harca

listen to the pronunciation of harca
Türkçe - İngilizce
{f} spending

My roommate is prodigal when it comes to spending money on movies; he buys them the day they're released, regardless of price. - Oda arkadaşım, filmlere para harcama söz konusu olduğunda, müsriftir; o fiyatı ne olursa olsun, onları piyasaya çıktığı gün alıyor.

Tom seems to prefer spending most of his time alone. - Tom zamanının çoğunu yalnız harcamayı tercih ediyor gibi görünüyor.

spend

You know that two nations are at war about a few acres of snow somewhere around Canada, and that they are spending on this beautiful war more than the whole of Canada is worth. - Kanada civarında bir yerde birkaç dönüm karla ilgili iki ulusun savaşta olduğunu ve bu güzel savaşa tüm Kanada'nın değdiğinden daha çok para harcadıklarını bilirsiniz.

She earns more than she spends. - O harcadığından daha fazla para kazanıyor.

{f} spent

Many years have been spent in building the tower. - Kulenin inşa edilmesinde yıllar harcandı.

They spent six months building the house. - Onlar evi yapmak için altı ay harcadılar.

pay out
expend

The expenditure totaled 200,000 yen. - Harcama 200.000 yen'i buldu.

The energy expended in a fight should be saved. - Bir kavgada harcanan enerji tasarruf edilmelidir.

payout
Türkçe - Türkçe

harca teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

HARCA'
(Osmanlı Dönemi) Ayakları beline varana kadar beyaz olan koyun
harca