     ts
22 disrupt     ts
23 divvy divvy up     ts
24 branch     ts
25 sectionalize     ts
26 divide into     ts
27 parcel out     ts
28 divvy up     ts
29 carve up     ts
30 to separate     ts
31 to break (something) apart     ts
32 to divide (something) into (portions)     ts
33 to divide (into), to dismember, to partition, to carve sth up, to cleave; to separate     ts
34 divvy     ts
35 overslaugh     ts
36Bölme division     ts
37bölme chamber  isim     ts
38bölme closet  isim     ts
39bölme screen  isim     ts
40bölme dividing     ts
41bölme hatch     ts
42bölme to split     ts
43bölme splitting of     ts
44bölme split to     ts
45bölme curtain  isim     ts
46bölme fraction     ts
47bölme divisional     ts
48bölme septum  isim     ts
49bölme segmentation     ts
50bölme screening  isim     ts
51bölme repartition  isim     ts
52bölme dividing wall     ts
53bölme bay     ts
54bölme hatchway  isim     ts
55bölme distribution     ts
56bölme dissepiment     ts
57bölme plate     ts
58bölme split up  Ticaret     ts
59bölme intercept  Bilgisayar     ts
60bölme cutout     ts
61bölme sharing  Ticaret     ts
62bölme allotment     ts
63bölme segmenting     ts
64bölme front wall     ts
65bölme compound     ts
66bölme splitting  isim     ts
67bölme dispensation     ts
68bölme apportion     ts
69bölme scission     ts
70bölme septa     ts
71bölme partition, dividing wall; room divider     ts
72bölme (Denizcilik) bulkhead     ts
73bölme compartment     ts
74bölme division; partition, dividing wall; compartment, bay; bulkhead     ts
75bölme divided, partitioned, separated     ts
76bölme bulkhead     ts
More results

HABİH, ayırmak, KASM, Birliğin bozulmasına yol açmak, parçalamak, Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek:"Bir domates aldı, çakıyla dörde böldü."- N. Cumalı, Bir niceliği iki veya daha çok eşit parçaya ayırmak, Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek, Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim, Büyük tepsi, çay tabağı, Salon, oda veya sofa gibi büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer, Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde, Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk, Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde:"Vagonun birine binip bölmelerden birine yerleşti."- M. Ş. Esendal, Salon, oda veya sofa gibi büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer:"Gözlerimi tabağıma eğmiş bir vaziyetteyim ama, telefon bölmesini âdeta bakmadan görüyorum."- R. H. Karay, Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi, Gemilerin içinde, su baskını, yangın gibi durumlarda, ara kapılar kapanınca arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler, Bölmek işlemi, taksim,

77 HABİH     ts
78 ayırmak     ts
79 KASM     ts
80 Birliğin bozulmasına yol açmak, parçalamak     ts
81 Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek:"Bir domates aldı, çakıyla dörde böldü."- N. Cumalı     ts
82 Bir niceliği iki veya daha çok eşit parçaya ayırmak     ts
83 Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek     ts
84bölme Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim     ts
85bölme Büyük tepsi     ts
86bölme çay tabağı     ts
87bölme Salon, oda veya sofa gibi büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer     ts
88bölme Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde     ts
89bölme Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk     ts
90bölme Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde:"Vagonun birine binip bölmelerden birine yerleşti."- M. Ş. Esendal     ts
91bölme Salon, oda veya sofa gibi büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer:"Gözlerimi tabağıma eğmiş bir vaziyetteyim ama, telefon bölmesini âdeta bakmadan görüyorum."- R. H. Karay     ts
92bölme Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi     ts
93bölme Gemilerin içinde, su baskını, yangın gibi durumlarda, ara kapılar kapanınca arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler     ts
94bölme Bölmek işlemi, taksim     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada bölmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. bölmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan bölmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.