HABİH, ayırmak, KASM, Birliğin bozulmasına yol açmak, parçalamak, Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek:"Bir domates aldı, çakıyla dörde böldü."- N. Cumalı, Bir niceliği iki veya daha çok eşit parçaya ayırmak, Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek, Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim, Büyük tepsi, çay tabağı, Salon, oda veya sofa gibi büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer, Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde, Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk, Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde:"Vagonun birine binip bölmelerden birine yerleşti."- M. Ş. Esendal, Salon, oda veya sofa gibi büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer:"Gözlerimi tabağıma eğmiş bir vaziyetteyim ama, telefon bölmesini âdeta bakmadan görüyorum."- R. H. Karay, Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi, Gemilerin içinde, su baskını, yangın gibi durumlarda, ara kapılar kapanınca arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler, Bölmek işlemi, taksim,
77
HABİH
ts
78
ayırmak
ts
79
KASM
ts
80
Birliğin bozulmasına yol açmak, parçalamak
ts
81
Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek:"Bir domates aldı, çakıyla dörde böldü."- N. Cumalı
ts
82
Bir niceliği iki veya daha çok eşit parçaya ayırmak
ts
83
Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek
ts
84
bölme
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim
ts
85
bölme
Büyük tepsi
ts
86
bölme
çay tabağı
ts
87
bölme
Salon, oda veya sofa gibi büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer
ts
88
bölme
Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde
ts
89
bölme
Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk
ts
90
bölme
Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde:"Vagonun birine binip bölmelerden birine yerleşti."- M. Ş. Esendal
ts
91
bölme
Salon, oda veya sofa gibi büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer:"Gözlerimi tabağıma eğmiş bir vaziyetteyim ama, telefon bölmesini âdeta bakmadan görüyorum."- R. H. Karay
ts
92
bölme
Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi
ts
93
bölme
Gemilerin içinde, su baskını, yangın gibi durumlarda, ara kapılar kapanınca arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada bölmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. bölmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan bölmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.