İngilizce - Türkçe çeviri
 
çırpınmekadd into favorites

struggle, bustle about, convulsion, all in a fluster, be all in a fluster, fuss about, flicker, flitter, flit, flounder, to be very anxious and worried, agonize, to flutter, to struggle, to flop about; to be all in a fluster, to bustle about, flop, flutter, to struggle, twist and turn and move one's arms and legs convulsively; to writhe, (for a bird) to flutter its wings, flutter, to try hard, exert every effort, (for the sea) to break in short and abrupt waves, be choppy, be chopping, (for a hooked fish) to struggle; (for a fish that has been landed) to flop about, flopping, fluttering, spasm, convulsive, jactitation, trying hard, exerting every effort, strenuous exertion, clonus, struggling, twisting and turning and moving one's arms and legs convulsively; writhing, fluttering, flutter, being very anxious or worried, agonizing, chopping (of the sea), struggling (of a hooked fish); flopping about (of a landed fish),

1çırpınmak struggle  fiil     ts
2çırpınmak bustle about     ts
3çırpınmak convulsion     ts
4çırpınmak all in a fluster     ts
5çırpınmak be all in a fluster     ts
6çırpınmak fuss about     ts
7çırpınmak flicker     ts
8çırpınmak flitter     ts
9çırpınmak flit     ts
10çırpınmak flounder     ts
11çırpınmak to be very anxious and worried, agonize     ts
12çırpınmak to flutter, to struggle, to flop about; to be all in a fluster, to bustle about     ts
13çırpınmak flop     ts
14çırpınmak flutter     ts
15çırpınmak to struggle, twist and turn and move one's arms and legs convulsively; to writhe     ts
16çırpınmak (for a bird) to flutter its wings, flutter     ts
17çırpınmak to try hard, exert every effort     ts
18çırpınmak (for the sea) to break in short and abrupt waves, be choppy, be chopping     ts
19çırpınmak (for a hooked fish) to struggle; (for a fish that has been landed) to flop about     ts
20çırpınma flopping  isim     ts
21çırpınma fluttering  isim     ts
22çırpınma spasm  isim     ts
23çırpınma convulsive     ts
24çırpınma jactitation     ts
25çırpınma trying hard, exerting every effort, strenuous exertion     ts
26çırpınma clonus     ts
27çırpınma struggling, twisting and turning and moving one's arms and legs convulsively; writhing     ts
28çırpınma fluttering, flutter     ts
29çırpınma being very anxious or worried, agonizing     ts
30çırpınma chopping (of the sea)     ts
31çırpınma struggling (of a hooked fish); flopping about (of a landed fish)     ts
More results

ihtilaç etmek, çarpınmak, Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak, Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzüntü ve telâş göstermek, Ses çıkararak hafif dalgalanmak, Acı ile kımıldanmak:"Bir oltanın iğnesinde çırpınan bir balık."- O. V. Kanık, Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek, Ses çıkararak hafif dalgalanmak:"Bayrakları arzularımla çırpınan gemiler, bir gün sırtlayıp beni götürdüler."- B. R. Eyuboğlu, Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzüntü ve telaş göstermek:"Beğeniyor musun şu yaptıklarını, ne olacak şimdi, ne yapacağız, diye çırpınıyordu."- O. C. Kaygılı. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak:"Bir hizmetinizde bulunabilmek, işinizde size yardım etmek, size yararlı olmak için çırpınacak, elinden geleni yapacaktır."- M. Ş. Esendal, Acı ile kımıldanmak, ihtilaç, çırpıntı, Çırpınmak işi,

32Çırpınmak ihtilaç etmek     ts
33Çırpınmak çarpınmak     ts
34çırpınmak Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak     ts
35çırpınmak Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzüntü ve telâş göstermek     ts
36çırpınmak Ses çıkararak hafif dalgalanmak     ts
37çırpınmak Acı ile kımıldanmak:"Bir oltanın iğnesinde çırpınan bir balık."- O. V. Kanık     ts
38çırpınmak Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek     ts
39çırpınmak Ses çıkararak hafif dalgalanmak:"Bayrakları arzularımla çırpınan gemiler, bir gün sırtlayıp beni götürdüler."- B. R. Eyuboğlu     ts
40çırpınmak Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzüntü ve telaş göstermek:"Beğeniyor musun şu yaptıklarını, ne olacak şimdi, ne yapacağız, diye çırpınıyordu."- O. C. Kaygılı. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak:"Bir hizmetinizde bulunabilmek, işinizde size yardım etmek, size yararlı olmak için çırpınacak, elinden geleni yapacaktır."- M. Ş. Esendal     ts
41çırpınmak Acı ile kımıldanmak     ts
42Çırpınma ihtilaç     ts
43Çırpınma çırpıntı     ts
44çırpınma Çırpınmak işi     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada çırpınmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. çırpınmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan çırpınmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.