hak, Herkesin hakkını tanıma; karşılıklı zıt yararlar arasında hakka uygun olan eşitlik ve denge, Zulüm etmemek. Herkese hakkını vermek ve lâyık olduğu muâmeleyi yapmak. Mahkeme. Hak kanunlarına uygunluk. Haksızları terbiye etmek. İnsaf. Mâdelet. Dâd. Cenab-ı Hakk'ın emrini emrettiği şekilde tatbik etmek. Suçluya Allah'ın emrini icra etmek.Adâlet iki şıktır. Biri mübet, diğeri menfidir. Müsbet ise; hak sahibine hakkını vermektir. Şu kısım adâlet; bu dünyada bedahet derecesinde ihâtası vardır. Çünkü her şeyin istidat lisaniyle ve ihtiyac-ı fıtrî lisaniyle ve ıztırar lisaniyle Fâtır-ı Zülcelâl'den isted, KAVAM, MUADELE, Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, alışmaktır."- Anayasa, Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk, türe, doğruluk, hakkaniyet, Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları, Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk, türe:"Devletin temel amaç ve görevleri ... kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme:"Germiyan'da Süleyman Şahımız adaletle hüküm sürer."- F. F. Tülbentçi,
15
hak
ts
16
Herkesin hakkını tanıma; karşılıklı zıt yararlar arasında hakka uygun olan eşitlik ve denge Hukuk
ts
17
Zulüm etmemek. Herkese hakkını vermek ve lâyık olduğu muâmeleyi yapmak. Mahkeme. Hak kanunlarına uygunluk. Haksızları terbiye etmek. İnsaf. Mâdelet. Dâd. Cenab-ı Hakk'ın emrini emrettiği şekilde tatbik etmek. Suçluya Allah'ın emrini icra etmek.Adâlet iki şıktır. Biri mübet, diğeri menfidir. Müsbet ise; hak sahibine hakkını vermektir. Şu kısım adâlet; bu dünyada bedahet derecesinde ihâtası vardır. Çünkü her şeyin istidat lisaniyle ve ihtiyac-ı fıtrî lisaniyle ve ıztırar lisaniyle Fâtır-ı Zülcelâl'den isted
ts
18
Adâlet
KAVAM
ts
19
Adâlet
MUADELE
ts
20
Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme
ts
21
alışmaktır."- Anayasa
ts
22
Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk, türe
ts
23
doğruluk, hakkaniyet
ts
24
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması
ts
25
Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları
ts
26
Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk, türe:"Devletin temel amaç ve görevleri ... kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya
ts
27
Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme:"Germiyan'da Süleyman Şahımız adaletle hüküm sürer."- F. F. Tülbentçi
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada adalet kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. adalet kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan adalet kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.